Sosyal medya

Video

Yılın En İyi Beş Telefonu (Ersin Akman’a Göre)

Yılın En iyi Beş Telefonu listesi hazırlayan Ersin Akman 2020 yılında çıkan favori telefonlarını derledi. Bakalım Ersin’in en iyi beşlisi hangi telefonlar imiş.

reklam
Aorus reklamı

İlginizi çekebilir; 2020’NİN EN İYİ AKILLI SAATLERİ | Hangisi tercih edilmeli?


Yılın En İyi Beş Telefonu (Ersin Akman’a Göre)

Neredeyse her yıl bu zamanlara geldiğimizde kendimce bir envanter çıkarmaya çalışıyorum. “Yılın en başarılı markası hangisiydi, yılın en beğenilen veya üzerinde en çok konuşulan telefon modelini kim satışa çıkardı?” gibi.

Bu listeyi genellikle ofis arkadaşlarımla paylaşıyorum.

Bu yıl ilk kez bana göre Yılın En İyi Beş Telefonu listesini tüm takipçilerimizle paylaşmaya karar verdim. Üstüne bir de yılın en beğendiğim cep telefonu markasını bu videoda ağzımdan kaçırdım 🙂

Bu listenin tamamen kişisel görüşlerim olduğunu lütfen unutmayın. Yani bu videodaki asıl derdim bana “Hangi telefonu alayım?” diye soranlara toptan bir cevap vermek.

Farkındaysanız videoda hiçbir modelin teknik detayına girmeden sadece yorumlarımı dile getiriyorum. Çünkü teknik detaylarda boğulan birçok izleyenimizin iş satın almaya geldiğinde karar veremediğini görüyorum.

Kağıt üzerinde “o iyi, bu kötü” demekle para verip cep telefonu satın almak arasındaki farkı çok iyi biliyorum. Çünkü yılda 5 kere, 9 – 10 farklı modeli soran takipçilerimiz var. Sonradan pişman olma korkusu birçok insanın içini yiyor.

O nedenle bu listeyi hazırlarken lütfen ne yapmaya çalıştığımı anlamaya çalışım.

Ne fiyat – performans konusuna odaklandım, ne de doğrudan önerdiğim telefonların fiyatlarına baktım. Bir dostum bana “hangi telefonu alayım?” diye sorduğunda son zamanlarda hangi modelleri öneriyorsam bu videoda da aynı modelleri sizlerle paylaştım.

Bazı Telefonlar Neden Bu Listede Yok?

“Mi Note 10 Lite veya OPPO Reno 3 Pro iyi telefonlar değil mi ki bu listede yok?” diyenler de olacaktır muhtemelen. Herhangi bir telefonun bu listede olmamasının tek nedeni benim son günlerde o telefonu kimseye önermiyor olmam. Başka herhangi bir neden yok.

Unutmadan bu videoda adı geçen ürünlerin tamamının güncel fiyatlarını aşağıdaki URL’lerden öğrenebilir, telefonları satın alabilirsiniz.

 

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Akıllı Telefonlar

General Mobile’ın en iyisi hangisi? | GM9 Pro vs GM21 Pro

Yazan:

general mobile

General Mobile denilince aklımıza ilk gelen telefonlardan birisi GM9 Pro. Çünkü General Mobile tarafında en çok sevilen modellerin başında kuşkusuz GM9 Pro geliyor. Biz de bu en sevilen telefonu GM’nin çiçeği burnunda telefonu GM21 Pro ile kıyasladık.

reklam
Aorus reklamı

Bakmakta fayda var: Apple, Aşılanmış Müşterileri İçin Maske Gerekliliğini Kaldıracak


General Mobile 2021 model akıllı telefonlarını duyurdu. Bu 2021 model aile üç telefondan oluşuyor; GM21, GM21 Plus, GM21 Pro. Takdir edebileceğiniz gibi bu ailenin en güçlüsü GM21 Pro. General Mobile bu telefonuyla orta seviyede etkili olmak istediği çok net. Bu yüzden de sunduğu teknik özellikler konusunda da aynı seviyede olan rakipleriyle yarışması çok doğal.

Ancak videomuzda söz konusu olan iki telefon da General Mobile markası altında olan telefonlar. Bir tarafta General Mobile’ın en sevileni GM 9 Pro bir yanda da 2021 GM ailesinin en güçlüsü GM21 Pro. General Mobile’ın belki de en çok satan ve zamanında çok satılıp General Mobile isminin daha fazla duyulmasına yardımcı olan GM 9 Pro sunduğu özellikler bakımından da doyurucu özelliklere sahipti. AMOLED ekran, stereo hoparlör, 3800mAh büyülüğünde pil ve 15W’lık hızlı şarj bunlardan birkaçı.

Ancak yeni çıkan GM21 içerisindeki MediaTek Helio G90 işlemcisi 6GB RAM ve 128GB hafızası ile performans konusunda kullanıcılara göz kırpıyor. 6.67 inçlik görece büyük sayılan ekranı sayesinde içerikler de o derece keyifli hale geliyor. GM9 Pro da bulunan AMOLED ekrandan sonra GM21 Pro ekranının büyüklüğü iyi gelse de IPS LCD olması bir tık üzüyor dersek yanlış olmaz. Renkler konusunda GM9 Pro daha kontrastlı görüntüler verirken GM21 Pro gerçeğe daha yakın sonuçlar veriyor. Ancak iş siyahları ekrana vermeye gelince GM9 Pro farkını ortaya koyuyor. AMOLED olması sebebiyle siyah ekranda ledleri çalıştırmayarak ekrana tam siyah görüntüler verebiliyor.

General Mobile GM9 Pro kamera konusunda zamanın en iyi kameralarında birisiydi. Hatta GM9 Pro, bağımsız test kuruluşlarından dxOmark’ta teste girip 90 puan almayı başarmıştı. Ancak karşısında yeni jenerasyon bir telefon bulunuyor ve GM21 Pro kamera tarafında GM9 Pro’dan çok daha iyi sonuçlar çıkarıyor. GM’nin en sevilen telefonu GM9 Pro’dan daha üstte bir performans sergilemesi beklenen bir sonuç olsa da GM’nin bu şekilde kamera tarafında gelişme göstermesi iyi bir hareket olmuş.

Pil tarafında ise fark daha da açılıyor. GM21 Pro 5000mAh pili ile GM9 Pro’un 3800mAh büyüklüğündeki pilden çok daha iyi gidiyor. Fiziksel farkının gerçek kullanımına da bu derece somut olarak fark ettiğini de görebiliyorsunuz. Ancak ortak oldukları bir nokta var ki o da şarj olma hızları. 15W hızlı şarj destekli bu iki telefondan kötü olanı tabiki de GM21 Pro oluyor. 5000mAh büyülüğündeki pili doldurmak yaklaşık 2 saat sürüyor. Yeni nesil bir telefonda en azından 30W ve üstü değerler olması gerekirdi diye düşünüyoruz. Zamanında GM9 Pro da 15W hızlı şarj aleti için yeterli gözükse de günümüzde maalesef ki yeterli değil.

General Mobile’ın kanayan yarası güncelleme konusudur. GM9 Pro çıktığı zamanlarda Android One projesi içerisinde bulunan bir telefondu. Google tarafında verilen güncellemelerinin ilk olarak Google telefonları ve Android One projesi kapsamında olan telefonlara geleceği sözü vardı ancak bu sözü General Mobile tutamadı. Hal böyle olunca da Android 8.1 ile çıkan GM9 Pro, Andorid 9 aldıktan sonra yüzüstü bırakıldı. Bu hareketi sonrasında kullanıcılar tarafından tepki çeken GM, Android One projesinden ayrıldı. Şimdi ise GM21 Pro Andorid 11 ile satışa sunuldu ve kendi arayüzünü kullanıyor. İleriki dönemde de General Mobile markasının GM21 ailesine ne derece destek vereceği, hangi sürüme kadar güncellemeleri düzenli olarak sunacağı ise merak konusu. Umarız General Mobile bu konuda daha hassas ve istekli olur ve kazandığı kötü intibahı geri kazanır.

General Mobile GM9 Pro ve GM21 Pro’ya Hepsiburada üzerinde incelemek için; https://app.hps.im/d7ct/76d53aa8

General Mobile GM9 Pro ve GM21 Pro’ya Trendyol üzerinde incelemek için; https://ty.gl/5zxkluy

 

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

İnceleme

Huawei MateBook D15 İnceleme | Intel Core i5 işlemci ile güncellendi!

Huawei Matebook D15 thumbnail

Huawei, Matebook serisiyle dizüstü bilgisayar pazarında öyle bir atılım yaptı ki, bugün yıllardır sektörde bulunan şirketlere taş çıkartıyor. Yeni Matebook D15 de, eskisinden çok daha güçlü hale gelmiş. Gelin bakalım yeni Matebook D15 neler sunuyor!

reklam
Aorus reklamı

Huawei MateBook D15 modellerinin güncel fiyatlarını kontrol etmek için (Hepsiburada) buraya tıklayabilirsiniz.

Huawei MateBook D15 modellerinin güncel fiyatlarını kontrol etmek için (Trendyol) buraya tıklayabilirsiniz.


İlginizi çekebilir: Huawei MateBook D15 i3 Satışa Sunuldu!


Yeni Matebook D15 neler sunuyor?

Yeni D15’in bana kalırsa en büyük artılarından biri Intel’in en güncel işlemcilerinden biriyle sunulması. 11. Nesil Intel Core i5-1135G7. Bu yeni 11. Nesil Intel Core i5 işlemcinin yanında iRIS Xe grafik birimini de Huawei yeni Matebook D15’te bizlere sunmuş. iRIS Xe birçok kullanıcı için harici grafik kartını aratmayacak bir dahili grafik işlem birimi olduğu için temel düzeyde yapacağınız birçok işlemde yeterli gücü sunuyor. Yani Matebook D15’te, kompleks oyunlar veya grafik birimine yük bindiren mühendislik programları vesaire dışında birçok işlemi yapabilmeniz mümkün. Temel düzeyde ve çok ağır olmayan League Of Legends, Counter Strike gibi oyunları performanslı bir şekilde oynayabildiğiniz gibi Adobe Premiere Pro gibi kurgu programlarını yeni Matebook D15’te rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ben Matebook’un 3000 Serisi Ryzen 5 işlemci kulanan versiyonunu 1 yıla yakın bir süredir kullanıyorum. Performans anlamında ofis kullanımında ihtiyaçlarımı sonuna kadar karşılamıştı. Ona rağmen burada performansı bir adım daha ileriye taşımışlar. Bunu kullanımınızda da hissediyorsunuz. Hatta sentetik testlerdeki performans skorlarını da sizlere aktarayım.

Sentetik test sonuçları

Cinebench R15’te önceki nesil Matebook 47 FPS ve 620 CPU puanı alırken i5 işlemcili yeni nesil MateBook D15 86 FPS’ye karşılık 944 CPU puanı aldı.

Cinebench R20’de önceki nesil MateBook D15 1.356 puan alırken i5 işlemcili MateBook D15 de 2.244 puan aldı.

Cinebench R23’te de bir önceki nesil çoklu çekirdekte 3.424 puan alırken tek çekirdekte 768 puan aldı. Yeni nesildeyse çoklu çekirdekte 5.676, tek çekirdekte 1.361 puan aldı.

3DMark’ta da eski nesil 776 puan alırken; yeni nesil 1.254 puan aldı.

Blender’a geldiğimizde de eski nesil, testi 10 dakika 16 saniyede tamamlarken yeni nesil Matebook 7 dakika 14 saniyede testi tamamladı.

Gördüğünüz gibi yeni nesil Matebook D15’te çok ciddi bir performans artışı var. Zaten bunu günlük kullanımda da hissediyorsunuz.

Peki MateBook D15’in artan performansından başka ne gibi artıları var?

Ekran

Burada 15.6 inç ve 1080p yani FHD çözünürlükte bir ekran var. Ekranın çerçeveleri de minimum seviyede tutulmuş bu yönden göze çok iyi hitap ediyor. Hatta burada %87 ekran gövde oranı var. Böylelikle neredeyse çerçevesiz bir ekranla karşılaşıyorsunuz ve bu ekranda sadece şıklığı düşünmemişler; ek olarak kullanıcının göz sağlığını da düşünmüşler. Cihazın ekranında TÜV Rheinland sertifikası var. Ayrıca ekrandaki mavi ışığı kısmak istediğinizde buradaki Display Manager’dan mavi ışığı kısarak göz yorgunluğunun önüne de geçebiliyorsunuz. Bu da göz sağlığı açısından cihazın bir diğer artısı.

Bir de ekranla alakalı olmasa da Matebook’ların en sevdiğim özelliği olan Multi-Screen Collaboration yani çoklu ekran desteğinden mutlaka söz etmem lazım. Huawei böyle hamlelerle ekosistem oluşturabilme yolunda diğer markaların çok ciddi önüne geçti bu gibi hamlelerle. Huawei akıllı telefonunuzu laptopun üzerindeki bu HuaweiShare etiketinin üzerine koyduğunuzda telefonunuzu doğrudan bilgisayar üzerinden kullanabiliyorsunuz. Ve buna telefonda yapabileceğiniz bütün işlemler dahil. Yani ister girin sosyal medya uygulamalarınızda gezin ister girin PUBG oynayın telefonda yaptığınız bütün bu işlemleri laptopunuz üzerinden yapabilirsiniz. Dosya aktarımını da sadece sürükle-bırak yaparak yapabiliyorsunuz. Bu da bence Multi-Screen Collaboration’ın en kritik özelliği. Bana kalırsa bu çok güzel bir ekosistem hamlesi. Bir Matebook sahibi olunca aynı zamanda insanın bir Huawei akıllı telefon alası geliyor.

Tersine şarj

Telefonunuzu laptop üzerinden kullanabildiğiniz yetmediği gibi yeni Matebooklarda tersine şarj özelliği de var yani telefonunuzu Matebook üzerinden şarj edebilmeniz de mümkün. Bunu cihazın şarj aletindeki çift yönlü Type-C kabloyla yapabiliyorsunuz. Bir ucunu Matebook’a diğer ucunu da akıllı telefonunuza taktığınız zaman laptopunuzun bataryası üzerinden telefonunuz şarj olmaya başlıyor.

Ek olarak sadece laptopunuzun şarj aletiyle akıllı telefon gibi Type-C üzerinden şarj olan bütün cihazlarını şarj edebiliyorsunuz.

Type-C üzerinden 65W hızlı şarj

Şarj cihazı demişken de Matebooklar Type-C üzerinden şarj olabiliyor ve 65W hızlı şarjı destekleyebiliyorlar. Böylelikle 30 dakika içinde %50’ye şarja ulaşabiliyorsunuz. Zaten pil kullanımı konusunda da çok verimli bir cihazdan bahsediyoruz burada. Yani %50 şarjla bile çok uzun süreler boyunca kullanım sağlayabilirsiniz. 42 Wh’lik böyle kompakt bir laptop için büyükçe bir batarya var burada. Bu bile kullanımınıza büyük bir artı olarak yansıyor. Peki bu batarya size kaç saatlik kullanım sağlıyor. Huawei’nin belirlediği verilere göre cihazın pil tam doluyken 6 saatin üzerinde video oynatabiliyorsunuz veya ofis işlerinizi yapıp web’de gezinebiliyorsunuz. Peki gerçekten de Huawei’nin belirttiği değerleri karşılayabiliyor mu? Evet karşılayabiliyor. Cihaz batarya performansı anlamında gerçekten çok başarılı.

Ayrıca Matebook’un şarj cihazı zaten hemen hemen bir akıllı telefon şarj cihazı ölçülerinde. Bu da taşınabilirlik anlamında da büyük kolaylık sağlıyor. Zaten Matebook da 1.53 kg ve ölçüleri itibariyle de çok ince bir cihaz olduğu için yanınızda taşıması da çok kolay. Dediğim gibi bir yıla yakın süredir ben zaten Matebook’u kullanıyorum ve atıyorum çantaya ardından motosiklete biniyorum vesaire; defter gibi neredeyse hiç varlığını hissetmiyorum arkamda.

Yenilenen soğutma performansı

Cihaz küçük olunca soğutma performansı nasıl oluyor diye merak edebilirsiniz. Burada Huawei soğutma sistemini de güncellemiş. Huawei’nin Shark Fin Design 2.0 dediği yenilenmiş bir fan sistemi kullanılıyor. Huawei’nin söylediğine göre de yeni soğutma ünitesinde fan kanatlarının sayısı %33 artırılmış ve hava akışı da gürültü artırılmadan %27 oranında artırılabilmiş. Açıkçası Matebook’un bir önceki nesli de aradan 1 yıl geçmesine rağmen hala çok iyi soğutma performansı gösteriyor ve çok zorlu işlemler yapmadığınız sürece ısınmıyor.

Klavye altı fiziksel web kamerası

Şimdi Matebook D15’in hem iyi hem de kötü olan bir özelliğine değineyim. Fiziksel olarak klavyenin altına gizlenmiş olan webcam. Fiziksel olarak açıp kapatabilmeniz potansiyel bir siber saldırı karşısında kameranızın ele geçirilmesine karşılık büyük avantaj yani kamera aşağıda gömülü olduğu sürece kimsenin sizin görüntünüze izinsiz olarak ulaşamayacağını biliyorsunuz. Fakat bunun bir dezavantajı var o da kamerayla herhangi bir toplantıya veya görüşmeye girdiğinizde açı karşıdan olmak yerine sizi alttan gösteriyor. Ben burada kameranın çerçeveye gömülü olmasını ve fiziksel bir kapakla kapatılıp açılabilmesini isterdim fakat bu şekilde yapsalardı bu sefer de bu kadar ince çerçeveler göremeyecektik. O yüzden bunu tamamen bir dezavantaj olarak söyleyemeyeceğim fakat benim eleştirmem gereken bir konu daha var. O da şu şekilde; şimdi benim gibi eli büyük insanlar klavyeyi kullanırken elleri ister istemez touchpad’e dokunuyor. Haliyle benim yaşadığım problemi yaşayan insanlar olarak touchpadi kapatıyoruz. Fakat Matebooklarda bu durum şöyle bir sıkıntıya sebep oluyor. Diyelim touchpadinizi ayarlar kısmına girip kapattınız; sonrasında laptopunuzu yanınıza aldınız fakat yanınıza fare almayı unuttunuz. Klavye üzerinde touchpadi aktif etmek için herhangi bir kısayol yok. Tek tuşla geri touchpadi açıp cihazı touchpad üzerinden kullanmaya devam edeyim diyemiyorsunuz. Yani klavyeye baktığım zaman F3 tuşunun boş bırakıldığını görüyorum. Keşke F3 üzerine touchpad açıp kapama atanmış olsa. Umarım bunu sonraki nesillerde düzeltirler çünkü bu pek de pratik bir şey değil.

Her neyse pratiklik demişken Matebook’un çok pratik olduğunu düşündüğüm bir başka özelliğinden bahsedeyim. Açma tuşuna entegre parmak izi okuyucu. Bu olay süper bir şey çünkü tanıttığınız parmağınızla cihazın açma düğmesine bastığınız zaman parmak izi tanıma işlemini bastığınız anda yapıyor. Yani bir daha basayım bir daha şifre girişi yapayım gibi bir durum söz konusu değil. Bunlar ufak şeyler gibi gözükse de hayatı kolaylaştıran güzel detaylar.

Çoklu bağlantı opsiyonları, yüksek depolama hacmi ve Ram

Laptoplarda hayatı güzelleştiren diğer detaylar da bağlantı hubları oluyor. Burada da Huawei yine elini bol tutmuş ve sağ tarafta biri 3.0 olmak üzere 2 adet USB girişi ve 3.5mm ses girişi sunmuşlar. Solda da Type-C girişi, USB girişi ve HDMI girişi var. Yani birçok dış donanımı laptopunuza bağlayabilmeniz mümkün.

Biraz da teknik detaylara girecek olursak; cihazda 16 GB Ram mevcut. Eğer 8 olsa biraz az derdim fakat 16 GB Ram böyle bir laptop için fazlasıyla yeterli. Ayrıca tamamı SSD olmak üzere 512 GB depolama hafızanız var. Bu da yine depolama yönünde elinizin çok rahat olduğu anlamına geliyor. Ses anlamında da Matebook D15 çok başarılı. Bana kalırsa önceki nesle göre ses kalitesini ve yüksekliğini artırmayı başarmışlar.

Huawei Matebook D15’i kimler almalı

Genel Anlamda yeni Matebook D15, oyuncuları bir kenara bırakırsak ben güçlü işlemciye sahip ve günlük işlemlerimi yapabileceğim. Taşıması kolay. Ofiste kullanabileceğim. Ara sıra oyun da oynayabileceğim ve yolculuklarda yanımda taşırken bana yeterli pil ömrü sunabilecek; hatta yeterli pil olmasa bile kısa süreli şarja taktığımda da şarjını çabuk doldurarak kullanmaya devam edebileceğim ince, zarif, sade ve şık bir cihaz arıyorum diyorsanız gerçekten çok iyi bir seçenek.

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

Genel

Oppo A54 Kutu Açılışı | Yerli Oppo telefonlara bir yenisi daha eklendi!

Oppo A54 kutu açılışı thumbnail.png

Türkiye’de üretilen Oppo modellerine bir yenisi daha eklendi. Oppo A54, “Made in Turkey” etiketi taşıyan en yeni Oppo akıllı telefon olarak; Türk halkının beğenisine sunuldu. Peki Oppo A54, kullanıcılara neler sunuyor?

reklam
Aorus reklamı

Oppo A54’ün 12 Haziran 2021 itibariyle kampanyalı fiyatını Hepsiburada üzerinden kontrol etmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Oppo A54’ün 12 Haziran 2021 itibariyle kampanyalı fiyatını Trendyol üzerinden kontrol etmek için buraya tıklayabilirsiniz.


İlginizi çekebilir: OPPO A54 Modelini Türkiye’de Tüketicilerle Buluşturdu


Oppo A54 neler sunuyor?

Oppo A54’ün batarya kapasitesi 5.000 mAh. Böylelikle Oppo A54, günümüz ortalamasının üstünde kalan batarya kapasitesiyle akıllı telefonunu yoğun olarak kullanan tüketicileri hedef alıyor. Ekran tarafındaysa HD+ yani 720p bir IPS LCD ekranla desteklenen Oppo A54, bize kalırsa günümüz standartlarını daha iyi karşılayabilmek adına 1080p bir ekranla sunulmalıydı. Fakat ekranın 720p olması pil tüketimi anlamında cihaza olumlu olarak yansıyacağı için batarya ömrünü uzatacaktır. Bu sayede Oppo A54, gün içinde akıllı telefonunu elinden düşürmeyenlerin pil ihtiyaçlarına cevap verecektik diye tahmin ediyoruz. Öte yandan 18W hızlı şarj desteğine sahip olan cihaz, giriş segmentindeki öteki cihazların aksine 10W ve 15W gibi değerlerin üstüne çıkmayı başarmış.

Oppo A54’ün kutusundan neler çıkıyor?

Oppo A54’ün kallavi bir kutuya sahip olduğunu görüyoruz. Kutuyu açtığımızda bizleri ilk önce silikon kılıfın ve SIM iğnesinin de yer aldığı karton kutu karşılıyor. Onun da arkasından cihazın kendisine ulaşabiliyoruz. Oppo A54’ü bulunduğu paketin dışına çıkardığımızda da, cihazın parlayan arka yüzeyini görüyoruz. Arka kapak her ne kadar şık bir tasarıma sahip olsa da; leke tutmak konusunda biraz cömert. Eğer titiz bir kullanıcıysanız arka kapağı sıklıkla silmeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Arka kapağa biraz daha yakından baktığınızda da, sağ alt tarafta “Made in Turkey” yazısını görebiliyorsunuz. Böylelikle A54, Oppo tarafından ülkemizde üretilen akıllı telefonlar arasında yerini alıyor.

Oppo A54’ün kalbinde MediaTek Helio P35 bulunurken; hafıza tarafında 128 GB dahili depolama sunuluyor. 128 GB giriş segmenti için yeterli bir değer olsa da; kendisi için yetersiz kalacağını düşünenler Micro SD kart desteğiyle ekstra 256 GB depolama alanı edinebilmeniz de mümkün. Cihazda sunulan RAM değeri ise 4 GB. Bu kombinasyonla Oppo A54’ün gündelik kullanıcının temel ihtiyaçlarına yanıt verebilecek düzeyde bir giriş segmenti akıllı telefon olduğunu düşünüyoruz.

Cihazın sol tarafında ses açma ve kısma düğmeleri, sağ tarafındaysa güç tuşuna entegre bir fiziksel parmak izi okuyucu bulunuyor. Alt taraftaysa hoparlör ızgarası ve USB Type-C girişinin yanı sıra 3.5 mm jak girişi de mevcut. Böylelikle hala kablolu kulaklık veya kablolu hoparlör kullananlar da Oppo A54 üzerinden bu cihazları kullanabilecekler.

Cihazın arkasına baktığımızda da yapay zeka destekli 3’lü kamera modülü ve LED flaş görüyoruz. Kamera modülün fotoğraf performansını da kutu açılış videomuzdaki fotoğraflar üzerinden görebilirsiniz.

Kutudan kulaklık çıkıyor

Cihazın ardından kutunun derinliklerine inmeye devam ettiğimizde de 18W hızlı şarjı destekleyen bir adaptör ve 1 metrelik USB Type-C kablosu görüyoruz. Fakat bizi asıl şaşırtan şey kullanıcılara kutu içinde sunulan kablolu kulaklık. Uzun süredir Çinli üreticilerin kutuya kablolu kulaklık koymadığını da göz önüne alırsak; bu durum bizi memnun etti. Fakat kulaklıkların silikonlu tipte kulaklıklar olmadığını da söyleyelim.

Kulaklıkların ses performansı üzerine konuşmak için de henüz erken. Fakat Oppo A54’ün inceleme videosunda kulaklık performansına da mutlaka değineceğiz.

Özetle Oppo A54’ün kutu açılışı bu şekildeydi. Sizler de Oppo A54’le ilgili merak ettiklerinizi yorumlar aracılığıyla bizlere sorabilirsiniz.

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

Forumdan Son Mesajlar

HWP Podcast

Teknoloji gündemini HWP’den dinleyin! Podcast’imize abone olun.

Apple PodcastsSpotifyGoogle PodcastsKarnaval