Geçtiğimiz hafta Türk oyun dünyasında büyük yankı uyandıran oyun mağazalarına yönelik düzenleme, somut adımlarla hayata geçirilmeye hazırlanıyor. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme kapsamında yalnızca alınacak tedbirler değil, bu tedbirlerin nasıl izleneceği ve denetleneceği de netleşmiş durumda. Gelişmeler, özellikle küresel oyun platformlarının Türkiye’deki geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
İçindekiler
Oyun Mağazalarına Yönelik Yeni Düzenleme Yayımlandı! Steam, Epic Games ve GTA Cephesinde Belirsizlik
“Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)” doğrultusunda kurumlar arası koordinasyon, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanacak. Eylem planının izleme ve değerlendirme süreçleri ise Bakanlık tarafından kurulacak dijital izleme sistemi üzerinden yürütülecek.
Sorumluluk verilen kamu kurumları ve ilgili kuruluşlar, gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin bilgileri bu sisteme düzenli olarak aktaracak. Bakanlık tarafından hazırlanacak yıllık değerlendirme raporu Cumhurbaşkanlığına sunulacak ve aynı zamanda kamuoyuyla paylaşılacak. Böylece oyun ekosistemine ilişkin denetimlerin daha merkezi ve sürekli bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
Genelgede şu ifadelere yer verilmiş:
“‘Dijital dünyada çocukları risklerden korumak ve çocukların iyi oluşunu güçlendirmek’ ilkesini esas alan mezkur Eylem Planı’nın uygulanmasında kurumlar arası koordinasyon Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanacak olup, izleme ve değerlendirme süreçleri Bakanlık tarafından oluşturulan dijital izleme sistemi üzerinden yürütülecektir. Bu kapsamda, sorumluluk verilen kurum ve kuruluşlar, gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin bilgileri Bakanlıkça belirlenen usule uygun şekilde izleme sistemine aktaracaklardır.”
Oyun Mağazalarına Temsilci Şartı Geliyor
Düzenlemenin en çok tartışılan başlığı ise oyun mağazalarına temsilci bulundurma zorunluluğu. Hazırlanan yönetmelik taslağına göre Steam, Epic Games, PlayStation Store ve Xbox Store gibi dijital oyun mağazalarının Türkiye’de resmî bir temsilci belirlemesi gerekecek. Temsilci atamayan platformlar için kademeli yaptırımlar öngörülüyor.
Bu kapsamda ilk aşamada 1 milyon TL ile 30 milyon TL arasında idari para cezası gündeme gelirken, sürecin devamında %50 ve %90 bant daraltması gibi erişimi ciddi biçimde zorlaştırabilecek adımlar söz konusu olabilecek. Bu nedenle kamuoyunda “oyun mağazaları yasaklanacak mı?” sorusu giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Asıl Risk Oyun Başlatıcılarında mı?
Tartışmanın en kritik noktası ise yalnızca oyun mağazalarıyla sınırlı değil. Steam veya Epic Games’in temsilci ataması hâlinde bile, oyunların çalışması için zorunlu olan oyun başlatıcıları (launcher) ayrı bir sorun alanı oluşturuyor. Özellikle Rockstar Games Launcher üzerinden çalışan GTA serisi bu noktada öne çıkıyor.
GTA oyunları, lisans doğrulama ve hesap kontrolü gibi süreçler nedeniyle Rockstar’ın kendi altyapısına bağımlı. Eğer bu tür launcher platformları Türkiye’de temsilci bulundurmazsa, kullanıcıların oyunu satın almış olmalarına rağmen oyunu çalıştıramama riski ortaya çıkabilir. Benzer bir belirsizlik; Ubisoft Connect, EA App gibi diğer yayıncı platformları için de geçerli.
İlginizi Çekebilir: GTA 6 Türkiye’de oynanabilecek mi! Yeni düzenlemeler oyunu nasıl etkileyecek?
Bu senaryoda oyuncular açısından en büyük endişe, oyunun yalnızca çevrim içi modlarının değil, bazı durumlarda tek oyunculu içeriklerin dahi erişilemez hâle gelme ihtimali.
BTK’nın Yetkileri Genişleyebilir
Düzenleme çerçevesinde BTK’nın yetkilerinin de genişletilmesi gündemde. Riskli olduğu değerlendirilen oyunların kaldırılmasının talep edilebilmesi, oyun şirketlerinden algoritma, veri işleme ve içerik yönetimi gibi başlıklarda bilgi istenebilmesi bu kapsamda konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Bu durum, sosyal medya platformlarında uygulanan modele benzer bir yapının oyun sektörüne de taşınacağı yorumlarını beraberinde getiriyor.
Temsilcilik Açmak Kolay mı, Zor mu?
Sektör kulislerinde temsilci açmanın hukuki olarak nispeten kolay olduğu yönünde değerlendirmeler yapılsa da, küresel şirketlerin bu sürece nasıl yaklaşacağı net değil. Temsilcilik maliyetleri, veri paylaşımı yükümlülükleri ve uzun vadeli uyum şartları, firmaların kararlarını doğrudan etkileyebilecek unsurlar olarak görülüyor.






