Sosyal medya

İnceleme

Oppo Reno 5, Ailenin En İyisi Mi? | Reno 4 Pro ve Reno 5 Karşılaştırma!

Oppo, Reno ailesinde çok hızlı. Biz daha Reno 4 ailesini yeni yeni benimsiyorken; çok merak ettiğimiz Reno 5 de nihayet geldi. Reno 5 ilk çıktığında yaklaşık 5.000 TL’lik bir fiyata sahipti fakat şuanda 4.600-4.700 TL bandında bir fiyata sahip. Bir de öyle bir rakibi var ki o da Reno 4 Pro da yine 4.700 TL bandında bulunabiliyor ve baktığınız zaman işlemci k olmak üzere pek çok yönüyle Reno 5’le benzer donanımlara sahip. Reno 5 128’e 8. Reno 4 Pro 256 GB. Ram yine 8 GB ama depolama tarafında ciddi bir avantajı var. Peki hangisini almalısınız gelin detaylarıyla konuşalım.

reklam
Aorus reklamı

Öncelikle güncel fiyatları kontrol edebilmeniz adına linkleri size iletelim;

Reno ailesinin güncel fiyatlarını Hepsiburada’da kontrol etmek için buraya tıklayabilirsiniz: https://app.hps.im/d7ct/e1a1d178
Reno ailesinin güncel fiyatlarını Trendyol’da kontrol etmek için buraya tıklayabilirsiniz: https://ty.gl/wf0grsy2

Reno 4 Pro hala en iyisi mi?

Bu karşılaştırmada, Reno 5’in üstünde biraz daha fazla duracağım çünkü hala çok yeni bir cihaz ve üstünde daha fazla konuşulması gerekiyor diye düşünüyorum. Fakat Reno 4Pro’dan daha iyiymiş gibi de anlaşılmasın çünkü o da orta-üst segmentte çok iddialı bir cihaz.

Fakat gelin donanım ve tasarımla klişe bir açılış yapmak yerine bu sefer Reno 5’în kamerada sunduğu yeniliklerle başlayalım çünkü ilginizi çekebilecek detaylar var. Mesela Reno 4 ailesinde biz cihazın sizi arka plandan ayırarak; arka planı siyah beyaz ama sizi renkli çekebildiğini görmüştük veya kırmızı gibi belli renkleri yine ayırarak geri kalan her şeyi siyah beyaz yapabildiğini görmüştük. Burada bir yenilik daha denemişler ve bu yenilik sizi yine arka plandan ayırarak; bu sefer sizi belirlediğiniz bir manzaranın önüne yarı saydam bir şekilde ekleyebiliyor. Bu özelliğe AI Mix Portre demişler yani yani yapay zeka destekli bir portre video çekimi. Çok ilginç ve güzel bir özellik bana kalırsa fakat öyle beklentinizi çok da yüksek tutmayın derim ben hatta örnekleri de şöyle video içine bırakalım. Eğlenceli bir mod. Buna ek olarak da mesela çifte çekim modu gelmiş. Yani hem ön kamera hem arka kamerayla aynı anda kayıt alabiliyorsunuz. Evet farklı markalarda bu özellik öncesinde de vardı fakat artık Oppo kanadında da olması güzel.

Kamerada kim daha iyi?

Kameradaki bu 2 yenilikten söz ettiğimize göre kameraları kıyaslayarak devam edebiliriz diye düşünüyorum. Ön kameralarla başlayalım çünkü burada Oppo ön kamerayı ileri taşımış ve Reno 5 modelinde 44 MP bir ön kamera kullanmışlar.

Arka kameralara da gelecek olursak; Reno 5 burada bir önceki neslin Pro modeline göre megapiksel bazında işi bir adım ileri taşımış. Reno 4 Pro’da 48 MP olan ana kamera Reno 5’te 64 MP’e yükselmiş. Peki bu durum fotoğraf performansına nasıl yansımış. Şöyle ki bana kalırsa Reno 5, kamera performansını Reno 4 Pro’nun bayağı üstüne taşımış durumda. Örneğin bal kabağı resmine baktığınızda bal kabağının üstündeki o ince çizgilerin ve detayların yerli yerinde olduğunu görebiliyorsunuz. Reno 4 Pro’da böylesi ince detaylar biraz daha kaybolmuş vaziyette. Fakat en büyük farkı ben gece fotoğrafında gördüm. Reno 5, Reno 4 Pro’ya göre gece çekimlerinde inanılmaz başarılı işler çıkarıyor. Arada çok ciddi fark var. Gündüz fotoğrafları için de ben yine Reno 5’i tercih ederim çünkü detaylar konusunda Reno 4 Pro’ya göre çok başarılı.

İki cihaz da arka kamerayla 4K video çekimi yapabiliyor. Ön tarafla da 1080p’ye kadar çekim yapabilmeniz mümkün.

Diğer tarafta 2 cihazda da kameralar aynı şekilde. 8 MP geniş açılı kamera 2 MP macro ve 2 MP derinlik sensörü. Burada derinlik sensörünün konumlandırmasında bir değişiklik yaparak Reno 4 Pro’nun aksine kamerayı yan tarafa almışlar bunun da bilgisini vereyim.

Tasarım

Kamera mevzusunu en baştan kapattığımıza göre şimdi gelin yavaştan cihazların tasarımına değinelim. Reno ailesinin tasarımı pek fazla bir değişikliğe uğramamış durumda. Yani 2 cihaza da arka taraftan baktığınız zaman hah bu bir Reno diyebiliyorsunuz. Reno 4 Pro’nun arka kapağını çok sevdiğimi daha önce söylemiştim. Reno 5 Pro’da bunu biraz daha ileri taşımışlar. Parlak gümüş denilen bu renkte çok güzel bir arka kapak kullanmışlar ve renkler de bir o kadar güzel. Yani bu noktada Oppo’ya helal olsun diyorum bu arka kapak işinde çok iyiler cam kapakları aratmıyorlar. Ayrıca leke tutmamak gibi bir artısı da var. Picasus dedikleri bir malzeme kullanıyorlar.

Gelelim ön tarafa. İki cihazda da sol üst köşede nokta yapıda bir kamera görüyoruz bu noktada bir değişiklik yok fakat! Fakat! Ya bu kavisli ekrandan niye vazgeçtiniz ki??? Reno 4 Pro’da mis gibi kavisli bir ekran var. Bunu keşke Reno 5’te de devam ettirselerdi. Tabi Reno 4’e baktığımızda onda da kavisli ekran yoktu fakat jenerasyon ilerledikçe insan alışıp istemeye başlıyor.

Ekran

Ekran tarafında Reno 5’te 6.4 inç bir ekran var Reno 4 Pro’daysa 6.5 inç. İkisi de 90 Hz destekli AMOLED panellere sahip. Reno 5 Gorilla Glass 3’le korunurken Reno 4 Pro Gorilla Glass 5’le korunuyor. Bu da yine Reno 4 Pro’nun bir artısı. Ama dediğim gibi bana kalırsa Reno 4 Pro’nun ekran tarafında Reno 5’e göre en önemli artısı tasarım yönünde kıvrımlı ekrana sahip olması. Ben kıvrımlı ekrana sahip telefonları seviyorum. Aynı zamanda iki cihazın da 90 Hz olması da bir artı. Günlük kullanımda daha akıcı hale gelmelerini sağlıyor. Özetle iki cihazın da ekranını ben beğendim

Bir de ilginçtir Reno 4 Pro 161 gramken Reno 5 çok benzer olmasına rağmen 171 gram. İkisi de çok hafif fakat Reno 4 Pro hafifin de hafifi. Ama Reno 5, 10 gram kadar ağırlaşmış.

Performans

Gelelim performans tarafına. Bu noktada ciddi bir fark göremeyeceksiniz çünkü iki cihazda da bildiğiniz üzere aynı işlemci var Snapdragon 720G. Oppo ne yazık ki 720G’den sıkılmadı. Hele de fiyat bu seviyelere çıkmışken insan en aşağı 732G görmek istiyor. Fakat bu dediğimden 720G yetersiz bir işlemci gibi anlaşılmasın çünkü gücü kuvveti gayet yerinde ve tüketim konusunda da ihtiyatlı bir işlemci. Sizi yarı yolda bırakmaz ama tabiki de daha yüksek performanslı bir işlemci kullanılsa daha iyi olurdu diye düşünmeden de edemiyor insan. Cihazların performanslarına da değinelim: öncelikle ben yine bir klasik olarak sentetik testlerde aldığım sonuçlardan ardından da oyun deneyimimden bahsedeceğim. Cihazların Antutu’da aldığı puan Reno 4 Pro için: 339.005 puan Reno 5 için de 343.810 puan oldu. Yani tam da beklediğimiz gibi. Geekbench’te de Reno 4 Pro tek çekirdekte: 564 puan çoklu çekirdekte 1.645 puan aldı. Reno 5 tek çekirdekte 568 çoklu çekirdekte 1704 puan aldı. PCMark’ta da Reno 4 Pro 7.817 puan ve Reno 5 7.872 puan aldı. Yani yine gördüğünüz gibi performanslar aynı şekilde. Oyun tarafına geldiğimiz de de, Pubg’de iki cihaz da da HD grafiklerde Yüksek Kare hızında oynayabiliyorsunuz ve iki cihaz da bu ayarlarda Pubg’yi gayet akıcı bir şekilde oynatabiliyor.

Hızlı şarj ve pil ömrü

Şimdi cihazların benzer yönlerine değindik ama bir de farklılığın ortaya çıktığı bir noktaya da değinelim hızlı şarj. Reno 4 Pro’da 65W hızlı şarj vardı ve Reno 4 Pro’yla ilgili en güzel noktalardan biri de bu hızlı şarjdı. Ama maalesef Reno 5’te 50W’lık bir hızlı şarj var. Şimdi ortalama hızlı şarj değerlerinin günümüzde hala 33W olduğunu düşünürsek; 50W hala çok iyi bir değer. Ama 65W’la arada ne fark diye de insan merak ediyor. Ben de bunu denemek adına iki cihazın da pilini boşalttım ve akabinde pili yeniden doldurmak süre olarak ne kadar fark olacağını görmek adına. Yalnız burada küçük bir parantez açayım Reno 5 4.310 mAh bir bataryaya sahip Reno 4 Pro da 4.000 mAh bir bataryaya sahip. Yani kapasite olarak yaklaşık %8 daha büyük bir batarya var bunun da dolum süresine etki edeceğini unutmayın.

Reno 5’yu ben pili bitmiş bir halde saat 12:26’da şarja taktım. 12:48’de %57’ye ulaşmıştı. 13:07’de %94 olmuştu ve saat 13:17’de de %100’e ulaşmıştı. Yani yaklaşık 50 dakikada bataryayı fulleyebildim. Reno 4 Pro’ya da baktığımız zaman 17:14’te şarja taktım ve 18:12’de cihaz tam şarja ulaşmıştı. Yani kağıt üstündeki veriler nedense pratikte tutmadı.

Bu kadar önemsiyoruz hızlı şarjı fakat 2 cihazda da pil kaç saat gidebiliyor bu da önemli bir soru. Ben bu noktada yine 2 cihazla da PC Mark’ın batarya testini gerçekleştirdim. Testi full ekran parlaklığında ve sesler açık olarak gerçekleştirdiğimi de belirteyim. İki cihazda da aldığım ekran süresi, Reno 5 için 8 saat 58 dakika oldu yani ağzı düz 9 saat diyebiliriz. Reno 4 Pro için de bu süre 5 saat 49 dakika oldu yani yine ağzı düz olsun dersek 6 saat diyebiliriz. Yani gördüğünüz üzere arada ciddi bir fark var.

Hoparlör

Ses konusundan da bahsedelim iki cihazda da Dolby Atmos desteği var bu bir artı. Fakat iki cihazda da mono hoparlör var. Bence kendi içlerinde değil de piyasadaki diğer rakipleriyle yarışabilmeleri için 2 cihazın da stereo hoparlöre sahip olması lazımdı. Ama hoparlör performansı olarak da hani biri diğerine göre büyük bir avantaja sahip değil. 2 hoparlör de mono hoparlör için gayet yeterli hem yükseklik olarak hem kalite olarak.

Kablosuz bağlantı tarafında iki cihazda da Bluetooth 5.1 ve aptX gibi kablosuz bağlantı destekleri var. Bu iki cihaz için de yine  bir artı.

Parmak izi okuyucular da ikisinde de ekran altında ve ikisi de hızlı çalışıyor ve biri diğerinden daha hızlı gibi bir şey diyebilmek çok zor.

Sonuç

Sonuç olarak baktığımız zaman, iki cihaz da çok yakın özelliklere sahip. Önceliği fotoğraf olanların Reno 5’i, fakat önceliği kıvrımlı ekran olanların da Reno 4 Pro’yu seçebileceğini söyleyebiliriz.

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir

Motosikletler ve teknoloji ile ilgili yenilikleri yakından takip etmeyi seven; aynı zamanda metal müzik tutkunu Hardware Plus yazarı

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnceleme

Huawei MateBook D15 İnceleme | Intel Core i5 işlemci ile güncellendi!

Huawei Matebook D15 thumbnail

Huawei, Matebook serisiyle dizüstü bilgisayar pazarında öyle bir atılım yaptı ki, bugün yıllardır sektörde bulunan şirketlere taş çıkartıyor. Yeni Matebook D15 de, eskisinden çok daha güçlü hale gelmiş. Gelin bakalım yeni Matebook D15 neler sunuyor!

reklam
Aorus reklamı

Huawei MateBook D15 modellerinin güncel fiyatlarını kontrol etmek için (Hepsiburada) buraya tıklayabilirsiniz.

Huawei MateBook D15 modellerinin güncel fiyatlarını kontrol etmek için (Trendyol) buraya tıklayabilirsiniz.


İlginizi çekebilir: Huawei MateBook D15 i3 Satışa Sunuldu!


Yeni Matebook D15 neler sunuyor?

Yeni D15’in bana kalırsa en büyük artılarından biri Intel’in en güncel işlemcilerinden biriyle sunulması. 11. Nesil Intel Core i5-1135G7. Bu yeni 11. Nesil Intel Core i5 işlemcinin yanında iRIS Xe grafik birimini de Huawei yeni Matebook D15’te bizlere sunmuş. iRIS Xe birçok kullanıcı için harici grafik kartını aratmayacak bir dahili grafik işlem birimi olduğu için temel düzeyde yapacağınız birçok işlemde yeterli gücü sunuyor. Yani Matebook D15’te, kompleks oyunlar veya grafik birimine yük bindiren mühendislik programları vesaire dışında birçok işlemi yapabilmeniz mümkün. Temel düzeyde ve çok ağır olmayan League Of Legends, Counter Strike gibi oyunları performanslı bir şekilde oynayabildiğiniz gibi Adobe Premiere Pro gibi kurgu programlarını yeni Matebook D15’te rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ben Matebook’un 3000 Serisi Ryzen 5 işlemci kulanan versiyonunu 1 yıla yakın bir süredir kullanıyorum. Performans anlamında ofis kullanımında ihtiyaçlarımı sonuna kadar karşılamıştı. Ona rağmen burada performansı bir adım daha ileriye taşımışlar. Bunu kullanımınızda da hissediyorsunuz. Hatta sentetik testlerdeki performans skorlarını da sizlere aktarayım.

Sentetik test sonuçları

Cinebench R15’te önceki nesil Matebook 47 FPS ve 620 CPU puanı alırken i5 işlemcili yeni nesil MateBook D15 86 FPS’ye karşılık 944 CPU puanı aldı.

Cinebench R20’de önceki nesil MateBook D15 1.356 puan alırken i5 işlemcili MateBook D15 de 2.244 puan aldı.

Cinebench R23’te de bir önceki nesil çoklu çekirdekte 3.424 puan alırken tek çekirdekte 768 puan aldı. Yeni nesildeyse çoklu çekirdekte 5.676, tek çekirdekte 1.361 puan aldı.

3DMark’ta da eski nesil 776 puan alırken; yeni nesil 1.254 puan aldı.

Blender’a geldiğimizde de eski nesil, testi 10 dakika 16 saniyede tamamlarken yeni nesil Matebook 7 dakika 14 saniyede testi tamamladı.

Gördüğünüz gibi yeni nesil Matebook D15’te çok ciddi bir performans artışı var. Zaten bunu günlük kullanımda da hissediyorsunuz.

Peki MateBook D15’in artan performansından başka ne gibi artıları var?

Ekran

Burada 15.6 inç ve 1080p yani FHD çözünürlükte bir ekran var. Ekranın çerçeveleri de minimum seviyede tutulmuş bu yönden göze çok iyi hitap ediyor. Hatta burada %87 ekran gövde oranı var. Böylelikle neredeyse çerçevesiz bir ekranla karşılaşıyorsunuz ve bu ekranda sadece şıklığı düşünmemişler; ek olarak kullanıcının göz sağlığını da düşünmüşler. Cihazın ekranında TÜV Rheinland sertifikası var. Ayrıca ekrandaki mavi ışığı kısmak istediğinizde buradaki Display Manager’dan mavi ışığı kısarak göz yorgunluğunun önüne de geçebiliyorsunuz. Bu da göz sağlığı açısından cihazın bir diğer artısı.

Bir de ekranla alakalı olmasa da Matebook’ların en sevdiğim özelliği olan Multi-Screen Collaboration yani çoklu ekran desteğinden mutlaka söz etmem lazım. Huawei böyle hamlelerle ekosistem oluşturabilme yolunda diğer markaların çok ciddi önüne geçti bu gibi hamlelerle. Huawei akıllı telefonunuzu laptopun üzerindeki bu HuaweiShare etiketinin üzerine koyduğunuzda telefonunuzu doğrudan bilgisayar üzerinden kullanabiliyorsunuz. Ve buna telefonda yapabileceğiniz bütün işlemler dahil. Yani ister girin sosyal medya uygulamalarınızda gezin ister girin PUBG oynayın telefonda yaptığınız bütün bu işlemleri laptopunuz üzerinden yapabilirsiniz. Dosya aktarımını da sadece sürükle-bırak yaparak yapabiliyorsunuz. Bu da bence Multi-Screen Collaboration’ın en kritik özelliği. Bana kalırsa bu çok güzel bir ekosistem hamlesi. Bir Matebook sahibi olunca aynı zamanda insanın bir Huawei akıllı telefon alası geliyor.

Tersine şarj

Telefonunuzu laptop üzerinden kullanabildiğiniz yetmediği gibi yeni Matebooklarda tersine şarj özelliği de var yani telefonunuzu Matebook üzerinden şarj edebilmeniz de mümkün. Bunu cihazın şarj aletindeki çift yönlü Type-C kabloyla yapabiliyorsunuz. Bir ucunu Matebook’a diğer ucunu da akıllı telefonunuza taktığınız zaman laptopunuzun bataryası üzerinden telefonunuz şarj olmaya başlıyor.

Ek olarak sadece laptopunuzun şarj aletiyle akıllı telefon gibi Type-C üzerinden şarj olan bütün cihazlarını şarj edebiliyorsunuz.

Type-C üzerinden 65W hızlı şarj

Şarj cihazı demişken de Matebooklar Type-C üzerinden şarj olabiliyor ve 65W hızlı şarjı destekleyebiliyorlar. Böylelikle 30 dakika içinde %50’ye şarja ulaşabiliyorsunuz. Zaten pil kullanımı konusunda da çok verimli bir cihazdan bahsediyoruz burada. Yani %50 şarjla bile çok uzun süreler boyunca kullanım sağlayabilirsiniz. 42 Wh’lik böyle kompakt bir laptop için büyükçe bir batarya var burada. Bu bile kullanımınıza büyük bir artı olarak yansıyor. Peki bu batarya size kaç saatlik kullanım sağlıyor. Huawei’nin belirlediği verilere göre cihazın pil tam doluyken 6 saatin üzerinde video oynatabiliyorsunuz veya ofis işlerinizi yapıp web’de gezinebiliyorsunuz. Peki gerçekten de Huawei’nin belirttiği değerleri karşılayabiliyor mu? Evet karşılayabiliyor. Cihaz batarya performansı anlamında gerçekten çok başarılı.

Ayrıca Matebook’un şarj cihazı zaten hemen hemen bir akıllı telefon şarj cihazı ölçülerinde. Bu da taşınabilirlik anlamında da büyük kolaylık sağlıyor. Zaten Matebook da 1.53 kg ve ölçüleri itibariyle de çok ince bir cihaz olduğu için yanınızda taşıması da çok kolay. Dediğim gibi bir yıla yakın süredir ben zaten Matebook’u kullanıyorum ve atıyorum çantaya ardından motosiklete biniyorum vesaire; defter gibi neredeyse hiç varlığını hissetmiyorum arkamda.

Yenilenen soğutma performansı

Cihaz küçük olunca soğutma performansı nasıl oluyor diye merak edebilirsiniz. Burada Huawei soğutma sistemini de güncellemiş. Huawei’nin Shark Fin Design 2.0 dediği yenilenmiş bir fan sistemi kullanılıyor. Huawei’nin söylediğine göre de yeni soğutma ünitesinde fan kanatlarının sayısı %33 artırılmış ve hava akışı da gürültü artırılmadan %27 oranında artırılabilmiş. Açıkçası Matebook’un bir önceki nesli de aradan 1 yıl geçmesine rağmen hala çok iyi soğutma performansı gösteriyor ve çok zorlu işlemler yapmadığınız sürece ısınmıyor.

Klavye altı fiziksel web kamerası

Şimdi Matebook D15’in hem iyi hem de kötü olan bir özelliğine değineyim. Fiziksel olarak klavyenin altına gizlenmiş olan webcam. Fiziksel olarak açıp kapatabilmeniz potansiyel bir siber saldırı karşısında kameranızın ele geçirilmesine karşılık büyük avantaj yani kamera aşağıda gömülü olduğu sürece kimsenin sizin görüntünüze izinsiz olarak ulaşamayacağını biliyorsunuz. Fakat bunun bir dezavantajı var o da kamerayla herhangi bir toplantıya veya görüşmeye girdiğinizde açı karşıdan olmak yerine sizi alttan gösteriyor. Ben burada kameranın çerçeveye gömülü olmasını ve fiziksel bir kapakla kapatılıp açılabilmesini isterdim fakat bu şekilde yapsalardı bu sefer de bu kadar ince çerçeveler göremeyecektik. O yüzden bunu tamamen bir dezavantaj olarak söyleyemeyeceğim fakat benim eleştirmem gereken bir konu daha var. O da şu şekilde; şimdi benim gibi eli büyük insanlar klavyeyi kullanırken elleri ister istemez touchpad’e dokunuyor. Haliyle benim yaşadığım problemi yaşayan insanlar olarak touchpadi kapatıyoruz. Fakat Matebooklarda bu durum şöyle bir sıkıntıya sebep oluyor. Diyelim touchpadinizi ayarlar kısmına girip kapattınız; sonrasında laptopunuzu yanınıza aldınız fakat yanınıza fare almayı unuttunuz. Klavye üzerinde touchpadi aktif etmek için herhangi bir kısayol yok. Tek tuşla geri touchpadi açıp cihazı touchpad üzerinden kullanmaya devam edeyim diyemiyorsunuz. Yani klavyeye baktığım zaman F3 tuşunun boş bırakıldığını görüyorum. Keşke F3 üzerine touchpad açıp kapama atanmış olsa. Umarım bunu sonraki nesillerde düzeltirler çünkü bu pek de pratik bir şey değil.

Her neyse pratiklik demişken Matebook’un çok pratik olduğunu düşündüğüm bir başka özelliğinden bahsedeyim. Açma tuşuna entegre parmak izi okuyucu. Bu olay süper bir şey çünkü tanıttığınız parmağınızla cihazın açma düğmesine bastığınız zaman parmak izi tanıma işlemini bastığınız anda yapıyor. Yani bir daha basayım bir daha şifre girişi yapayım gibi bir durum söz konusu değil. Bunlar ufak şeyler gibi gözükse de hayatı kolaylaştıran güzel detaylar.

Çoklu bağlantı opsiyonları, yüksek depolama hacmi ve Ram

Laptoplarda hayatı güzelleştiren diğer detaylar da bağlantı hubları oluyor. Burada da Huawei yine elini bol tutmuş ve sağ tarafta biri 3.0 olmak üzere 2 adet USB girişi ve 3.5mm ses girişi sunmuşlar. Solda da Type-C girişi, USB girişi ve HDMI girişi var. Yani birçok dış donanımı laptopunuza bağlayabilmeniz mümkün.

Biraz da teknik detaylara girecek olursak; cihazda 16 GB Ram mevcut. Eğer 8 olsa biraz az derdim fakat 16 GB Ram böyle bir laptop için fazlasıyla yeterli. Ayrıca tamamı SSD olmak üzere 512 GB depolama hafızanız var. Bu da yine depolama yönünde elinizin çok rahat olduğu anlamına geliyor. Ses anlamında da Matebook D15 çok başarılı. Bana kalırsa önceki nesle göre ses kalitesini ve yüksekliğini artırmayı başarmışlar.

Huawei Matebook D15’i kimler almalı

Genel Anlamda yeni Matebook D15, oyuncuları bir kenara bırakırsak ben güçlü işlemciye sahip ve günlük işlemlerimi yapabileceğim. Taşıması kolay. Ofiste kullanabileceğim. Ara sıra oyun da oynayabileceğim ve yolculuklarda yanımda taşırken bana yeterli pil ömrü sunabilecek; hatta yeterli pil olmasa bile kısa süreli şarja taktığımda da şarjını çabuk doldurarak kullanmaya devam edebileceğim ince, zarif, sade ve şık bir cihaz arıyorum diyorsanız gerçekten çok iyi bir seçenek.

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

Donanım

3070 Ti İÇİN EFSANE SİSTEM! | Game Garaj GT501 7T11

3070 Ti İÇİN EFSANE SİSTEM! | Game Garaj GT501 7T11

Nvidia GeForce RTX 3070 Ti modeliyle Game Garaj’dan efsane sistem. Tamamen ASUS ürünleriyle donatılan Game Garaj GT501 7T11 sisteminin oyun testlerini yaptık.

reklam
Aorus reklamı

İlginizi çekebilir; EN UCUZ RTX 30 KARTI (Tabii bulursak) | ROG Strix RTX 3060 O12G Gaming incelemesi


3070 Ti İÇİN EFSANE SİSTEM! | Game Garaj GT501 7T11

*Bu video Game Garaj’ın katkılarıyla hazırlanmış, videodaki ürünler markadan temin edilmiştir.

Ürün hakkında detaylı bilgi ve konfigürasyon için; http://hwp.to/GT501

Game Garaj GT501 7T11 – RTX 3070 Ti sistemi!

Anakart: Asus TUF Gaming Z590-Plus Wifi
İşlemci: Intel Core i7 11700K
Ekran Kartı: Asus ROG Strix RTX 3070 Ti Gaming
Depolama: Kingston A2000 500GB M.2 NVMe SSD
Bellek: Corsair 16GB (2x8GB) 3200 MHz RGB Pro Vengeance LPX
Soğutma: Asus Ryujin 240
Güç Kaynağı: Asus ROG-Strix-850G 850W 80+ Gold
Kasa: Asus TUF Gaming GT 501 Mid.Tower

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

İnceleme

A101’de 60 TL’ye Satılan TWS Kulaklığı Denedik! | Piranha 9958

Piranha 9958 TWS kulaklık thumbnail

Uygun fiyatlı kulaklık arayanlar için iyi bir seçenek olabileceğini düşündüğümüz Piranha 9958’i tam olarak 59.95 TL’ye A101’den satın aldık. Bakalım Piranha 9958, 60 TL’ye karşılık bir TWS kulaklıktan beklentilerimizi karşılayabiliyor mu?

reklam
Aorus reklamı

Piranha 9958’i Trendyol üzerinden incelemek isteyenler buraya tıklayabilir.


İlginizi çekebilir: 19,95 TL’ye A101’de satılacak PUBG KOLU! | Farklı cihazlarda test ettik!


60 TL’ye TWS kulaklık olur mu?

Piranha 9958 TWS kulaklık malzeme kalitesi yönünden muazzam bir kaliteye sahip olmasa da; fiyatını göz önüne aldığınızda kabul edebileceğiniz bir kaliteye sahip diyebiliriz. Öte yandan kulaklıkların üzerinde parmakla basabileceğiniz fiziksel düğmeler bulunuyor. Bu düğmeler müziğinizi durdurmanızı veya başlatmanızı sağlamanın yanı sıra, bir önceki veya bir sonraki şarkıya geçebilmeniz konusunda da size yardımcı olabiliyor. Fakat kulaklığın sağladığı kolaylıklar bir yana, hepinizin kulaklığın ses kalitesini merak ettiğinizi tahmin ediyoruz. Genel olarak göz önüne aldığımızda TWS kulaklıklarda sürücü boyutları da çok büyük olmadığı için tam kablosuz kulaklık kullanan insanların da ses kalitesi beklentisinin özellikle de giriş segmentinde çok da yüksek olmadığını görüyoruz. Bu noktada Piranha 9958’in, tizlerin ve midlerin zayıf, baslarınsa ağır bastığı bir kulaklık olduğunu görüyoruz.

Peki ses tatmin edici düzeyde mi

Peki ses tatmin edici düzeyde mi derseniz evet ses yüksekliği olarak beklentinizi karşılayabileceğinizi düşünüyoruz. Fakat son ses düzeyine geldiğinizde kalitenin negatif anlamda etkilendiğini de söyleyelim. Kulaklık kutusu üzerinde bahsi geçen ekstra bass özelliği eğer bu şekilde işliyorsa, bizce Piranha’nın bass desteği daha düşük olan TWS kulaklık modellerine yönelmenizi tavsiye edebiliriz. Fakat eğer fiyat / performans dengesi gözeterek bakacaksak; evet Piranha 9958, 60 TL’nin hakkını verebilecek bir kulaklık. Öte yandan eğer A101 mağazalarındaki bu kampanyayı kaçırıp kulaklığı online satış sitelerinden sipariş etmek isterseniz maalesef online platformlarda fiyat 100 TL’ye çıkıyor. Bu noktada da, 100 TL’ye bizce Piranha 9958 bütün fiyat / performans dengesini kaybetmiş oluyor. A101, bu kulaklık modelinde fiyat konusuna iyi çalışmış diyebiliriz.

Piranha 9958 TWS kulaklığı uzun dönemli olarak kullanmış olanlara da buradan ufak bir çağrı yapalım. Eğer bu TWS kulaklıkla ilgili düşüncelerini ve tecrübelerini yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirlerse, yapacakları yorumlar birçok insan için faydalı olabilir.

Adventure İstanbul

Günün Alışveriş Fırsatı: General Mobile GM21 Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 2: Yeni Samsung Galaxy A Ailesinin fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz!

Günün Alışveriş Fırsatı 3: Yenilenen Reno 5 ailesinin fiyatlarına buradan bakabilirsiniz!

Bunlar da ilginizi çekebilir
Devamını oku

Forumdan Son Mesajlar

HWP Podcast

Teknoloji gündemini HWP’den dinleyin! Podcast’imize abone olun.

Apple PodcastsSpotifyGoogle PodcastsKarnaval