Sosyal medya
MSI reklamı

Genel

LG G5 Pil Testi

Koreli teknoloji devi LG’nin G5 ile büyük bir hayal kırıklığı yaşadağını hepimiz çok iyi biliyoruz. 2800 mAH değerinde çıkarılabilir bir pili olan LG G5’i pil testinden geçiriyoruz.

 

reklam

Biraz geç olduğunun farkındayım ama LG’nin 2015 yılına damga vuracağı hayalleriyle piyasaya çıkarttığı G5’in pil testini ancak bitirebildim. Daha doğrusu elim G5’e ancak gitti ve ürünün pil testi de biraz gecikmeli olarak bitti ;( Umuyorum ki bu gecikme nedeniyle bana çok fazla sitem etmezsiniz 🙂

En başından beri G5’i 2800 mAH gibi göreceli olarak düşük bir pil kapasitesine sahip olduğu için eleştiriyordum. G5 kullanıcısı arkadaşlar da yazılımda yapılan iyileştirmeler sayesinde G5’in gayet iyi bir kullanım ömrü sunduğunu söylüyorlardı.

Beş basamaklı pil testimizin sonuçları kimin haklı olduğunu ortaya çıkarıyor.

Videoda hediye ettiğim WolfTeam tişörtünü kazanmak için YouTube kanalımıza değil, bu sayfaya yorum bırakmanız gerektiğini unutmayın.

Bugüne kadar yaptığımız tüm pil testleriyle ilgili istatiksel veriye ise https://hwp.com.tr/piltesti adresinden ulaşabilir, kıyaslamalar yapabilirsiniz.

18 yorum

18 yorum

  1. Gökhan Aslan

    7 Kasım 2016 at 15:18

    LG G5 amiral bir telefon olduğu düşünülürse Snapdragon 820 ile gelmesi olumlu, fakat seleflerindeki 3000 ma üzerine çıkamaması üzücü, buna ek olarak amiral gemilerinde ki IP68 ‘in halen sunulmaması ise ayrı bir dezavantaj. Tüm bunlara rağmen 2000 TL altında bulabileceğiniz bu telefon seleflerinden uygun fiyata Snapdragon 820 keyfini yaşamanızı sağlayabilir.
    İncelemede sunulan ince ayrıntılar ise telefonu alacaklara mutlaka fikir verecektir.
    Teşekkürler

  2. Oğulcan

    7 Kasım 2016 at 15:31

    Buradan mi katiluyoruzzz

  3. Müslüm

    7 Kasım 2016 at 15:41

    Ne yani şimdi hediye mi kazandım? 🙂

  4. Müslüm

    7 Kasım 2016 at 15:45

    Ben neden yazamıyorum

  5. ömer faruk

    7 Kasım 2016 at 16:54

    lg g5 pili fena değilmiş öyle mi

  6. ömer faruk

    7 Kasım 2016 at 16:55

    kazananlardan mıyız ki ??

  7. ömer faruk

    7 Kasım 2016 at 16:56

    ben yazanıyorum ???

  8. mehdi tuncer

    7 Kasım 2016 at 17:24

    p9 lite da inceler misiniz

  9. mehdi

    7 Kasım 2016 at 17:26

    p9 lite da bi el atın bakın nası gidiyor diye

  10. Furkan yılmaz

    7 Kasım 2016 at 17:37

    Muhtemelen kazandık 😀

  11. Bilgehan

    7 Kasım 2016 at 17:50

    Eskiden çok daha güzel olan günümüz oyunlarına ayak uydurmada zorlanan, ücretsiz ve eğlence olarak sıkılmadan oynatacak bir oyun. Hileler yüzünden oyun artık sıkmaya başladığı ve firmanın bunun için çaba pek harcamadığını düşünüyorum. Eskisi için oynanması için çok çaba harcaması gerekiyor.

  12. Anıl Serdar Övet

    7 Kasım 2016 at 18:59

    G5 candır

  13. Mert

    7 Kasım 2016 at 19:12

    merhaba tşört güzelmiş

  14. Mert

    7 Kasım 2016 at 19:13

    Merhaba tişört güzelmiş .

  15. Mert

    7 Kasım 2016 at 19:14

    Wolfteam 😀

  16. Cem Aslan

    7 Kasım 2016 at 22:12

    LG G5’in tutarsız pil yüzdesi oldukça kafa karıştırıcı. LG markasına olan güveni sarsıyor. Bana bir aralar workbench testlerinde hile yapan s….. markasını hatırlattı. Umarım LG cephesinden bir itiraf gelir.

    Wolfteam her zaman her yerde en iyidir. Bu yorumumda t-shirt için gelsin 🙂

    Hardware plus ailesini seviyoruz.

  17. tugay

    8 Kasım 2016 at 00:53

    guzel video olmus bilgilendirici.

  18. ramazan karaca

    11 Kasım 2016 at 17:06

    harika olmuş bizi devamlı bilgilendirdiğiniz için teşekkürler

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Wi-Fi’ın su altı versiyonu olacak olan Aqua-Fi üzerinde yapılan denemeler başarılı oldu!

Aqua-Fi

Teknoloji tarihinde, Tesla tarafından uzaya gönderilen astronotlardan tutun birçok teknolojinin lansmanına kadar birçok önemli olaya; bu olaylar nerede yaşanıyor olursa olsun, internet sayesinde kendi gözlerimizle şahit olabilme fırsatı yakaladık. Ve elimizin altında internet mevcut olduğu sürece, bu gibi anlara, eş zamanlı olarak şahit olmaya da devam edebileceğiz gibi gözüküyor. İnsanlık olarak, hava ve uzay boşluğu da dahil olmak üzere, interneti hemen hemen her yerde kullanabiliyoruz. Yalnız, insanlık olarak internet bağlantısı sağlayamadığımız bir yer hala mevcut! Derin denizler! Bilim insanları, Aqua-Fi adını verdikleri bir teknoloji ile bu sorunu çözebilmeyi ve derin denizlerde de internet bağlantısını mümkün kılabilmeyi umuyorlar.


İlginizi çekebilir: Qualcomm, Snapdragon 865+ 5G işlemcisi ortaya çıktı

reklam

Uzayda bile internet bağlantısı kurabilirken, su altında internet bağlantısı kurabilmek neden bu kadar zor?

Bildiğiniz üzere günümüzde kablosuz bağlantılar, radyo dalgaları, akustik sinyaller ve ışık sinyalleri olmak üzere farklı teknolojiler üzerinden sağlanıyor. Fakat bu teknolojilerden hangisini kullanırsanız kullanın; hepsinin belirli limitleri var. Hele ki konu bir de bu teknolojileri su altında kullanmaya gelince… Örneğin akustik sinyaller, uzun mesafeleri katedebilirler; fakat taşıyabilecekleri veri kapasitesi sınırlıdır. Işık sinyalleri ise yine uzak mesafeleri katedebilirler ve taşıyabilecekleri veri çok daha fazladır; fakat gönderici, taşıyıcılar ve de alıcı arasında ciddi bir engel olmadan direkt bir bağlantı kurulmak zorundadır. Radyo dalgaları ise su altında kısa mesafelerde veri taşıyabilirler. Kısacası, bu yönden bakınca su altında canlı video paylaşımı yapmak şuanda maalesef pek de mümkün gözükmüyor. Tabi burada birincil hedef, su altında eğlenceli görüntüler yakalamaktan ziyade, derin denizlerin bilim insanları tarafından hala keşfedilmeyi bekleyen birçok şeyi içinde barındırıyor olması. Birçok bilim insanı, denizler altındaki yaşamı detaylı bir şekilde gözlemleyebilmek ve keşfedebilmek istiyor. Ve yeni bir çalışma bizlere gösteriyor ki su altında ışık demetleri yoluyla akuatik bir internet bağlantısı sağlamak mümkün olabilir!

Suudi Arabistan’da bulunan Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden bir ekip, su altında internet bağlantısı kurabilmeyi mümkün kılan bir “denizler altı internet bağlantısı” protokolü geliştirdi. Geliştirdikleri teknolojiye ise, Aqua-Fi adını verdiler. Bu teknoloji ile, LED ışık sinyalleri ve lazerler ile, su altında veri taşımanın mümkün olduğunu gösterdiler. LED ışık sinyalleri, su altında düşük enerji tüketimi ile kısa mesafelerde veri taşımayı mümkün kılıyor. Lazer ışık sinyalleri ise, daha çok güç tüketmesine rağmen daha uzak mesafelere veri taşıyabiliyorlar.

Aqua-Fi ile ilgili neler biliyoruz

Aqua-Fi’ın ilk prototipi ile ilgili bütün bilgiler, çalışmayı yürüten ekip tarafından IEE Explore üzerinde yayınlandı. Yayınlanan rapora göre ekip, Aqua-Fi prototipinde, 520 nanometrelik lazer ışık hüzmelerine ek olarak; yeşil LED ışık hüzmeleri kullanmış. Testler sırasında ekip, 2.11 megabyte / saniye hızlara ulaşabilmiş; ve bu hıza ulaşırken, 1 milisaniye gibi düşük gecikme süreleri yakalayabilmeyi başarmışlar. Ekip lideri Shihada’nın açıklamasına göre bu çalışma, su altında internetin insanlık tarihinde ilk kez tamamen kablosuz bir şekilde tam anlamıyla kullanılabilmesinin başarıldığı bir deneme idi. Fakat buna rağmen, ekibin hala aşması gereken belirli problemler var. Bu problemlerden biri ise, ışık hüzmelerinin çeşitli kırılmalar ile dağılabilmesi. Ekip, bu problemi aşabilmek için küre şeklinde bir alıcı kullanmayı planlıyor. Böylece alıcı, farklı açıyla gelen bütün internet sinyallerini bünyesinde toplamayı başarabilecek.

Shihada, ortaya çıkardıkları bu teknoloji ile ilgili olarak, “uygulaması nispeten kolay bir teknolojiyi, görece uygun bir maliyetle üretebilmeyi başardık; böylece su altı ortamını da küresel internetle buluşturabilmek mümkün olacak. Hatta birgün, Aqua-Fi’ın su altı birçok projede, internet sağlayabilmek için neredeyse Wi-Fi kadar yaygın olarak kullanılmasını umuyoruz” dedi.

Siz Aqua-Fi teknolojisi ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Derin denizlerdeki yaşamı canlı canlı izleyebilmek sizce de çok ilginç olmaz mıydı? Düşüncelerinizi yorumlar sekmesinde bizlerle paylaşabilirsiniz. Ve son bir hatırlatma; sosyal mesafenizi korumayı ve ellerinizi bol bol yıkamayı unutmayın!

Devamını oku

Genel

Alonso, F1’e geri dönüyor! Hem de Renault’la birlikte!

Renault ile iki kez F1 dünya şampiyonluğu yakalayan Fernando Alonso, F1’e geri dönüyor. Alonso’nun geri dönüşü, Renault tarafından doğrulandı.


İlginizi çekebilir: Tesla, 5. seviye otonom sürüşe “neredeyse” hazır!

reklam

Dünya şampiyonluklarını 2005 ve 2006 yıllarında kazanan Alonso, Esteban Ocon ile birlikte Daniel Ricciardo‘nun yerini alacak.

Fernando Alonso 2018 yılında Formula 1’den ayrılmıştı. O zamandan beri Toyota‘ya pilotluk yapıyordu. 2019 Dünya Dayanıklılık Şampiyonası‘nı ve 2019‘daki 24 saatlik Le’Mans‘ı kazandı. Alonso ayrıca Dakar Rallisi‘nde Toyota ile yarıştı ve Indy 500‘de de boy göstermişti.

Alonso, “Renault benim ailem. Onlarla olan,  F1’deki iki dünya şampiyonluğumu en sevdiğim anılarım olarak hatırlarım. Şimdi ise tekrar birlikteyiz. Bu büyük bir gurur kaynağı ve muazzam bir duygu. Kariyerime başlama şansımı veren takım, şimdi bana en üst seviyeden F1’e geri dönme imkanı sunuyor. Renault, eskiden yaptığımız gibi podyumlara dönmek istiyor. Tıpkı benim gibi.” şeklinde açıklamada bulundu.

Bu gelişme hakkında Renault Sport Racing Genel Müdürü Cyril Abiteboul, “Alonso’nun takımımıza geri dönüşü Renault Grubu’nun F1’e bağlılığını sürdürme ve zirveye geri dönme planımızın bir parçası. Onun ekibimizdeki varlığı, hem spor adına hem de markamız için oldukça müthiş bir durum. Esteban ve Alonso ile birlikte Renault F1 takımı, 2022 sezonuna en iyi şekilde hazırlanmak için mücadeleye başladı.” dedi.

 

 

Devamını oku

Genel

Tesla, 5. seviye otonom sürüşe “neredeyse” hazır!

Şangay‘da her sene düzenlenen, Dünya Yapay Zeka İstihbarat Konferansı (WAIC) esnasında Elon Musk, Tesla‘nın otonom sürüşte 5. seviyeye neredeyse hazır olduğunu söyledi.


İlginizi çekebilir: Yeni 2021 Toyota Corolla Cross tanıtıldı!

reklam

Bu, şu anda satışta olan Model S/3/X/Y’lerin sürücüden tamamen bağımsız şekilde kendini sürebileceği anlamında geliyor. Musk, ” Seviye 5 veya tamamen bağımsız sürüşlerin olacağına inanıyorum ve bu beklediğimizden çok daha çabuk gerçekleşecek. Bu sene içerisinde Seviye 5 otonom sürüş çalışmalarımızı tamamlayacağımızı düşünüyorum.” dedi.

Ayrıca Amerikalı üreticinin, otomobillerde daha gelişmiş bilgisayar sistemleri kullanabilmek için yeni ısıtma ve soğutma sistemleri üzerinde de çalıştığı söyleniyor.

Musk her ne kadar güvense de sektörde büyük bir kesim, otonom arabalara bu denli güvenmenin şimdilik doğru olmadığını düşünüyor. Çoğu ülkenin yollarındaki kalitenin yeterince iyi olmayışı, bu güvensizliğin en büyük sebeplerinden biri. Çukurlar, şeritleri belirgin olmayan yollar gibi etmenler, otonom sürüşün güvenilirliğini azaltıyor.

Kaynak: Autonews Europe

 

Devamını oku