Yağmurlu havalarda bir elinizle şemsiye tutarken diğer elinizle telefon kullanmak veya çanta taşımak gibi zorluklar artık tarihe karışabilir. Bir YouTuber tarafından geliştirilen ve kullanıcıyı otonom olarak takip eden uçan şemsiye projesi, bu yaygın soruna teknolojik bir çözüm sunuyor. Peki, bu teknoloji geleneksel şemsiyelerin yerini alabilir mi ve bu fütüristik uçan şemsiye nasıl çalışıyor?
İçindekiler
Uçan şemsiye projesi nasıl otonom hale geldi?
Bu ilginç uçan şemsiye konseptinin arkasındaki isim olan John Xu, projenin ilk versiyonunu 2024 yılında tanıtmıştı. O dönemde sistem, bir drone üzerine monte edilmiş şemsiyenin manuel bir kumanda ile kontrol edilmesine dayanıyordu. Ancak bu durum, projenin asıl amacı olan “eller serbest” deneyimini tam olarak karşılamıyordu. Geliştirilen bu ilk drone şemsiye, kullanıcılardan gelen geri bildirimlerle tamamen otonom bir yapıya kavuşturulmak üzere yeniden tasarlandı.

Xu, sistemi tamamen otonom hale getirmek için ilk olarak GPS tabanlı takip sistemlerini denedi. Ancak GPS sinyallerindeki birkaç metrelik sapmalar, şemsiyenin kullanıcıyı hassas bir şekilde takip etmesini engelledi. Projedeki asıl başarı, derinlik algılama yeteneğine sahip bir uçuş süresi (ToF) kamerasının sisteme entegre edilmesiyle sağlandı. Bu sensör sayesinde otonom şemsiye, kullanıcının konumunu ve hareketlerini anlık olarak algılayarak pozisyonunu ayarlayabiliyor.
Teknik açıdan bakıldığında, projenin temelinde X şeklinde kollara sahip dört pervaneli bir drone tasarımı bulunuyor. Bu tasarım, ağırlık ve dengeyi korumada kritik bir rol oynuyor. Klasik şemsiyelerdeki basit mekanizmaların aksine, bu cihazın hem katlanabilir olması hem de aerodinamik dengeyi sağlaması gerekiyor. Bu durum, projenin geliştirme sürecinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri olarak öne çıkıyor.
Elbette bu yenilikçi uçan şemsiye konseptinin henüz aşması gereken bazı engeller bulunuyor. Özellikle şiddetli rüzgarda hafif bir drone’un stabilitesini koruması, yoğun yağmurun sensörleri etkileme potansiyeli ve sınırlı pil ömrü gibi konular, sistemin pratikliğini sorgulatıyor. Ayrıca pervanelerin çıkardığı gürültü ve güvenlik endişeleri de kitlesel kullanıma geçmeden önce çözülmesi gereken önemli sorunlar arasında yer alıyor.
Projenin geliştiricisi John Xu ve ortağı Henson, bu uçan şemsiye modelinin kısa vadede ticari bir ürün olmaktan çok, kişisel drone ve otonom takip teknolojilerinin geldiği noktayı gösteren deneysel bir çalışma olduğunu belirtiyor. Yine de bu çalışma, eller serbest yağmur korumasının artık sadece bir fikir olmadığını ve çalışabilir bir prototip haline geldiğini net bir şekilde kanıtlıyor.
İlginizi Çekebilir: James Webb teleskobu evrenin ilk dönemlerine ışık tuttu! Yeni bulgular neler?
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Böyle bir uçan şemsiye kullanmak ister miydiniz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!






