Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik oldukça sert bir yaptırım paketi açıkladı. Bu yeni karar kapsamında ABD’ye ihraç edilen ürünlere uygulanacak olan ek gümrük vergisi, küresel ticaret ağında yeni bir krizin fitilini ateşledi. Peki, Türkiye’nin komşu ülkesiyle yürüttüğü köklü ticari faaliyetler bu süreçten nasıl etkilenecek?
İçindekiler
İran ile ticaret yapan ülkelere ek gümrük vergisi şoku
Trump, Twitter’dan yasaklanmasının ardından kurduğu Truth Social platformu üzerinden yaptığı açıklamada, İran ile iş birliği yapan herhangi bir ülkenin ABD ile olan ticaretinde yüzde 25 oranında ek bir vergi yüküyle karşılaşacağını duyurdu. Kararın “kesin ve nihai” olduğunu vurgulayan Trump, hangi sektörlerin veya hangi ticaret türlerinin bu kapsamda değerlendirileceğine dair detaylı bir bilgi sunmadı. Bu durum, özellikle bölge ticaretinde aktif rol oynayan ülkelerde belirsizliğe yol açıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından yapılan açıklamalar ise meselenin sadece ekonomik boyutta kalmayabileceğini gösteriyor. İran hükümetine yönelik baskının artırılması amacıyla hava saldırıları dahil pek çok askeri seçeneğin masada olduğu ifade ediliyor. Bu siyasi gerilim, ticari kararların çok daha geniş bir stratejik çerçevede ele alındığını kanıtlıyor.
Enerji ve ticaret dengesi risk altında
İran ekonomisinin temelini oluşturan petrol ve petrol ürünleri, ülkenin ihracat gelirlerinin yarısından fazlasını sağlıyor. Çin’in bu ticaretteki hakimiyeti bilinse de, Türkiye ve Irak gibi ülkeler de İran ile olan ekonomik bağlarını dengeli bir seviyede tutuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla iki ülke arasında milyarlarca dolarlık bir ticaret hacmi bulunuyor.
Özellikle enerji tarafında Türkiye’nin İran kaynaklarına olan bağımlılığı dikkat çekici seviyelerde seyrediyor. Doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13,5’lik bir kısmının bu kanaldan sağlanması, olası bir gümrük vergisi yaptırımının enerji maliyetlerine nasıl yansıyacağı sorusunu akıllara getiriyor. Sadece mal ticareti değil, enerji arz güvenliği de bu krizin odak noktalarından birini oluşturuyor.
Hali hazırda Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’den giden bazı ürünlere yüzde 15 oranında vergi uyguluyor. Trump yönetiminin Türkiye’yi “İran ile iş yapan ülkeler” listesine dahil etmesi durumunda, bu oranın toplamda yüzde 40’a fırlama ihtimali bulunuyor. Bu seviyedeki bir gümrük vergisi, Türk ihracatçılarının ABD pazarındaki rekabet gücünü doğrudan ve olumsuz bir şekilde etkileyebilir.
Türkiye’nin ABD’ye ihraç ettiği otomotiv, tekstil, kimyevi maddeler ve elektronik ürünler, bu yeni vergi yükü nedeniyle fiyat avantajını kaybedebilir. İhracatçı birlikleri ve ekonomi yönetimi, Washington’dan gelecek olan uygulama detaylarını ve olası muafiyet süreçlerini yakından takip ediyor. Süreç, Türk sanayisinin ABD pazarındaki kalıcılığı açısından kritik bir virajı temsil ediyor.
Uluslararası ticaret uzmanları, bu tür bir ek gümrük vergisi uygulamasının sadece Türkiye’yi değil, İran ile ticaret yapan diğer bölge ülkelerini de benzer bir çıkmaza sokabileceğini belirtiyor. Ancak Türkiye’nin stratejik konumu ve enerji ihtiyaçları, bu süreci çok daha hassas bir zemine taşıyor. Gelişmeler, küresel ticaret rotalarının ve bölgesel ortaklıkların yeniden şekillenmesine neden olabilir.
İlginizi Çekebilir: Samsung Exynos 2700 performansı ile rakiplerini zorlayacak! Yeni işlemci neler sunuyor?
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? ABD’nin bu kararının Türkiye ekonomisini uzun vadede nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!





