Sosyal medya

Kurumsal

Salesmot, Şirketlerdeki Rekabeti ‘Keyifle’ Artırıyor!

Orta ve büyük ölçekli firmalar için bulut tabanlı hazırlanan ve oyunların gücünü kullanarak uzun süreçleri kolay ve eğlenceli hale getiren Salesmot, çalışan motivasyonunu en yüksek seviyede tutmak için yeni bir projeye imza attı.

Orhan Küçükerman, Ertuğrul Öztürk ve Serkan Erdoğmuş tarafından iki yıllık AR-GE çalışmalarının sonucunda geliştirilen Salesmot ile dakikalar içerisinde kıyasıya bir rekabet başlatabilir ve satış takibini kolaylıkla gerçekleştirebiliyorsunuz.

Firma yetkilileri şu ifadeyi kullanıyor: “Günümüzde satıcıların yalnızca %7’si işlerine gerçekten bağlı ve adanmış hissediyorlar. Satıcıların %53’ü yalnızca satış kotası hedefini motive edici bulmuyor.”

salesmotSüreç nasıl ilerliyor?

Sürecin ilerlemesi ise çarpıcı.  Personellere bir bildirim e-postası gidiyor. Yarış böylece başlıyor.

Salesmot’un en önemli özelliklerinden biri olan Salesmot TV ile TV ekranına çeşitli hazır konseptlerde (araba yarışı, gökdelenler v.b.) yarışmalar yansıtılmasına imkan sağlıyor.

Böylelikle tüm şirketin satış sürecine interaktif olarak dahil olmasını sağlayarak adil ve şeffaf bir rekabet ortamı yaratılması sağlanıyor. Salesmot’ta şu an için satış, telefon, toplantı ve teklif olarak dört adet senaryo bulunuyor.

Ayrıca TL, Euro, GBP, Dolar kuru desteği, yarışma hakem özelliği, detaylı raporlama, ödül sistemi ve akıllı bildirim altyapısı gibi özellikler de mevcut.

Yazılım içerisinde bulunan düello modu ile çalışanlar kendileri arasında yarışma başlatabiliyor.  İsterlerse bu düelloyu da TV ekranına yansıtarak şirket içinde kıyasıya bir rekabete tutuşuyorlar. Yarışmalarda kazanılan başarılar istenirse puan olarak, istenirse de hediye olarak personele verilebiliyor.

Salesmot 14 günlük ücretsiz deneme sürümüyle birlikte geliyor. Eğer kullanmaya devam etmek isterseniz aylık, 6 aylık 12 aylık ve 3 yıllık paketlerden birinin seçilmesi gerekiyor.

İngiliz Dili Edebiyatı ve Kamu Yönetimi alanlarından mezunum. Şu anda Tarih Yüksek Lisansı yapıyorum. Oyun, bilim-kurgu ve fantastik edebiyat, çizgi roman ve tabii ki sinema ve dizi tutkunuyum. Şimdilerde yeni Star Wars ve Justice League filmleri için gün sayıyorum.

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kurumsal

Huawei: “Türkiye 5G’ye geçen ilk ülkelerden biri olabilir!”

Hardware Plus olarak Çin’in en büyük şehirlerinden biri olan Şangay’da gerçekleştirilen Huawei Connect 2018 etkinliğine katıldık. Yıldıray Gökkaya ise Çin’de Huawei Türkiye Kurumsal İşletme Grubu Genel Müdürü Robben Zeng ile Türkiye ve dünyanın 5G yolculuğu hakkında önemli bilgiler içeren röportaja imza attı.

Aşağıda röportajın tamamını görebilirsiniz

Yıldıray: Pazarlama stratejinizden bahseder misiniz?

Zeng: “Türkiye’de yerleşik telekomünikasyon operasyonları ve akıllı telefon pazarında çok büyük başarılar elde ettik. Telekomünikasyon segmentinde Türkiye’de 1 numarayız. Pazarlama stratejimizde ise pazarlama ile kurumsal yapıyı birlikte ele alıyoruz. İşletmelerde inanılmaz bir potansiyel var. Enerji, eğitim, sağlık sektörü ve daha pek çok alana, altyapı ve iletişim anlamında önemli ürün ve servislerle katkıda bulunuyoruz.

Türkiye’de Vodafone’un tamamında, Türk Telekom ve Turkcell’in altyapılarının da yarısında Huawei teknolojileri kullanılıyor. Ayrıca Türkiye’nin bilgi ve iletişim alanındaki gelişimi için elimizden gelen tüm katkıyı sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye’nin 5G’yi kullanan ilk ülkelerden biri olmasını istiyoruz. Türkiye’ye uçtan uca 5G’yi getirmek için Türkiye’de 5G’yi tam anlamıyla hayata geçirmek için regülatörlerle, operatörlerle ve üniversitelerle iş birliği içinde ilerliyoruz.”

Yıldıray: Çin’de Akıllı Şehir Projeleri ne durumda?

Zeng: “Akıllı şehirler burada çok büyük bir konsept. Akıllı ve güvenli şehir konsepti üzerine inşa edilmiş birçok projeyi burada hayata geçiriyoruz. Bize göre güvenli şehirler, bir anlamda akıllı şehirlerin de temelini oluşturuyor. Farklı şehirlerin farklı öncelikleri ve ihtiyaçları oluyor. Ayrıca Türkiye’de Samsun ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri ile de bu benzer projeler üzerine görüşmelerimiz sürüyor.”

Yıldıray: Siz Huawei olarak 5G’ye hazır mısınız?

Zeng: “Evet kesinlikle 5G’ye hazırız. Huawei, Türkiye’de tıpkı 4G’de olduğu gibi 4.5G ve 5G’de de dünyanın en büyük iş ortağı olarak görev almak istiyoruz.”

Yıldıray: 5G regülasyonları hazır mı?

Zeng: “Henüz hazır değil, hâlâ üzerinde çalışılıyor ve geliştiriliyor. Huawei burada bir tedarikçi konumunda. Tüm süreçlere elimizden geldiğince destek oluyoruz. 5G ekosistemini sağlıklı bir şekilde kurmak için küresel deneyimimizi Türk regülatörlerle, operatörlere ve tüm diğer paydaşlarla paylaşıyoruz.”

Yıldıray: 5G hayatımızı nasıl değiştirecek?

Zeng: “5G hayatın birçok alanında avantajlar getirecek. 10 GBPS’a kadar hız desteği sağlayan 5G, pek çok uygulamanın sorunsuzca çalışmasına olanak sağlayacak. 5G ile yapay zekâ, sanal gerçeklik, uzaktan eğitim, uzaktan ameliyat ve sürücüsüz araçlar gibi pek çok yeni teknoloji hayatımızın bir parçası haline gelecek.”

Yıldıray: Gecikme hızı ne olacak?

Zeng: “1 milisaniyenin de altında bir gecikme hızından söz ediyoruz. Bu kadar küçük gecikme hızları ise birçok uygulama ve teknolojinin çağ atlamasını sağlayacak. Şu an test aşamasında bu hızları yakaladık ve şunu görüyoruz ki kısa gecikme süresi çok önemli. Bir diğer önemli unsur ise bağlantı. 5G ile her şey birbiriyle çok daha fazla bağlantılı olacak. Bugün Huawei Connect’te tanıttığımız teknolojiler sayesinde, gündelik hayatımız tamamen değişecek.”

Yıldıray: Türkiye’de ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?

Zeng: “Türkiye bizim için en önemli pazarlardan biri ve stratejik öneme sahip. Bugün ülke pazarında birçok alanda liderliğe oynuyoruz. Türkiye’deki en büyük zorluklardan biri döviz kurları ve doların yükselişi. Birçok ticari faaliyet dolar üzerinden yapılırken ödemeler TL üzerinden gerçekleşiyor. Bu da kurumların müşteri nezdinde yatırım yapmasını zorlaştırabiliyor.”

Yıldıray: Türkiye’deki en önemli projeniz neydi?

Zeng: “Türkiye’de hayata geçirdiğimiz en önemli proje 4.5G özelindeki çalışmalardı. Tüm aşamaları ile tamamladığımız bu proje, sektöre birçok değer kattı diye düşünüyoruz. Uygulanışı ve sonuçları itibarıyla Türkiye BT yaşamına ve günlük hayat kalitesine, iletişim ve teknoloji anlamında önemli katkılar sağlamayı hedefledik ve bu hedefimize ulaştık.”

Yıldıray: Eklemek istedikleriniz?

Zeng: Bu yıl HUAWEI Connect’te yapay zekâ teknolojileri üzerine yoğunlaştık ve bu kapsamda birçok “ilk”e imza attık. Başta yapay zekâ temelli işlemci olmak üzere, birçok yenilikçi ürünü sektörle buluşturduk. Gelecekte yapay zeka ve sanal gerçeklik teknolojilerinin birçok alanda belirleyici olacağını düşünüyoruz. “

Devamını oku

Haber

Huawei Connect 2018 Yapay Zeka Çözümlerine Odaklandı

Bilgi ve İletişim Teknolojileri endüstrisi özelinde küresel bir etkinlik olan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Huawei Connect, Şanghay World Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. “Activate Intelligence” temalı bu yılki etkinlik, zorlukları, fırsatları, yenilikleri ve uygulamaları ile yapay zekaya odaklanıyor.

Etkinlikte, Huawei Yönetim Kurulu Başkanı Eric Xu, Huawei’nin yapay zekâ alanındaki stratejisini, çözümlerini ve portföyünü duyurdu. Huawei’nin yapay zekâ (AI) portföyü yeni Ascend serisi, dünyanın ilk AI IP’si ve tam kapsamlı senaryolar için tasarlanmış çip serisi olan AI çiplerini içeriyor. Portföy ayrıca, Ascend çip yetenekleri üzerine inşa edilen yeni ürünleri ve bulut hizmetlerini de içeriyor. Full-stack AI portföyüyle Huawei, endüstri gelişimini yönlendirmek ve tamamen bağlı, akıllı bir dünya inşa etmeye yardımcı olmak için yaygın bir yapay zekâ platformu sağlamayı amaçlıyor.

Gelecek değişiyor
Huawei, 2025 yılına gelindiğinde, dünyada 40 milyardan fazla kişisel akıllı cihaz olacağını ve kullanıcıların yüzde 90’ının akıllı bir dijital asistana sahip olacağını öngörüyor. Aynı öngörü çerçevesinde, veri kullanımı yüzde 86’ya ulaşacak ve yapay zekâ hizmetleri, soluduğumuz hava kadar yaygın hale gelecek. Huawei’ye göre yapay zekâ, yeni bir genel amaçlı teknoloji haline gelecek ve yeryüzündeki tüm sanayi ve kuruluşlarının iş yapış biçimlerini değiştirecek.

Huawei Yönetim Kurulu Başkanı Eric Xu yaptığı konuşmada, “Huawei’nin yapay zeka stratejisi, temel araştırma ve yetenek geliştirmeye yatırım yapmak, full-stack, tüm senaryolar için bir yapay zeka portföyü ile açık bir küresel ekosistem oluşturmak üzerine kuruldu. Huawei’de, yapay zeka ile yönetim ve verimliliği iyileştirmenin yollarını araştırmaya devam edeceğiz. Telekomünikasyon sektöründe, ağ işletme ve bakımını (O&M) daha verimli hale getirmek için SoftCOM AI’yi benimseyeceğiz. Tüketici ürünlerimize de gerçek yapay zekayı entegre ederek, onları her zamankinden daha akıllı hakle getireceğiz. Huawei EI genel bulut hizmetlerimiz ve FusionMind özel bulut çözümlerimiz, özellikle işletmeler ve hükümetler olmak üzere tüm kuruluşlar için zengin ve uygun maliyetli bilgi işlem gücü sağlayacak ve yapay zekayı daha kolay kullanabilmelerine yardımcı olacak. Portföyümüz ayrıca bir yapay zeka hızlandırma kartı, yapay zeka sunucusu, yapay zeka cihazı ve birçok farklı ürünü de içeriyor” açıklamasını yaptı.

Huawei full-stack, tüm senaryolar için yapay zekâ portföyü

Sengin seçenekler ve uygun maliyetli bilgi işlem gücü, entegre yapay zekayı mümkün kılıyor. Huawei’nin çözümleri, harcanan watt başına en iyi TeraOPS performansını sağlayan tüm senaryolara hazır. Ascend serisi, veri merkezlerinde minimum enerji tüketimi veya maksimum bilgi işlem gücü de dahil her senaryoda watt başına mükemmel performans sunuyor. Birleşik mimari yapısı, yapay zeka uygulamalarını farklı senaryolarda dağıtmayı, taşımayı ve birbirine bağlamayı da kolaylaştırıyor.

Etkinlikte duyurulan Ascend 910 ve Ascend 310 çipleri, Huawei’nin önde gelen yapay zeka yeteneklerini çip seviyesinde (yığının en alt tabakası) gerçekleştiriyor. Bu çipler, tüm endüstrilerde yapay zekanın benimsenmesini büyük ölçüde hızlandıracak.

Ascend çip serisinden başka, Huawei’nin full-stack yapay zeka portföyü aşağıdaki özellikleri de içeriyor:

• CANN (Yapay Sinir Ağları için Hesaplama Mimarisi): Bir çip operatörleri kütüphanesi ve yüksek oranda otomatikleştirilmiş operatörler geliştirme araç seti
• MindSpore: Cihaz, uç ve bulut için birleşik bir eğitim ve çıkarım çerçevesi
• Uygulama etkinleştirme: Tam pipeline hizmetleri (ModelArts), hiyerarşik API’ler ve önceden entegre edilmiş çözümler

Neden “full-stack” ve “tüm senaryolar”?
“Full-stack”, Huawei teknolojisinin işlevselliğini ifade ediyor. Huawei’nin full-stack portföyü; çipleri, çip etkinliğini, eğitim – çıkarım çerçevesini ve uygulama etkinliğini içeryor.

“Tüm senaryolar” ile Huawei, herkese açık bulut, özel bulut, her türden uç bilgi işlem, endüstriyel IoT cihazları ve tüketici cihazları da dahil olmak üzere, yapay zeka için farklı dağıtım senaryoları anlamına geliyor.

Kapsayıcı yapay zekanın sağlanması, tüm senaryolar için AI portföyü geliştirmede Huawei’nin temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Huawei, tüm paydaşlarla birlikte çalışarak yapay zekayı pratik bir gerçekliğe dönüştürmeye, bireyler, ve işletmeler için kapsayıcı ve erişilebilir hale getirmeye hazır.

Devamını oku

Haber

FUJIFILM Holdings ve Xerox güçlerini birleştirdi!

Yazan:

FUJIFILM Holdings Corporation ve Xerox Corporation, Xerox’u uzun süredir faaliyette olan Fuji Xerox ortak girişimi ile birleştirme yönünde nihai anlaşmaya vardığını duyurdu. Birleşmeyle ortaya çıkan şirket, yenilikçi baskı teknolojileri ve akıllı iş çözümlerinde bir dünya lideri olmayı hedefliyor ve temel coğrafi bölgelerde liderliği elinde bulundururken yıllık 18 milyar dolar gelir rakamına ulaşacak.

Birleşme ne getirecek?

Öngörülen birleşme ile Xerox hissedarlarına kapanışta ciddi bir nakit ödemesi yapılacak olup, bunun yanında yetkinlikleri ciddi ölçüde artan yeni şirkette de önemli bir paya sahip olmaları sağlanacak. Anlaşma şartlarına göre Xerox hissedarlarına, birleşmeyle ortaya çıkan şirketin bilançosundan karşılanmak üzere hisse başına yaklaşık 9,80 dolara tekabül eden 2,5 milyar dolarlık özel bir nakit temettü ödemesi yapılacak ve Xerox birleşmeyle ortaya çıkacak şirketin %49,9’una sahip olacak. Söz konusu nakit temettü tutarı, Xerox hisselerinin fiyatında bu gelişmenin etkisi görülmeden önceki 10 Ocak 2018 piyasa kapanışı itibarıyla ulaşılan 30,35 dolar rakamının %30’undan fazlasına tekabül etmektedir. Birleşmeyle ortaya çıkan şirkette Fujifilm’in payı %50,1 olacak ve firma önemli operasyonel destek ve dönüşüm liderliği sağlayacaktır. Birleşme, hem Fujifilm hem de Xerox’un Yönetim Kurullarında oybirliğiyle kabul edildi. Birleşmeyle ortaya çıkan şirket “Fuji Xerox” adını taşıyacak ve NYSE’de XRX koduyla işlem görecek. Yeni Fuji Xerox’un biri ABD’de Norwalk, CT’de, diğeri de Japonya’da Minato, Tokyo’da olmak üzere iki genel merkezi ve 180’den fazla ülkede faaliyetleri olacak. Birleşmeyle ortaya çıkan şirket, faaliyet gösterdiği bölgelerde artık simge olmuş “Xerox” ve “Fuji Xerox” markalarını muhafaza edecek.

Devamını oku