Sosyal medya

Donanım

Raijintek Ophion Evo ITX Kasa

Raijintek firması öncelikli olarak kasaları ve soğutma sistemleriyle biliniyor. Firmanın Orcus 240 adlı su soğutma sistemini kısa süre önce incelemiştik. Bu kez ufak boyutlarına rağmen donanım desteği açısından iddialı olan Ophion Evo kasası bizlerle. Uygun fiyatlı kasa buna rağmen tavlanmış cam kapaklar içeriyor. Ophion modeline kıyasla yüksekliği biraz daha fazla olan Evo versiyonu test merkezimizdeydi.

reklam

Klasik karton koliyle gelen ürünün iyi biçimde korunması şart çünkü ne de olsa çift tavlanmış cam dahil ve kırılma riski can sıkıyor. En azından cam olduğuna dair belirtici bir etiket eklenmiş. İç kısımda kalın süngerlere yer verilerek darbe etkisi düşürülmüş.

Kasa ile gelen aksesuarlar kablo düzenleme kementleri, darbe emici süngerler, Türkçe dahil çok dilde kurulum rehberi ve yeterli sayıda montaj vidaları.

Kasa son derece etkileyici bir görünüme sahip. Buna olanak verense parmak vidalarda sabitlenmiş tavlanmış cam kapaklar ve alüminyum kaplamalar. Kasa içi ve yerleştirilecek donanımlar net biçimde görülebiliyor. Genişlik 174, yükseklik 290 ve derinlik 375 mm. Evo olmayan modelin farkı 245 mm ile sınırlanan yükseklik.

Kasanın altında kolay biçimde çıkarılıp temizlenebilen mıknatıslı tip toz filtresi yer alıyor. Alt ve arka kısımlarda 0.8 mm kalınlıklı SPCC çelik malzeme kullanılmış. Yanlara ve öne 2 mm kalınlıklı alüminyum paneller vidalanmış. 3.56 kg boş ağırlık hiç de fazla değil. Tabanda kauçuk tip titreşim kesici dört ayak var.

Fırçalanmış alüminyum ön panel son derece sade ve şık. Güç butonu, arkasına gizli durum LED’leri, standart tip ve Type-C iki ayrı USB 3.0 portu bulunuyor. Herhangi bir optik sürücüye yer yok. Tavlanmış cam kapakların kalınlığı 3 mm.

Üst kısımda geniş bir havalandırma mazgalı var. Tepede duran toz filtresi mıknatıs kaplamalı ve kolayca temizlenebiliyor. Tepeye tek ya da çift 120 mm fan ya da 120/240 mm su soğutma radyatörü takılabiliyor. Zaten Evo versiyonda daha fazla olan yüksekliğin ana getirisi radyatöre izin vermesi. Aksi durumda Evo olmayan versiyon yeterli gelecek.

Kasanın içi beklenenden geniş görünüyor. Soldaki alana PS2 tip güç kaynağı, sağdaki alana ITX anakart yerleştiriliyor. Aynı zamanda arzu edenler tabana 120 mm fan ekleme şansına da sahip. Burada dikkat çeken faktör PCIe x16 tip uzatma kablosu çünkü ekran kartı anakartın arkasında kalıyor.

Ekran kartı için ayrılan alana başka bir donanım yerleştirilemiyor. Uzatma kablosunun ucunda dişi tip PCIe x16 yuvası var. En fazla 330 mm uzunlukta ekran kartı yerleştirilebiliyor. Ön panelden gelen USB 3.0 portları, güç butonu ve LED kabloları anakarta ulaştırtılmak zorunda. Anakart arkasındaki pencere sayesinde işlemci soğutucusu değiştirmek kolaylaşıyor.

Ekran kartı montajı son derece kolay. Ekran kartını takmadan önce arka kısmına koliden çıkan süngerleri yapıştırmayı eksik etmeyin. Aksi durumda kart sallanarak metal kasaya temas edebilir ve kısa devre sonucu yanabilir! Ekran kartı açısından genişlik sınırı 58 mm ve yükseklik sınırı 161 mm. Su soğutma olduğunda ekran kartı yüksekliği 135 mm’yi aşamıyor.

Ön panel arkasında çift 2.5 inç HDD/SSD alanı gizli. Monte etmek için altta ve üstte ikişer vida sökmeniz yeterli. Ardından kutudan çıkan montaj vidalarını disklere takmak ve bu özel deliklere yerleştirip diski sağa çekmek yetiyor. Kauçuk ara bağlantılar aynı zamanda disk titreşiminin ses yapmasını engelliyor.

PSU montajını sonra bırakmakta fayda var. İç kısma yerleştirdikten sonra alttan dört vidayla sabitlemek son derece kolay. Alta fan eklemek istemeyenler bu alana çift 2.5 inç HDD/SSD ya da tek 3.5 inç HDD ekleme olanağına sahipler.

Kasanın arka kısmında AC güç girişi var ve kasa içi kabloyla öndeki PSU altına ulaşıyor. Anakart ve varsa ekran kartı portlarına erişim sorun değil. Üstte görülen ekran kartıyla takılacak tavlanmış cam arasında belirli bir mesafe var. Böylece serin hava çekebiliyor. Kasa arkasına sıcak hava üfleyen ekran kartlarını öneriyoruz.

Anakart, soğutucu ve PSU eklendikten sonra kasa içindeki boş alan ciddi anlamda azalıyor. Bu yüzden mutlaka modüler tip PSU kullanmanızı ve kısa tipleri seçmenizi öneriyoruz. Kasanın izin verdiği en yüksek işlemci soğutucusu 90 mm olabiliyor. PSU ve işlemci soğutucusu da benzer biçimde tavlanmış cam kapaktan serin hava çekiyor ama alta fan eklerseniz akış çok daha iyi olabilir.

Son zamanların modası olan RGB LED’li donanımlar seçilerek eşsiz bir görünüm elde edilebilir. Zaten cam kapaklı kasalar bu amaca hizmet ediyor. Görüldüğü gibi daha kısa ve modüler bir PSU ile durum çok daha iyi. Bellekler ve ekran kartı da RGB LED’li seçilirse kasanızı görmek için sıraya girenlerin olacağını söyleyebiliriz! Normal versiyon için 120, Evo versiyonu içinse 125 Avro fiyat biçilmiş durumda. ITX anakart kullanarak güçlü ve gösterişli bir oyun PC’si toplamanıza olanak veriyor.

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Donanım

TP-Link Archer C80: Şirketin yeni router’ı neler sunuyor?

Yazan:

TP-Link Archer C80 inceleme makalemizde, şirketin yeni router modelinin özelliklerine yakından bakıyoruz. Bakalım orta segmente yeni bir soluk getirmeyi amaçlayan bu model bizlere neler sunuyor?

TP-Link Archer C80 kutu içeriği ve ilk izlenimler

Modelin kutu içeriğine baktığımızda ürünün kendisi, güç adaptörü ve bir adet ethernet kablosunun olduğuun görüyoruz. Tasarımsal açıdan ürün ilk bakışta bugüne kadar gördüğümüz TP-Link router modellerinden farklı görünüyor. Zira bu sefer piyano siyahı tasarımı yerine, yine siyah renkli ancak bu sefer mat ve ızgara görünümünün olduğu daha hoş bir tasarım kullanılmış.

reklam

Dahili dört antene sahip router modelinin arka bölümünde açma kapama tuşu, adaptör yuvası, WAN ve dört adet gigabit ethernet yuvası yer alıyor. Tüm ethernet yuvalarının gigabit desteğine sahip olması gayet güzel.

Ön tarafta ise güç ve bağlantı durumlarını gösteren LED aydınlatmalar mevcut.

Wi-Fi performansı nasıl?

Orta düzeyde başarılı Wi-Fi özellikleriyle öne çıkan bir router modeli olan Archer C80, bu anlamda konuşulması gereken önemli özellikler sunuyor. Bunlardan ilki 802.11ac Wave2 Wi-Fi desteği. Bu sayede ürün 5 GHz bandında 1300 Mbps, 2.4 GHz bandında ise 600 Mbit hızı kullanıcılara sunuyor.

Wi-Fi konusunda mutlaka değinilmesi gereken bir diğer nokta da, ürünün 3×3 MIMO teknolojisine sahip olması. MIMO teknolojisi, bant genişliği sınırlamalarından dolayı oluşan hız porblemine çözüm olan bir “çoklu alma ve gönderme” teknolojisidir. Günümüzde bu teknolojisi 2×2, 3×3 ve 4×4 olarak kullanan cihazlar var. TP-Link Archer C80 ise orta düzeyde yer almasına karşın 3×3 desteğiyle, selefi 2×2 MIMO‘ya göre çok daha efektif bir performans sunuyor.

Son olarak konu Wi-Fi olduğunda tabii ki her şey hız ve verimlilik değil. Çekim kapasitesi de bir o kadar önemli. Burada da şirket dört adet yüksek performanslı dahili anten ve Beamforming teknolojisi sayesinde oldukça güzel işler ortaya koymuş.

Kurulum ve özelleştirme

TP-Link’in son dönemde incelediğimiz birçok ürünü, bildiğiniz gibi Deco veya Tether uygulamaları üzerinden kolayca kuruluyor ve özelleştiriliyor. Archer C80 modeli için de iOS ve Android platformlarında yer alan Tether uygulamasını kullanmanız gerekiyor.

Hız testi

Ofisimize router modelinin kurulumu gerçekleştirdikten sonra, Wi-Fi bağlantısı üzerinden bir de hız testi yaptık. Ofisimizde 100 Mbit indirme, 4 mbit yükleme hızı sunan fiber bir internet kullanıyoruz. Sonuç aşağıda:

Son sözler

 

Bu makaleyi yazdığımız günlerde, ürünün Türkiye fiyatı henüz belli değil. Ancak cihazın sunduğu özellikleri değerlendirecek olursak, özellikle iyi bir Wi-Fi performansı isteyenler için orta düzeyde son derece güzel bir performans aldığımızı söyleyebiliriz.

Devamını oku

Aksesuar

43 inç ekranda 4K HDR ve 144 Hz keyfi! | DSC Nedir? (ROG Swift PG43UQ)

43 inç ekranda 4K HDR ve 144 Hz keyfi! | DSC Nedir? (ROG Swift PG43UQ)

4K çözünürlükte 144 Hz tazeleme hızı, 1 ms gecikme ve 43 inç gibi dev bir ekranda sunulmasını sağlayan Display Stream Compression (DSC) teknolojisi nedir? Ne avantajlar sağlıyor? Cevabını Asus ROG Swift PG43UQ modeliyle beraber veriyoruz.


İlginizi çekebilir; Televizyon gibi monitör! | ROG Strix XG438Q (43 inç, 4K, HDR, 120 Hz)

reklam

Günümüzde yer alan Display Port 1.4 ve HDMI 2.0 bağlantı teknolojileri yüksek çözünürlük aktarımını destekliyor olsalar da oyuncular için gerekli olan yüksek tazeleme hızıyla beraber darboğaz yaşamaktalardı. Maksimum olarak 4K’da 120 Hz tazeleme hızı verebilen DP 1.4, VESA tarafından geliştirilen Display Stream Compression (DSC) teknolojisi ile yüksek tazeleme hızlarına da çıkabiliyor.

Yüksek tazeleme hızı ve yüksek çözünürlükte aktarılan görüntü için çok yüksek hızlar gerekli. Bu nedenle bu kadar yüksek bir görüntü aktarımında DP 1.4 yetersiz kalıyor ve imput lag dediğimiz gecikmeler ve görüntüde renk sorunları ortaya çıkmakta idi. Şimdiye kadar bunun iki farklı çözümü varken bu çözümlerde de bazı sıkıntılar ortaya çıkıyordu.

Örneğin 4K’da 144 Hz tazeleme hızı elde etmek için çözümlerden biri çift Display Port ile tek ekrana görüntü aktarmak. Bu renk kaybını ortadan kaldırmayı başarsa da HDR gibi geniş renk gamutuna yetemediği görülmekte idi. VRR ve HDR için Choma Super Sampling teknolojisi kullanılırken HDR içerikler 4:4:4 olarak değil, 4:2:2 olarak verilmesiyle genel olarak renk kaybı da yaşanıyordu. Fakat DSC tek DP bağlantısı ile HDR, VRR ve kolay kurulum sağlarken aynı zamanda renk kaybını da ortadan kaldırıyor.

ROG Swift PG43UQ

Bunun ilk örneklerinden olan dev ekranlı ROG Swift PG43UQ ise yüksek boyutlu bir ekranda 4K gibi yüksek çözünürlük sunarken 144 Hz tazeleme hızı, 1 ms MPRT gecikme ve VESA Display HDR 1000 sertifikasıyla beraber geniş renk gamutunu da sorunsuz bir şekilde sağlıyor.

%125 sRGB ve DCI-P3 %90 renk desteği sunan PG43UQ, VA panelinde 3840 x 2160 piksel çözünürlük ve1000 cd/㎡’e varan parlaklık sunmayı başarıyor. Arkasında bulunan 2 adet HDMI 2.0 ve 2 adet DP 1.4 bağlantıları ile çoklu bağlantı imkanı sunan cihazda PIP ve ekran bölme ile iki farklı cihazı aynı anda tek ekranda kullanabilme imkanı mevcut.

AURA Sync destekli projeksiyonu ile farklı bir görünüm kazanan ROG Swift PG43UQ, özellikle yeni nesil konsollar için en ideal monitörlerden biri olacak gibi görünüyor.

Devamını oku

Donanım

İnternet sorununa en iyi çözüm bu mu? “TP-Link Deco P9”

Yazan:

TP-Link Deco P6 inceleme

TP-Link Deco P9 hibrit mesh sistemi, ofisimize ulaştı. Biz de bu makalede ürünün kimlere hitap ettiğini, özelliklerini ve kullanım deneyimlerini anlatacağız. Bakalım TP-Link Deco P9 modeli kullanıcılara neler sunuyor?

Kimler kullanmalı?

Sözünü ettiğimiz model hibrit bir mesh sistemi. Yani bizim halihazırda birçok videoda anlattığımız mesh teknolojisiyle birlikte elektrik hattı üzerinden internet ağını dağıtabileceğiniz powerline teknolojilerini tek bir bünyede buluşturuyor.  Bu sayede elektrik hattı ile duvar veya mesafe sınırını kolayca ortadan kaldırabiliyor ve evin her noktasında sağlıklı bir kablosuz ağa kavuşabiliyorsunuz. Şirketin aktardığı bilgilere göre, ürünün 3’lü paketi 560 m2’ye kadar bir kablosuz kapsama alanını bizlere sunuyor. Bu sayede odalar arasında engellerin veya uzun mesafelerin olduğu evlerle birlikte, çok katlı evlerde internet sorununu kökten çözebiliyorsunuz.

reklam

TP-Link Deco P9 inceleme 2

Kutu içeriğine baktığımızda bizim incelediğimiz model üçlü olduğu için 3x Deco P9 birimi, güç kabloları ve bir ethernet kablosu çıkıyor.

Kurulum aşaması

Son dönemde incelediğimiz TP-Link ürünlerine benzer olarak, Deco P9 modelini de hem iOS hem de Android platformunda bulunan Deco uygulaması üzerinden yapıyoruz.

Aşağıdaki ekran görüntülerinden görebileceğiniz gibi, uygulama size kurulumun nasıl yapılması gerektiği hakkında adım adım bilgilendirmeler sunuyor ve ardından bağlantı başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Tabii ki yine bu uygulama üzerinden, ağınızın tüm ayarlamalarını yapabiliyorsunuz.

TP-Link Deco P9 kurulum

Teknik özellikler & performans

TP-Link Deco P9 modeli, her şeyden önce evinde mesafeden veya aradaki engeller yüzünden kablosuz internet problemi yaşayanlar için müthiş bir çözüm. Zira hibrit bir Mesh teknolojisi olduğu için, katlı bir evde yaşasanız bile interneti taşımak problem olmuyor. Ayrıca Mesh teknolojisi sayesinde, ürünün kurulumunu bir kere yaptığınızda cihazlarınızla evin neresinde olursanız olun, otomatik olarak en iyi sinyalin geldiği birime bağlanılıyor ve karmaşa ortadan kalkıyor. Örneğin akıllı telefonunuzla alt katta iken aşağıdaki birimden, üst kata çıktığınızda ise üst kata konumlandırdığınız birimden sinyaller alınıyor. Tek bir Wi-Fi ağı olduğundan, siz bu ağlar üzerinde geçiş yapmak zorunda kalmıyorsunuz.

Toplamda 100’den fazla cihazla bağlanabildiğiniz hibrit mesh sistemi, 802.11ac teknolojisiyle birlikte çift bant destekliyor. Böylece 5 GHz bandında 867 Mbps, 2.4 GHz bandında ise 300 Mbps hızlarını sunuyor.

Son olarak modelin tüm TP-Link Deco birimleriyle uyumlu çalıştığını da belirtelim. Yani örneğin gerçekten çok büyük bir evde yaşıyorsanız ve üç paketli Deco P9 paketinin üzerine bir de Deco M3W birimini ayrıca satın alarak sisteme dahil edebiliyorsunuz.

Son sözler ve fiyat

Ev interneti için günümüzün en üst seviye çözümlerinden biri olan TP-Link Deco P9 sistemi, şu anda 2.100 TL civarında satılıyor. Çok katlı evlerde veya mesafe ile engeller gibi etmenler dolayısıyla tek katlı dahi olsa internetin problemli olduğu bir yerde yaşıyorsanız, bu model günümüz teknolojisine göre en etkili çözümlerden biri olacaktır.

Ürünün şüphesiz bugüne kadar gördüğümüz çözümlerden en büyük farkı mesh ile powerline teknolojisini birleştirmesi.

Devamını oku