Sosyal medya
Huawei P40 reklamı

İnceleme

Pro Evolution Soccer 2018 (PC) İnceleme

Japon oyun devi Konami’nin en popüler ve sevilen oyun serilerinden biri olan PES – Pro Evolution Soccer geri döndü. Her sene olduğu gibi bu sene de Eylül ayında futbol düşkünlerini PES ve FIFA heyecanı sardı. Bu seneki görünüşe bakılırsa Konami bir adım önde ve FIFA 18 çıkmadan iki hafta önce serinin 17. bölümü 13 Eylül tarihi itibariyle satışta. Serinin daha önceki bölümleri gibi bu oyun da aynı anda birden çok platformda kullanıcılara sunuldu ve hala Sony PS3 ve Xbox 360 versiyonları alınabiliyor. 2016’da kapakta Neymar yer almasına rağmen Barcelona değil Brezilya milli formasını giyiyordu. Geçen seneki PES 2017’de Neymar yanında Messi ve Pique gibi beş Barcelona oyuncusuna yer verilmişti ve işbirliğinden ötürü Camp Nou için özel erişim olanağı sunulmuştu. Bu işbirliği üç senelik olduğundan PES 2018 kapağında da Barcelona’lı oyuncular yer alıyor.

Gelişmiş paslaşma ve gol teknikleri eklenen geçen seneki oyunda uyum sağlayan yapay zekadan ötürü oyuncuların oyun stiline uyum sağlayan bir deneyim söz konusuydu. PES 2017 için Arsenal ve Liverpool ile de anlaşılmış ama Real Madrid, Bayern Munich, MU, Juventus ve Porto yer almamıştı. Ciddi beğeni kazanan bu bölümden sonra PC, Xbox 360, Xbox One, PS3 ve PS4 sürümleri satışa sunuldu. Hemen öncesinde 30 Ağustos tarihinde konsollara özel demo sürümü sunulmuştu. Demoyu denemek isteyen PC kullanıcıları ise Steam platformu üzerinden temin edebiliyor. Az önce söz ettiğimiz özel işbirliğinin bir getirisi olarak aynı zamanda Barcelona Ediiton da satışta. Aynı zamanda Premium versiyon olarak da geçen bu özel sürümün farkı myClub içeriği olarak FCB ve FCB Legend temsilcileri yanında 1000 myClub puanı, on hafta boyunca 10 bin GP bonuslarının gelmesi.

17 dil desteği olan oyunun Türkçe arabirim desteği var ama seslendirme açısından şimdilik diğer dilleri seçmek zorundayız. Denediğimiz PC tarafında sistem gereksinimlerine bakınca en az 64-bit işletim sistemi, Intel Core i5 ya da AMD FX 4100 işlemci, 8 GB RAM bellek, 30 GB boş disk alanı, GeForce GTX 650/Radeon HD 7750 ekran kartı gerekiyor yani açıkçası yüksek gereksinimler olduğu söylenemez. DirectX 11 destekli olan oyun için önerilen sistemse biraz daha üst model işlemci ve ekran kartı seçilmesi. Steam üzerinden 199 TL fiyatla sunulan oyunun pahalı olduğu ve önceki bölümleri geride bıraktığı açık. Hele ki Barcelona sürümü için istenen 249 TL ciddi anlamda yüksek. PES 2017 şu anda 65 TL seviyesine gerilemiş olsa da ilk çıktığında 159 TL idi. Acaba neden böyle bir artış gerekli oldu? Aral Game sitesine bakınca şu anda indirimle 150 yerine 135 TL’den alınabildiğini görüyoruz.

Stratejik top sürme, duruma göre vücudun farklı yerlerini kullanma imkanı veren Real Touch+, yeni menüler ve gerçek görseller, tek kişilik santra, daha fazla serbest vuruş seçeneği, arkadaşlarla oynamak için 2-2 ya da 3-3 co-op, beğeni gören rastgele maç, sezon öncesi turnuvalar, gelişmiş transfer sistemi, daha gerçekçi vücut hareketleri ve yüz ifadeleri, maç öncesi röportajlar ve soyunma odaları gibi iyileştirmeler içeren PES 2018 sürümünün temelinde Fox Engine adlı oyun motoru var. PES 2014’ten beri kullanımda olan ve diğer Konami oyunlarında da kullanılan bu oyun motoru çok platforma destek verdiği için oyun geliştirme süreci kısalıyor. PES 2017 temelleri üzerine kurulu olup eklemeler yapan PES 2018’de daha fazla esneklik var. Bu oyunda ne kadar fazla deneyime sahipseniz farkınızı o kadar belirgin biçimde sahaya yansıtabilirsiniz.

En heyecan yaratan nokta ise Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray yanında Türk milli takımın bile PES 2018 ile geliyor olması! İşte bu yüzden bizler açısından son derece cazip hale geliyor. Diğer Avrupa Ligleri kısmına girince üç büyükler lisanslı olarak yer alıyor. İç saha ve deplasman formaları bile otomatik olarak aktifleşiyor. Avrupa içindeyse Türk milli takımı lisanslı olarak bulunuyor. Bunlar lisanslı olduğundan istediğimiz biçimde özelleştiremiyoruz. Toplam 38 stadyum yer alsa da bizden stadyum yok. Online sunucular birkaç gün gecikmeden sonra devreye girdi ve eğlencenin dozajı daha da arttı. Bu seneki oyunda daha gerçekçi bir deneyim söz konusu ve mükemmel biçimde yerine ulaşan paslar azalıyor yani artık takım arkadaşlarınızın yerini yakın biçimde takip etmeniz ve yerine giden paslar atmanız gerekiyor. Kaptırılan toplardan doğan kontrataklarda ödenecek bedel ağırlaşıyor. Sonuç olarak oyunun nasıl bir seyre dalacağını tahmin etmek güçleşiyor.

KÜNYE

Yapımcı: Konami

Yayıncı: Konami

Tür: Spor

Platform: PC, PS4, Xbox One

Webwww.konami.com/wepes/2018/eu/en/

Nereden Alınır: Steam ya da Aral Game

Puan: 86

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Fiat, Egea temelli bir SUV planı yapıyor olabilir!

Otomotiv sektöründeki en revaçtaki araç sınıflarından biri hiç şüphesiz SUV‘ler. Fiat‘da bu akıma uyarak kazançlarını arttırma peşinde olabilir.


İlginizi çekebilir: Volkswagen T-Roc Black Edition geliyor!


Fiat‘ın üst düzey yöneticilerinden Oliver Francois, Egea’nın yeni neslinde Volkswagen T-Roc, Hyundai Tuscon, Nissan Qashqai gibi kompakt SUV türündeki araçlar gibi yan modellere sahip olabilir.

Francois’in AutoExpress ile olan bir röportajında “Tipo (Egea) satışları iyi gidiyor fakat bir SUV kadar değil. Tipo’nun yeni nesliyle birlikte, SUV araçlarla daha rekabetçi bir ortam yakalamalıyız.” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Fiat, yeni nesil Egea’nın geliştirirken mevcut model çeşitlerini (hatchback, sedan ve station) koruyacağına kesin gözüyle bakılıyor. Fakat Kia XCeed rakibi bir dördüncü modelle aileyi genişletebilir veya bu fikrin fişi tamamen çekilebilir. Başka bir seçenek ise söz konusu aracın Egea ailesinden ayrı, başka bir isim altında farklı bir model olarak gelmesi.

Kia XCeed

Tipo (Egea)’nın üstünde, yanında veya yeni bir Tipo serisi görmeyi bekleyenler olabilir. Fakat aile taşımacılığı için tercih edilenler genelde Qashqai tarzında oluyor. Kimler bu konuda iyi? Skoda, Seat, Kia ve Hyundai gibi bütçe dostu markalar. Evet, biz onlarla rekabet edeceğiz dürüst olmak gerekirse. Fiat’ın ürün gamında, bu bölümün eksikliklerini hemen kapatmamız ve hızla beslememiz bizim için çok önemli.” diye ekledi Francois.

Fiat’ın bu planının, FCA-PSA grubu ortaklığından da nasibini alması bekleniyor. Fakat Peugeot 3008, Citroen C5 Aircross ve Opel Grandland X gibi modellerin, henüz akıbeti belli olmayan bu crossover için platformlarını paylaşıp paylaşmayacağı belli değil.

Fiat Punto yerine gelecek bir süper mini de planlanıyor

Fiat Punto

İtalyan üreticinin küçük sınıf hatchback üretmeye de hevesli olduğu söyleniyor. Birkaç sene önce üretimi sonlanan Punto ile Fiat, meydanı VW Polo, Renault Clio ve Ford Fiesta gibi rakiplerine bırakmıştı. Fiat’ın planladığı bu model için yine PSA‘yla ortak hareket edilebilir, Peugeot 208 ve Opel Corsa ile kardeş bir araç görebiliriz.

Francois, “B segmentinde bir temsilciye ihtiyacımız var. Bu aslında gizemli bir plan değildi. Sadece sürekli erteleniyordu. Şimdilerde ise gelişme aşamasında. Ancak bu modelden bahsetmek için henüz çok erken. Fakat B segmenti için bir temsilcimiz kesinlikle olacak.” dedi.

 

Devamını oku

Akıllı Telefon

Xiaomi Mi 10 inceleme – Karmaşık duygular içindeyiz!

Yazan:

Xiaomi Mi 10 inceleme -kapak

Xiaomi Mi 10 inceleme videomuzda, ülkemizde kısa bir süre önce satışa çıkan amiral gemisi modelini inceliyoruz. Bakalım şirketin ülkemizde şu anda yaklaşık 8200 TL civarında satılan amiral gemisi modeli Xiaomi Mi 10 bizlere neler sunuyor?

Xiaomi Mi 10 inceleme – Tasarım ve ekran detayları

Cihazın yeşil, gri ve pembe olmak üzere üç farklı renk seçeneği var. Modelin önü ver arkası Corning Gorilla Glass 5 cam, yan çerçeveleri ise metal malzemeden üretilmiş. Ön taraftan baktığınızda köşede yer alan ön kamera deliği ve kavisli ekran tasarımı oldukça güzel bir görüntü sağlıyor. Arka tarafta ise Mi Note 10  modeline benzer bir kamera tasarımının kullanıldığını görüyoruz. Telefonun tasarımsal açıdan en beğendiğimiz noktası stereo hoparlörler oldu. Zira hem üst hem de alt tarafta yer alan hoparlörler, mono hoparlör kullanan cihazlara kıyasla çok daha iyi bir deneyim sunuyor. Telefonun ekran altına gömülü parmak izi sensörü de oldukça kararlı çalışıyor. Ancak P40 Pro gibi rakiplerine oranla hız anlamında biraz daha yavaş kaldığını belirtelim. Telefonun tasarımsal açıdan göze çarpan iki eksiği var. Bunlardan birincisi suya ve toza dayanıklılık sertifikası olmaması ve 3.5 mm’lik kulaklık girişinden mahrum olması.

6.67 inç boyutlu Super AMOLED panel kullanan ve 1080p Full HD+ bir çözünürlükle gelen Xiaomi Mi 10 modelinde, 90 Hz yenileme hızı ve HDR10+ desteği yer alıyor. Hem yüksek kare hızı, hem de oldukça yüksek bir parlaklık seviyesine çıkabilen ekran, gerçekten telefonun en başarılı olduğu konulardan biri olmuş.

Performans ne durumda?

Xiaomi Mi 10 modelinde Snapdragon 865 işlemci, 8 GB RAM ve 128 GB ile 256 GB arasında değişen depolama alanı seçenekleri yer alıyor. Telefonda microSD kart desteği yok ve mevcut dahili depolama UFS 3.0 standartını kullanıyor.

Snapdragon 865 işlemci, şu anda Androdi ekosisteminin en güçlü işlemcisi. Hal böyle olunca telefon performans anlamında şu an alabileceğiniz en iyi modellerden biri.

Kameradaki “Pro” kırpmaları can sıkıyor!

Gelen Xiaomi Mi 10 inceleme yazımızda, en önemli konulardan biri olan kameraya. Telefonda 108 MP’lik bir ana kamera, 13 MP ultra geniş açı, 2 MP makro ve 2 MP derinlik algılayıcısı bulunuyor. Telefonun ana kamerası, “amiral gemisi” ismine yakışır olsa da Pro modelden ayırmak için kullanılan yardımcı kameralar o “amiral gemisi” sıfatına pek yakışmıyor. Buna rağmen telefon portre fotoğraflarında oldukça başarılı, gece çekimlerinde en iyisi olmasa bile gece modunu da kullandığınızda güzel sonuçlar veriyor. Ancak makro kamera ve geniş açı kamerası cihazın eksi noktalarından sayılabilir. Video tarafında ise 8K 30 FPS, 4K – 30 FPS/60 FPS desteği bulunuyor. OIS sadece 4K 30 FPS ve alt çözünürlüklerde çalışıyor.

Son olarak cihazda 4780 mAh batarya, 30W kablolu ve kablosuz şarj ile 5W tersine şarj desteği bulunuyor. Modeli kullanırken 90 Hz ekranda kullanmamıze rağmen 9 saatlik bir ekran süresi aldık ki, bu değer bir amiral gemisi için gayet iyi.

https://youtu.be/fz3sTzzUslQ

Devamını oku

Aksesuar

Razer Basilisk X Hyperspeed incelemesi | Kablolardan kurtulun!

Razer Basilisk X Hyperspeed

Razer Basilisk X Hyperspeed modeli markanın sevilen Basilisk faresinin yeni nesil ile beraber kablosuz özgürlük ile kavuşturuyor. Yeni Basilisk serisi Basilisk V2, Basilisk X Hyperspeed ve Basilisk Ultimate olarak üç model ile karşımıza çıkarken bu yazımızda kablosuz özgürlük arayanlara Hyperspeed modelini inceliyoruz.


İlginizi çekebilir; Razer Opus, resmi olarak duyuruldu!


Razer Basilisk X Hyperspeed incelemesi

Razer Basilisk X Hyperspeed, tam kablosuz bir özgürlük sunması ile dikkat çekiyor. 2,4 GHz alıcısıyla ya da Bluetooth LE üzerinden iletişim kurabilen fare, hem farklı cihazlar arasında kolayca geçiş sağlarken, aynı zamanda tam bir özgürlük vadediyor.

Tasarımına baktığımızda tanıdığımız özelleştirilebilir bir Basilisk tasarımı yer alan cihazda 6 adet programlanabilir tuş bulunuyor. Ancak şahsen sevdiğim baş parmağınıza denk gelen tetik tuşu Basilisk X Hyperspeed modelinden kaldırılmış. Fakat Basilisk V2 ve Basilisk Ultimate modellerinde bu tuş yer alıyor ve 11 adet programlanabilir tuş bulunuyor. Bu konuda biraz eksik kalmış diyebiliriz. Ayrıca Razer’ın alışılagelmiş Chroma efektleri de bu modelde yer almıyor. Bunun asıl sebebi ise hem RGB aydınlatma istemeyenleri düşünmek hem de pil ile çalışan bu modeldeki kullanım ömrünü uzatmak olduğunu düşünüyorum. Fakat tasarımsal olarak sağ ele göre oluşturulan bu model, rahat bir kullanım vadediyor. Malzeme kalitesi de oldukça iyi ki Razer’dan bunu bekleriz.

Üstün performans

Razer Basilisk X Hperspeed kablosuz bir fare olması nedeniyle kablosuz performansına baktığımızda kabloluyu aratmıyor. CS:GO, Valorant, COD Warzone gibi rekabetçi oyunlarda da geri kalmadan kablolu fare kullanan rakiplerinizden gecikmesiz bir şekilde baş edebilmenizi sağlıyor. Adından da anlaşılacağı gibi Hyperspeed teknolojisi yer alıyor. Razer’ın verdiği bilgiye göre rakiplerine nazaran %25 daha hızlı bir tepkime süresi veriyor. Aynı zamanda dünyanın en iyi tıklama gecikmesiyle bu noktada rakipsiz olduğu belirtiliyor. Adaptif frekans desteği ile kablosuz cihazların fazla olduğu durumlarda yaşanabilecek gecikme ve kopmaları önlemek için en uygun ve en hızlı frekansa geçebiliyor.

%99,4 gibi çok yüksek takip doğruluğu ile kutudan çıkan Razer Basilisk X Hyperspeed Razer patentli 5G optik sensörü ile 16.000 DPI değerine çıkabilen 450 ips hızında ve 40 G’ye varan hızlanma desteğiyle gerçekten başarılı sunabiliyor. Tüm oyun ve profesyonel işlerinizde hassas ve anlık dokunuşlara imkan veren bu sensör, piyasanın en iyilerinden biri konumunda.

Şarjım biter mi derdi yok

Kablosuz bir fare olarak uzun batarya ömrü de önemli yanlarından biri. 2,4 GHz bandında 280 saate varan Razer Basilisk X Hyperspeed’in batarya süresi BT LE modunda ise 450 saate kadar uzayabiliyor. Tek bir AA kalem pil ile çalışan cihazda bu kullanım ömrü tercih edeceğiniz yeni pillere göre de değişebilecekken ucuz pil kullanımlarında çok daha kısa olabileceğini de bahsedelim. Bu noktada kablolu ya da kablosuz şarj desteği olsa daha iyi olabilir diye düşündüren Razer, bunu arayanlara Basilisk Ultimate modelini çıkarmış. Yani olmazsa olmaz özelliklerin yanı sıra opsiyonel avantajları farklı bir model ile sunarak daha alınabilir bir ürün ortaya koymuşlar.

Genel olarak baktığımızda halen aktif olarak kullandığım Razer Basilisk X Hyperspeed modeli ergonomik tasarımı, rahat kullanımı ve üst seviye optik ve bağlantı teknolojileri ile e-spor arenalarında kablosuz özgürlük adına tercih edilebileccek bir model ortaya koymuş. Yüksek DPI değeri ile her oyuna uyum sağlayan cihazın yetemeyeceği bir durum görmedim. Fazlasını arayanlara bahsettiğim gibi Ultimate modelini tavsiye ediyorum. Kablolu sevenler ise Basilisk V2’yi tercih edebilirler.

Devamını oku