Sosyal medya

Güvenlik

ESET “İnatçı virüslere geçiş yok!” diyor

enjoy-eset

Dünyanın en büyük antivirüs yazılım kuruluşlarından olan ESET, NOD32 ve Smart Security ürünlerinin 7‘nci sürümlerini kullanıma sundu. ESET yeni ürünlerinde, güvenlik yazılımlarını aldatmaya yönelik karmaşık  algoritmaları tespit eden derinlikli algılama teknolojileri geliştirdi.

ESET 7, sıfırıncı gün saldırıları ve güncelleme açıklarına karşı kullanıcıyı korurken, yeni temizleyici modülüyle de inatçı virüslerin temizlenmesini sağlıyor. Çalışmalarıyla teknolojinin daha güvenli kullanılmasını sağlayan ESET, marka konseptini de “Enjoy Safer Technology“ olarak değiştiriyor.

reklam

Türkiye antivirüs pazarının lideri ESET, katlanarak büyüyen dijital saldırılara karşı kullanıcıları koruyacak ESET NOD32 Antivirus ve ESET Smart Security ürünlerinin 7’nci sürümlerini İstanbul Divan Taksim Oteli’nde yapılan basın toplantısıyla tanıttı.

Versiyon 7 ürünleri, bilgisayar sistemlerini hedef alan virüs, truva atı, solucan, rootkit, botnet, oltalama teknikleri ve casus yazılımlar gibi kötü amaçlı yazılımlara karşı en yeni teknolojiyle ve geliştirilmiş algılama metotlarıyla mücadele ediyor.

Siber suçlular, son dönemde algılanmaktan kaçınacak biçimde tasarlanmış, yoğun  şekilde şifrelenmiş kötü amaçlı yazılımlara odaklanmış durumda. Bulaşma ve zarar verme olasılığını daha da artırmak için, kötü amaçlı yazılımlar genel olarak web tarayıcılar, PDF okuyucular, e-postalar ya da Office bileşenleri gibi uygulamalar suistimal edilerek dağıtılıyor. Bu konuya odaklanan ESET, yeni sürüm ürünlerinde temel algılama teknolojisinin kapsamını genişletti.

Derinlikli algılama teknolojileri

V7 ürünlerindeki en yeni özelliklerden Exploit Blocker (Suistimal Önleyici), savunmasız uygulamaların suistimal edilmesi sürecini hedef alıyor ve sıfırıncı gün tehditleri olarak da bilinen yeni ve keşfedilmemiş kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma sağlıyor. Advanced Memory Scanner  (Gelişmiş Bellek Tarayıcı), diğer teknolojilerin saptayamadığı ve tarayıcı gizlenme tekniklerini kullanarak algılanmaktan kaçınan kötü amaçlı yazılımlardan korunmaya yardımcı oluyor. Vulnerability Shield   (Güvenlik Açığı Kalkanı) ise ağ protokollerindeki açıklar ve güvenlik zayıflıklarından faydalanmaya çalışan saldırıları engelliyor.

eset-maximum-prto

İnatçı virüsler için özel temizleyici

Sadece algılama değil, kötü amaçlı yazılım temizleme konusuna da özen gösteren ESET Ar-Ge ekipleri, Temizleyici Modülü’nü geliştirerek Versiyon 7 ürünlerine, özellikle rootkitler ve en inatçı kötü amaçlı yazılımların silinmesine yardımcı olmak için özel temizleyici ekledi. Hackerlerin önemli hedef alanlarından olan sosyal medya dünyasını da mercek altına alan ESET, Versiyon 7 ürünlerinde ESET Sosyal Medya Tarayıcısı’na Facebook’dan sonra Twitter’ı da dahil etti.

Türkiye’de sektöründe ilk: 7/24 Canlı ESET Destek

Hem dünyada hem Türkiye’de antivirüs dünyasındaki genel uygulama, teknik destek hizmetinin mesai saatleri içinde uygulanmasıdır. Ancak müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmaya odaklanan ESET Türkiye, tüm global ESET sistemi içinde bir ilke imza atarak, telefonla ve online olarak canlı ve kesintisiz hizmet verecek 7/24 “ESET Destek“ uygulamasını da hayata geçiriyor. ESET kullanıcıları artık 0850 221 37 38 numaralı telefondan ürünlerle ilgili teknik destek alabilirler.

Yeni marka konsepti: Enjoy Safer Technology

Basın toplantısında yeni sürümlerin özelliklerini aktaran ESET Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Alev Akkoyunlu, ESET’in global olarak Versiyon 7 ürünleriyle birlikte marka konseptini de “Enjoy Safer Technology“ olarak değiştirdiğini duyurdu. Akkoyunlu, “Sistemlerimize yönelen pek çok tehdit var. Ancak ESET olarak kullanıcıların korkmadan, keyif alarak teknolojiden faydalanmalarını istiyoruz. ESET’te teknolojinin keyfinin daha güvenli bir şekilde çıkarılmasını sağlayan ürünler sunuyoruz. Bu nedenle global olarak artık bu marka konseptini kullanacağız“ dedi.

eset-alev-akkoyunlu

Siber suçlular siber mafya oldu

ESET Türkiye CEO’su Alain Soria ise siber tehditlerin çarpıcı şekilde büyüdüğünü belirterek, “Örneğin global şirketlere yönelik siber saldırılar son bir yılda iki katına; %18’den %35’e çıktı. Bu da gösteriyor ki, artık karşımızda birkaç heyecanlı kişi yok.

Siber suçlular artık organize siber mafyaya dönüştü. Bu siber mafya, şimdi yeni nesil yazılımlar ve kodlarla teknolojik olarak görünmez hale gelmeye çalışıyor. Bu nedenle ESET yaratıcı stratejiler ve dünyanın farklı ülkelerine yayılmış 9 araştırma merkeziyle, kötü amaçlı yazılımlara karşı önlem almaya çalışıyor. ESET, bugün ürünleriyle pek çok ülkede en çok tercih edilen antivirüs yazılımlarını sunuyor. Türkiye’de de öyle. 11 milyon kullanıcı ve %33’lük pazar payıyla ESET NOD32 ve ESET Smart Security, en çok kullanılan bilgisayar güvenlik yazılımları konumunda. Yeni sürümlerin Türkiye’deki pazar lideri pozisyonumuzu daha da pekiştirmesini bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Basın Bülteni

4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi 19 Mart’ta düzenlenecek

4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi 19 Mart'ta düzenlenecek

Kritik alt yapılarda siber güvenlik konusu, 4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi ile masaya yatırılacak.


İlginizi çekebilir; 2. e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nde “Kamudaki Zaafiyetler” konuşulacak!

reklam

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) binasında, 19 Mart’ta gerçekleştirilecek etkinlikte, siber güvenlik ekosistemini oluşturan beş ana paydaş olan; üreticiler, kullanıcılar, sivil toplum kuruluşları (STK), üniversiteler ve kamu kurumlarını temsil eden 20 konuşmacı yer alacak.

e-safe

Etkinliğin açılış konuşmalarını; Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ve e-Safe Kurucusu ve Zirve Başkanı Musa Savaş yapacak. Zirvenin kesinleşen konuşmacıları arasında ise Gazeteci Dr. Hakkı Öcal, Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri Prof. Dr. Kerem Alkin ve CNK Global Siber Güvenlik Direktörü M. Kani Hacıpaşaoğlu bulunuyor.

Zirveye; aralarında CEO’lar, CTO’lar, CSO’lar, siber güvenlik uzmanları, bilişim uzmanları, hukukçular, bilişim sistemi yöneticileri, adli bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya temsilcileri ve akademisyenlerin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde siber güvenlik alanında çalışan personelin katılımı bekleniyor.

Etkinliğin bu yılki sponsorları da şimdiden kesinleşmeye başladı. Etkinliği destekleyecekleri kesinleşen sponsorlar arasında; DE-CIX, HAVELSAN, Keenetic, Privia Security, Trend Micro, Türk Telekom, Türksat ve ULAK bulunuyor.

Etkinlik ayrıca, pek çok STK ve medya kuruluşu tarafından önemli bir destek görüyor. Etkinliği destekleyen STK’lar arasında; Bilişim Medyası Derneği (BMD), Dijital Kalkınma Derneği (Dijikad), Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD), Mobil Servis Sağlayıcı İş Adamları Derneği (MOBİLSİAD), Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği (TUYAD), Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ve Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) var.

4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nin ana teması olan Kritik Alt Yapılarda Siber Güvenlik, şu üç oturumda ele alınacak:

  • Devlet, Ekonomi ve Savunma
  • Telekom ve Ulaştırma
  • Enerji ve Sağlık

Etkinliğin 540 Katılımcısından Biri Siz Olabilirsiniz

4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi ile ilgili detaylı bilgiye, etkinliğin resmi web sitesi olan https://e-safe.org/ adresinden ulaşılabiliyor. Zirveye ziyaretçi olarak katılmak isteyenlerin ise bu adres üzerinden kayıt yaptırmaları gerekiyor ancak ziyaretçi sayısı 540 ile sınırlandırılmış durumda. Kontenjan dolmadan kaydınızı yaptırmayı unutmayın!

Devamını oku

Güvenlik

Akıllı cihazlar bizi dinliyor!

Akıllı telefonlarımız bizi dinliyor!

Günümüzde etrafımız tamamen akıllı cihazlar ile çevrili desek yeridir. Peki bu cihazlar bizi ne kadar takip ediyor? Cnet.com üzerinde yayımlanan makalede, pek çok araştırmacının veri sızıntıları ile ilgili çalışmalarına yer verilerek konu ele alındı.

Akıllı cihazlar içine kurduğumuz uygulamaların verilerimize talip olduğu artık bilinen bir gerçek. Fakat bu veriler alınırken verdiğimiz izinlere ne kadar sadık kalındığı büyük bir bilinmez. Araştırmalar izin vermediğimiz halde 1000’den fazla uygulamanın seçimlerimizi göz ardı ederek verilerimizi aldığını gösteriyor. Ortaya çıkan sonuçlar korkutucu düzeyde. Kadın sağlığı ile ilgili bilgi ve takip hizmeti sunan bir uygulamanın bu hassas verileri Facebook vb. firmalar ile paylaşması, reklam amaçlı aramaları engelleyen bir uygulamanın arama verilerimizi analiz firmalarıyla paylaşması gibi ciddi veri hırsızlıkları araştırmacılar tarafından ortaya çıkarıldı.

reklam

Yapılan çalışamalarda akıllı cihazlar üzerinden sızan verilerin izleri sürüldü ve kayıt altına alındı. Bu yöntemdeki amaç ise paylaşılan verinin miktarını ve ne ölçüde paylaşıldığını görmekti. Elde edilen veriler ışığında, masum görünen bir hava durumu uygulamasının dahi konumumuzu sadece hava durumunu göstermek amacıyla kullanmadığı, verileri aynı zamanda reklam servisleri ile paylaştığı görüldü.

Akıllı cihazlar bizi dinliyor!

Uluslararası Bilgisayar Bilimleri Enstitüsü Güvenlik ve Gizlilik Araştırmaları Bölümü yöneticisi Serge Egelman, uygulamaların gizlilik politikalarının anlamsız ve gerçeği yansıtmadığını, gerçekleri öğrenmenin tek yolunun uygulamaları takip etmenin olduğunu belirtti. Bu takip sonunda, verilerin çoğu zaman reklam servisleri ile paylaşıldığını farkettiklerini fakat paylaşımın bununla sınırlı kalmadığını ve devlet birimlerine dahi gönderilebildiğini sözlerine ekledi. Paylaşılan veriler arasında IMEI, WiFi MAC adresi, SIM kart seri numaraları, konum ve arama bilgileri bulunuyor. Araştırmacılar bu çalışmalar ile akıllı cihazlar üzerinden yapılan veri takibinin ne kadar ciddi seviyelere ulaştığına ışık tutmayı amaçlıyor ve endişelerini dile getiriyorlar.


İlginizi çekebilir: Google, güvenlik açığı bulunan Android cihazların bir listesini yayınladı!


Kullanıcı olarak ne gibi önlemler alabiliriz?

Bu konuda kullanıcı olarak yapabileceklerimizin çok sınırlı olmasına rağmen öncelikle akıllı cihazlarımızda bulunan güvenliksiz uygulamaları tespit etmemiz gerekiyor. Şuan için bu konuda en kolay yol olarak haberimize konu olan araştırmanın sahipleri tarafından başlatılan bir girişim olan AppCensus’u önerebiliriz. AppCencus uygulama veri tabanını bize ücretsiz olarak sunarak, aramalar yapmamıza ve veri sızdıran uygulamalar hakkındaki analizlere ulaşmamızı sağlıyor. Veri sızdıran uygulamları tespit etmemiz sonrası uygulamayı akıllı cihazınızda tutup tutmamak elbette ki sizin kararınız. Konu hakkında daha ayrıntılı bilgiye blog.appcensus.io üzerinden ulaşabilirsiniz.

Devamını oku

Google

Google Fotoğraflar özel görüntülerinizi yabancılara gönderdi

Google Fotoğraflar

Google Fotoğraflar adlı popüler servisin yürütücüsü Google, bahse konu uygulamayı kullanan bazı kişilere gönderdiği mailde özel fotoğraflarının ve videolarının yabancılara gönderilmiş olabileceğini kabul etti. The Verge’de Tom Warren imzasıyla yayınlanan haber ile yaşanan problem gün yüzüne çıktı.


İlginizi çekebilir: Google Maps skandalının sebebi açıklandı

reklam

Google Fotoğraflar

Google Fotoğraflar probleminden kimler etkilendi?

Google, 21 – 25 Kasım arasında Google Fotoğraflar aracılığıyla kişisel verilerini indirmek isteyen kullanıcılara başkalarına ait görsellerin gönderildiğini ifade etti. Teknik bir sorundan kaynaklandığını ileri sürdüğü bu problemden çok az sayıda kullanıcının etkilendiği belirtildi. Etkilenen kişi sayısını uygulamayı kullananların %0,01‘i olduğu açıklandı. Teknoloji devi tam olarak kaç kişinin bu sorundan etkilendiğini ya da kaç video ve fotoğrafın söz konusu olduğu gibi ayrıntılı verileri ise açıklamadı. Fakat ilgili uygulamanın yaklaşık bir milyar kullanıcısı olduğu düşünüldüğünde problemden çok sayıda insanın etkilendiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Google Fotoğraflar

Google bir anlamda kişisel verilerin korunması sorumluluğunu yerine getirmediğini kabul ettiği metinde, kullanıcılarını özel fotoğraf ve videolarının başkalarına gönderilmiş olabileceği konusunda uyardı. Bu kullanıcılarına üzgün olduğunu ifade etmekle ve ilgili olay sebebiyle doğabilecek muhtemel tüm rahatsızlıklar için özür dilemekle yetindi.

Google ayrıca  sorunun analiz edildiğini ve çözüme kavuşturulduğunu da açıkladı.

Devamını oku