Sosyal medya
Xiaomi Mi 10 banner

Genel

2021 Ford Bronco Sport, büyük Bronco’ları aratmıyor!

Uzun zamandan sonra geri dönen Ford Bronco efsanesi, küçük kardeşleri Bronco Sport ile şehir kullanımına daha elverişli bir seçenek sunuyor. Büyük Bronco’lardan daha küçük hacimli motorları ile ülkemiz pazarında görme ihtimalimiz oldukça da yüksek.


İlginizi çekebilir: Efsane Ford Bronco geri döndü!

reklam

Yollarda sıklıkla gördüğümüz crossover araçlardan biraz daha çetin ceviz bir araç arayanlara hitap ediyor Bronco Sport. Tasarım olarak büyük Bronco’lara benzer haliyle, kompakt SUV sınıfına üst düzey arazi kabiliyetini getiriyor.

Ford, modeli geliştirirken kapsamlı araştırmalar yaptı ve (kullanıcı forumlarını gizlice takip etmek dahi) birçok kişinin yeni Bronco’larda efsane modelde yer alan “ruh ve kimliğin korunması” düşüncesinde anlaştığını gördü. Bu yüzden orijinal Bronco ile “basit ama işlevsel” şeklinde bir bağ bulunuyor yeni Bronco ailesinde.

Yeni Bronco ailesinin tamamı aynı kişiler tarafından tasarlandığı için, her ne kadar farklı modeller olsa da benzer tasarım detayları görmek mümkün. Bronco Sport, dairesel farlarla çevrili bir “kapsül kartuş ızgara” tasarımı buna en büyük kanıt.

Dış tasarımda dikkat çeken diğer detaylar ise ön çamurluklarda yer alan hava kanalları ve basamaklı “safari” tarzında bir tavanın yer alması. Tavanın basamaklı tasarımı, aracın yükleme yeteneklerini arttıran bir detay.

Aracın arka tasarımında ise “Bronco Sport” yazısı yer alan cam kapaklı bagaj kapağı yer alıyor. Bu cam kapak sayesinde küçük eşya yüklemeleri için bagajı tamamen açmak yerine, sadece o küçük cam alanı açmak yeterli oluyor.

Yeni Bronco Sport 4387 mm uzunluk, 2088 mm genişlik, 1783-1890 mm yükseklik (basamaklı tavandan dolayı) ve 2670 mm dingil mesafesi şeklinde boyutlara sahip.

Bronco Sport’un kabini

Büyük Bronco’lardaki “basit ve içgüdüsel” kullanışlılık burada da devam ediyor. Fakat güncel Ford SUV’ların iç tasarımı çizgilerinden dolayı yabancılık çekilmiyor. Kabin biraz sade olsa da MOLLE kayışlar, fermuarlı koltuk cepleri ve bagaj kısmında yer alan yerleşik şişe açacağı gibi ilginç detaylar da araçta mevcut.

İlginç detaylar demişken aracın bagaj kapağının iç kısmındaki özel LED projektörler ile 12 metre kareye kadar bir alanı aydınlatmak mümkün. Akşamları dağ başında sokak lambası olmuyor, malum… Ayrıca bagajdaki yıkanabilir kauçuk taban ve 400 W gücündeki dönüştürücü ile birçok cihazı çalıştırmak da mümkün.

Bronco Sport’un motor seçenekleri

Büyük Bronco’larda ülkemiz için pek de uygun olmayan hacimlerde seçenekler mevcuttu. Fakat Bronco Sport ağabeylerinden biraz daha bütçe dostu bir model olarak karşımızda. İki farklı motor seçeneğinden ilki, 181 beygir güç ve 257 Nm torka sahip üç silindirli 1.5 litre EcoBoost ünite. Diğeri ise biraz daha güçlü olan 245 beygir güç ve 372 Nm torka sahip 2.0 litre EcoBoost ünite.  Her iki motor seçeneği de sekiz ileri otomatik şanzımanla alınabiliyor. Fakat 2.0 litrelik motoru aldığınız zaman direksiyon arkası vites kulakçıklı SelectShift sistem bulunuyor.

Unutmayın: O bir Bronco!

Bronco adını ağabeyleri gibi gururla taşıyacağından hiç bir şüpheniz olmasın. GOAT ( Goes Over Any Terrain) sistemi minik Bronco’da da yer alıyor. Böylelikle o da arazide iddialı bir hale geliyor. GOAT sistemi Normal, Eco, Sport, Kaygan ve Kum dahil olmak üzere yedi farklı çeşitte sürüş modu barındıran bir sistem.

Aracın off-road özellikleri bunlarla da sınırlı değil. Trail Control adı verilen sistem de küçük Bronco’da var. Bu sistem etkinleştirildiğinde araç ileriye yönde 32 km/s hıza, geri yönde 6 km/s hıza kadar otomatik olarak gaz verebiliyor. Bu sistem ile arazi yolculuklarında sürücünün, gaz pedalından çok direksiyona odaklanması amaçlanmış. Ayrıca araçta off-road kamerası da bulunuyor. Bilgi-eğlence ekranında canlı bir şekilde etrafınızda ne olup bittiğini rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Tarla tapan değil, ciddi off-road insanıyım” diyenler için ise Bronco Sport Badlands ve First Edition var. Her ikisi de diferansiyel kilitli, özel ikiz debriyajlı, arkadan çekişli olan biraz daha gelişmiş bir 4×4 sistemine sahip.

Bu özel donanımlarda ayrıca, daha büyük monotüp süspansiyonlar, daha yumuşak yaylar ve toleransı biraz daha yükseltilmiş kaydırma çubukları bulunuyor. Ek gövde altı koruması, ek GOAT modları (çamur ve kaya tarama) ve 28,5 veya 29 inçlik lastiklere sahip 17 inç boyutlu jantlar da Badlands ve First Edition paketlerinde bulunuyor.

Aracı tabiri caizse “full+full” haliyle off-road canavarı donanımlarıyla alırsanız, Jeep Compass Trailhawk‘ı alaşağı etmek mümkün. 224 mm yerden yüksekliği, 30.4 derece yaklaşma, 33,1 derece gidiş ve 20,4 derece kesme açısına sahip araç, 599 mm derinliğe kadar olan sudan geçebiliyor.

ABD’de 28 bin $’dan başlayan bir fiyattan satılması beklenen Bronco Sport’un, ülkemize gelip gelmeyeceği henüz belli değil. Fakat sahip olduğu küçük hacimli motorları ile Avrupa’da kendine yer bulabilir, haliyle ülkemize de gelebilir.

Kaynak: Carscoops, Ford, Motor1

MSI reklamı

Teknoloji dünyasına dair gelişmeleri severek takip ediyorum ve bunları başkalarıyla paylaşmayı seviyorum.

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Huawei Mate 40 Pro tasarım detayları ortaya çıktı

Huawei-Mate-40-Pro-5K_2-2048x1688

Huawei Mate 40 ile ilgili detayların ortaya çıkmasının ardından, serinin bir üst cihazı olan Mate 40 Pro modelinin de tasarım detayları ortaya çıktı. Sızdırılan fotoğraflara göre, iki model arasında da bazı farklılıklar mevcut. Pro versiyon, yine ciddi manada kıvrımlı bir panele ve 4’lü arka kamera modülüne sahip. Ön tarafta ise, 2 model de benzer bir kamera modülüne sahip.


İlginizi çekebilir: Huawei Mate 40 görüntüleri sızdırıldı

reklam

Huawei-Mate-40-Pro-5K_3-2048x1959

Huawei Mate 40 Pro modelinin tasarım detayları ile ilgili sızıntılar ortaya çıktı

Cihazın teknik detayları ile ilgili henüz onaylanmış bir bilgiye sahip olmasak da; cihazın tasarımını şimdiden görebilmek ise mümkün. 6.7 inç OLED bir ekran paneline sahip olacak olan Huawei Mate 40 Pro, kendisinden bir önceki modelin tasarım hatlarını bünyesinde barındıran bir tasarım anlayışına sahip. Cihazla ilgili beklenen en önemli detaylardan biri olan işlemci ise; Kirin 1000 / 1020 modellerindeki belirsizliklerden dolayı henüz kesinleşmedi. Cihaz için tahmini tanıtım tarihinin ise, Ekim ayı sonlarında olması bekleniyor.

Huawei-Mate-40-Pro-5K_4-scaled

HiSilicon Kirin 1020 ve Mate 40 Pro, birlikte tanıtılabilir

Huawei’nin yeni işlemci setlerinin, 2020 yılının 3. çeyreğinde gelmesi bekleniyor. Ayrıca Huawei’nin en güçlü işlemcileri olacak bu işlemciler, ilk olarak Huawei’nin amiral gemisi modellerinde kullanılacak. İsminin Kirin 1020 olması beklenen yeni işlemci setinin üretimi, 5 nanometrelik süreçle gerçekleştirilecek. Weibo’da ortaya sızıntıların çıkarıldığı popüler bir hesaba göre ise, Kirin 1020’nin Apple A14 ve Apple ARM CPU arasında bir maliyete sahip olması bekleniyor. Fakat endişe konusu olması gereken ilk konu, bu çipsetin maliyeti veya performansından ziyade, boyutları ile alakalı. HiSilicon işlemcilerin MediaTek ve Qualcomm işlemcilere göre en büyük dezavantajı olan boyut problemi, bu işlemci için de sözkonusu olacak.

Huawei için en önemli nokta ise, 5 nanometrelik süreçte üretilen ilk işlemcileri, Apple ile eşzamanlı olarak piyasaya çıkarıyor olmaları olacak. Ayrıca Kirin 1020’nin, Kirin 990’dan %50 daha güçlü olacağı da kulislerde yayılan söylentiler arasında yerini almış durumda. %50 performans artışının ise, işlemci dünyası için çok büyük bir oran olduğunu belirtmemize gerek yok. Cortex A76’dan Cortex A78’e direk geçen Huawei, A77’yi pas geçerek Qualcomm Snapdragon 865’i de geride bırakmış oluyor. Kirin 1020’nin son önemli özelliği ise, dahili 5G modülüne de sahip olacak olması. Siz Huawei Mate 40 Pro modelinin tasarımı ve Kirin 1020 ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz. Ve son bir hatırlatma; sosyal mesafenizi korumayı ve ellerinizi bol bol yıkamayı unutmayın!

MSI reklamı
Devamını oku

Genel

Bunu da yapmışlar: Ferrari 360 Modena “Limuzin”

Araba alım satım işleri günlük hayatın sıradan olaylarından birisi. Fakat bir ilan var ki bu sıradan gidişat Avustralya‘da alt üst oldu. Karşınızda 399 bin 999 Avustralya Doları fiyata sahip, Ferrari 360 Modena Limuzin!


İlginizi çekebilir: Hyundai, havayı temizleyebilen yeni bir klima geliştirdi!

reklam

Her 360 Modena modeli gibi Maranello‘da üretilmiş bu sürüş makinesi, normal haliyle elbette ki çok seviliyordu. Fakat her şey, aracın 2012‘de İngiltere‘den Avustralya‘ya getirilip, ortadan ikiye ayrılmasıyla başladı.

Görsellere ilk bakıldığında “kesin ip var” dedirten bu limuzin 360 Modena, aracın orijinal kasasının alüminyum olmasından mütevellit, gövde uzantıları da alüminyumdan yapılmış. Fakat uzatılan tavan, yan paneller ve arkadaki martı kanadı kapılar, aracı hafifletmek maksatlı fiberglastan yapılmış.

Bu proje sonunda normalde 2 kişi taşıyabilen araç, 8 kişiyi taşıyabilir bir kapasiteye ulaşmış. Kabinde iki tane televizyon, gümbürtülü bir ses sistemi, renkli ortam aydınlatması ve mini bar bulunuyor.

Üzerinde 360 Modena’nın standart motoru bulunan bu araç, 400 beygir gücündeki 3.6 litre atmosferik V8‘e sahip. Fakat şanzıman olarak Subaru Liberty GT‘nin aktarma organını kullanıyor.

Bu proje, ilk yapılan 360 Modena limuzini değil. İki yıl önce ABD‘de yapılan ve 95 bin $ fiyata satışa çıkarılan sarı renkli bir 360 Modena limuzin, maalesef ki alıcı bulamadı. Avustralya’daki bu diğer örnek ise yaklaşık 400 bin Avustralya Doları değerindeki etiketi ve 65 bin km‘lik geçmişiyle farklı bir kadere sahip olabilecek mi? İlgililer için aracın ilanını da buraya bırakıyorum.

Kaynak: Carscoops

MSI reklamı
Devamını oku

Genel

Hyundai, havayı temizleyebilen yeni bir klima geliştirdi!

Hyundai, kabin içi hava kalitesini iyileştiren yeni klima sistemini duyurdu. Bu sistem ilk olarak, Hyundai Grubu’nun global modellerinden önce Güney Kore‘deki belirli modellerde kullanılacak.


İlginizi çekebilir: Kia’nın yeni elektriklisi, Tesla Model 3 ile birlikte test ediliyor!

reklam

Yeni klima sisteminde Üfleme (After-Blow), Çoklu Hava (Multi-Air) ve İnce Toz Ayırıcı (Fine Dust Indicator) olarak üç ayrı klima modu yer alıyor. Üfleme modunda, sistem üzerinde yer alan bir çeşit buharlaştırıcı ile klima içerisinde oluşan suyu kurutarak, klima üzerinde küf oluşumu engelleniyor. Bu mekanizma aracın motoru durdurulduktan sonra çalışıyor. Normal klimalardaki buharlaştırıcı ile bu işlem 30 dakika sürerken, Hyundai’nin sisteminde bu süre 10 dakikaya kadar iniyor. Böylelikle klima içinde kalan nem ile zararlı mikropların çoğalması için uygun ortam, daha çabuk yok ediliyor.

Çoklu Hava modunda ise bildiğimiz hava menfezlerine ek olarak sürücü ve yolcu koltuklarına eklenen yeni çoklu hava yuvalarından hava dağıtılıyor. Bu mod ile gürül gürül bir hava akımı yerine, hafif bir esinti ile daha sakin ve sessiz yolculuklar hedefleniyor. Kendi kişisel fikrim, bu tip “sakin ama etkili” bir klima sistemiyle ekstra konforun yanı sıra, özellikle elektrikli araçlarda, araç menzilinin uzunluğuna katkı sağlayacağını da düşünüyorum.

Gelelim bu yeni sistemin en dikkat çeken modu olan İnce Toz Ayırıcı’ya. PM 2.5 seviyesindeki (boyutu 2.5 mikrometre veya daha küçük olan parçacıkların sınıfı) ultra ince partiküllerin yoğunluğunu ve havanın kirlilik seviyesini ölçebilen bu modda, eğer havadaki partikül seviyesi eşik değeri aşılırsa bu mod devreye giriyor. Bu mod aktifken hava sirkülasyonu yapılıyor ve havadaki nemi azaltmak için klimanın gücü 3 ve 8 arasında otomatik olarak değiştiriliyor. Eğer bu prosedür de işe yaramazsa araç sahibinin klima filtrelerini değiştirmesi, kirli koltuk veya paspasları temizlemesi gibi uyarılar veriliyor.

Kaynak: Carsoops

MSI reklamı
Devamını oku