Türkiye’nin yetiştirdiği en kıymetli akademisyenlerden biri olan İlber Ortaylı, ne yazık ki aramızdan ayrıldı. Uzun süredir akademik çalışmaları ve kendine has üslubuyla halka tarihi sevdiren değerli hoca, ardında devasa bir kültürel miras bıraktı. Gerek televizyon ekranlarında yaptığı çarpıcı tespitler gerekse kaleme aldığı eserlerle milyonlarca kişinin sevgi ve saygısını kazanan İlber Ortaylı‘nın vefat haberi büyük bir üzüntü yarattı. Peki, tüm ülkeyi yasa boğan bu acı gelişmenin ardından herkesin aklındaki o soruya gelelim; İlber Ortaylı kimdir ve neden öldü?
İçindekiler
İlber Ortaylı neden öldü ve son günlerinde neler yaşandı?
Bir süredir hastanede tedavi altında olan İlber Ortaylı, doktorların gerçekleştirdiği tüm tıbbi müdahalelere rağmen ne yazık ki kurtarılamadı. Basına yansıyan bilgilere göre, usta tarihçi süregelen çeşitli sağlık sorunları nedeniyle bir süredir uzman hekimlerin gözetimi altında tutuluyordu. Hastane yönetiminden henüz hastalığının klinik detaylarına dair çok kapsamlı bir açıklama gelmese de, ilerleyen yaşa bağlı olarak gelişen rahatsızlıkların bu üzücü sonu hazırladığı belirtiliyor. Sevenleri ve öğrencileri, vefat haberinin duyulmasının ardından büyük bir hüzün yaşadı.

Hocaların hocası olarak bilinen isim, son günlerine kadar okumaktan, araştırmaktan ve üretmekten asla vazgeçmedi. Türk tarihçiliği için yeri doldurulamaz bir kayıp olan bu vefat, sadece akademik camiada değil, aynı zamanda onu ekranlardan takip eden genç kuşaklar üzerinde de derin bir sarsıntı yarattı. Kendi kuşağının en önemli entelektüellerinden biri olarak, tarih bilincini toplumun her kesimine yayma misyonunu son nefesine kadar sürdürdü.
Tarihin yaşayan hafızası: İlber Ortaylı kimdir?
1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde dünyaya gelen İlber Ortaylı, henüz çok küçük bir çocukken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Eğitim hayatına Ankara’da başlayan Ortaylı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde eğitim alarak köklü bir akademik temel oluşturdu. Ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Şikago Üniversitesi’nde efsanevi tarihçi Halil İnalcık’ın öğrencisi oldu ve burada yüksek lisans çalışmalarını başarıyla tamamladı.
Dil öğrenmeye olan inanılmaz yeteneği sayesinde Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rusça, Farsça ve Latince gibi pek çok dili ana dili gibi konuşup okuyabilir hale geldi. Bu eşsiz donanımı sayesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun hem doğu hem de batı kaynaklarındaki izlerini birinci elden inceleme fırsatı buldu. Yıllar içerisinde kaleme aldığı imparatorluk tarihi üzerine başyapıtlar, üniversitelerde temel ders kitabı olarak okutulmaya başlandı ve tarih metodolojisi konusunda yeni bir ufuk açtı.
Akademik kariyeri boyunca dünyanın dört bir yanındaki prestijli üniversitelerde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi ve sayısız öğrenci yetiştirdi. Özellikle 2005 ile 2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini üstlenerek, bu devasa tarihi mekanın uluslararası alanda daha modern ve bilinir bir yapıya kavuşmasını sağladı. Sadece akademik makaleleriyle değil, katıldığı yayınlar ve yazdığı popüler tarih kitaplarıyla sıradan vatandaşa tarih okumayı sevdiren en önemli isimlerden biri olmayı başardı.
İlginizi Çekebilir: Serkan İnci kimdir, nereli, kaç yaşında, nerede yaşıyor, olayı ne?
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Usta tarihçinin kaleme aldığı eserler veya katıldığı ufuk açıcı programlar hayatınızda nasıl bir iz bıraktı? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!






