Türkiye genelinde doğa dostu ulaşım alternatiflerine olan ilgi hızla artarken, altyapı çalışmaları da bu büyümeye ayak uydurmaya çalışıyor. EPDK tarafından yayımlanan güncel veriler, ülkedeki şarj ağının geldiği son noktayı gözler önüne seriyor. Peki güncel verilere göre Türkiye’deki toplam elektrikli araç şarj soketi sayısı ne kadar ve elektrikli araç sahipleri en çok hangi şehirlerde yoğunlaşıyor?
İçindekiler
Türkiye genelinde elektrikli araç şarj soketi sayısı 40 bini geçti
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre şubat ayı itibarıyla ülkemizdeki elektrikli araç şarj soketi miktarı bir önceki aya kıyasla yüzde 2,2 oranında büyüme gösterdi. Böylece toplam sayı 40 bin 575 seviyesine ulaşarak önemli bir barajı geride bıraktı. Gelişen şarj istasyonu altyapısı sayesinde kullanıcıların uzun yolculuklardaki menzil endişesi de giderek azalıyor. Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 44,5 gibi dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakalandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Büyüme rakamlarına detaylı baktığımızda, ev ve iş yerlerinde sıklıkla gördüğümüz standart AC (alternatif akım) tip ünitelerin 23 bin 142 adede ulaştığını görüyoruz. Uzun yolda hayat kurtaran ve bataryayı çok daha kısa sürede dolduran DC (doğru akım) yani hızlı şarj istasyonları ise 17 bin 433 adede çıkmış durumda. Kullanıcılar genellikle gece saatlerinde AC üniteleri tercih ederken, acil durumlarda dakikalar içinde yüksek dolum sağlayan DC üniteleri kullanıyor. Her iki fiş tipinde de eşzamanlı bir artış yaşanması, ekosistemin dengeli şekilde genişlediğini kanıtlıyor.
Enerji tüketiminde İstanbul rakiplerine fark atıyor
İstasyonlarda harcanan enerji miktarı, hangi illerde daha fazla kullanım olduğunu net şekilde ortaya koyuyor. Açıklanan rakamlara göre şubat ayındaki toplam 53 milyon kilovatsaatlik devasa tüketimin büyük bir kısmı megakentte gerçekleşti. İstanbul 18 bin 150 megavatsaat ile açık ara zirvede yer alırken, onu sırasıyla Ankara ve İzmir izledi. Bu tablo, özellikle büyükşehirlerde yaşayanların sıfır emisyonlu modellere çok daha hızlı adapte olduğunu ve altyapıyı yoğun olarak kullandığını gösteriyor.

Tüketilen enerjinin kaynağı da sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Rapor, şarj edilen toplam elektriğin yüzde 58,7’lik bölümünün yeşil enerji sertifikasına (YEK-G) sahip istasyonlardan sağlandığını belirtiyor. Yani yollara çıkan binlerce elektrikli araç, sadece egzoz gazı salmamakla kalmıyor, aynı zamanda bataryalarını doldururken de yenilenebilir temiz enerji kaynaklarını tüketerek karbon ayak izini minimuma indiriyor.
Şirketler arası rekabette Zes ve Trugo öne çıkıyor
Sektördeki marka yarışında Zes, toplamda ulaştığı 5 bini aşkın fiş sayısıyla pazarın en geniş ağına sahip şirketi konumunda bulunuyor. Trugo ise özellikle ticari ve uzun yol araçlarının vazgeçilmezi olan DC altyapısına odaklanarak dikkat çekiyor ve en çok enerji satışı yapan firma unvanını elinde tutuyor. Eşarj, Voltrun ve Wat gibi güçlü oyuncular da yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Şarj ağı kuran firmaların sayısındaki artış, son tüketiciye hem fiyat avantajı hem de daha kaliteli hizmet olarak yansıyor.

Altyapıdaki bu hareketlilik, yollardaki elektrikli araç sayısındaki sıçramayla doğrudan bağlantılı çalışıyor. Sadece bir yıl içinde ülkedeki bataryalı otomobil sayısı yüzde 91,9 oranında artarak 399 bin barajını aşmış durumda. Hem yeni istasyonların hızla devreye alınması hem de markaların uygun fiyatlı yeni modellerini piyasaya sürmesiyle birlikte bu yükseliş trendinin önümüzdeki dönemde de hız kesmeden sürmesi bekleniyor.
İlginizi Çekebilir: BYD Manisa yatırımı gerçekleşmezse yaptırım yolda! Bakan açıkladı!
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Çevrenizdeki şarj istasyonu sayısını yeterli buluyor musunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!






