Sosyal medya

Donanım

Kalabalık evlerde herkese güçlü WiFi

WiFi hızlarını üç kat artıran 802.11ac destekli yeni bir yönlendirici (router) TP-Link tarafından satışa sundu. Archer C60 model yönlendirici, çift kanallı, beş antenli, güçlü bir ürün ve özelliklerine oranla uygun bir fiyata sahip.  Çok sayıda cihazın WiFi’a bağlandığı evlerde, daha verimli bağlantı için bir yönlendiriciye ihtiyaç oluyor. Yeni nesil teknolojilere sahip bir yönlendirici ile hem her cihazın ağa erişmesi hem de performansın düşmemesi sağlanıyor. Archer C60, yüksek WiFi hızı, geniş kapsama alanı, şık tasarımı ve misafir ağı, ebeveyn kontrolü gibi özellikleri ile bu tarz ev ve küçük ofisler için uygun bir çözüm.

WiFi

reklam

Yüksek trafiğe sahip olan online uygulamalar için tasarlanmış olan Archer C60, daha hızlı, daha güçlü ve daha yetenekli WiFi sunuyor. Çift kanal desteği sayesinde hem yüksek hız gerektiren uygulamaları hem de e-posta gibi daha basit işlemleri aynı anda, WiFi performansı etkilenmeden yapmaya olanak veriyor. 2.4GHz kanalında 450Mbps, 5GHz kanalında ise 867Mbps kablosuz hızlara ulaşabilen ürün, 3×3 MIMO teknolojisi sayesinde eşzamanlı olarak online oyun, HD video gibi uygulamaları kesintisiz yaparak evde eğlence keyfini artırıyor.

Ürün üzerinde yenilikçi tasarıma sahip beş adet anten yer alıyor. Bu da daha geniş kapsama alanı ve daha düzgün bir WiFi anlamına geliyor. Üç adet 2.4GHz kanalını, iki adet de 5GHz kanalını destekleyen bu antenler, sinyal kalitesini azaltan parazit sorununu da engelleyecek şekilde ürün üzerine yerleştirilmiş durumda. Cihaza farklı bir şıklık da katan bu anten yerleşimi sayesinde evin her yerinde daha kaliteli WiFi bağlantısı elde ediliyor.

Çocukların internette güvenliği için…

Archer C60 yönlendirici, çocukların zararlı sitelere erişimin engellemeyi kolaylaştıran bir ürün. Ebeveyn Kontrolü özelliği ile anne-babalar son derece kolay bir şekilde kara ve beyaz liste oluşturabiliyor; web erişimi seviyesini sınırlamak için URL engelleme yapabiliyor.

Ayrıca Archer C60 ile eve gelen konukların ağ şifresini öğrenmeden ve de ağımızın güvenliğini riske atmadan WiFi’a erişmeleri sağlanabiliyor. Misafir Ağı özelliğini kullanarak hem konuklar WiFi’a bağlanabiliyor hem de ağ güvende oluyor. Üstelik bu özelliklerin hepsi pek çok kullanıcıya zor gelen web arayüze girmeden, akıllı telefonlardan kolayca yapılabiliyor. TP-Link’in iOS ve Android destekli Tether uygulaması ile ürün kurulumu dahil her tür denetimi, üstelik her yerden rahat bir şekilde yapmak mümkün.

Çok şık bir tasarıma sahip olan Archer C60’ın bu özelliklerine oranla fiyatı da çok uygun. Cihaz KDV dahil 245 TL fiyata sahip.

Nobody knows...

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Donanım

ARM, AI destekli yeni işlemcilerinde, bulut desteğini kullanmayacak!

ARM, yapay zeka destekli yeni nesil işlemcilerinde artık yazılım tarafını göz ardı edecek. Edge AI denen bu sistem sayesinde, tamamen makine öğrenme temelli bir yapıya geçilecek.


İlginizi çekebilir: Xiaomi Mi 10 tasarımı ve lansman tarihi netleşti

reklam

Edge AI, çip dünyasının en büyük trendlerinden biri haline gelmeye başladı. Bu yonga sistemleri, tümünü edge adı verilen bir sistemde yapay zeka işlemlerini gerçekleştiriyorlar.

Diğer bir değişle, bu yeni sistemle birlikte, bulut tabanlı yazılımlar cihaz sistemine dahil olmadan kullanım imkanı sunulabiliyor.

Apple, geçtiğimiz günlerde bu işin üstüne çalışan özel bir şirketi bünyesine katmıştı. Google ise kendi bünyesinde bir süredir bulunan Coral ile yapay zeka teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor.

Yonga üretici devi ARM ise senelerdir yapay zeka ve makine programlama üzerine çalışmalarına devam ediyor.

ARM, yakın bir zamanda bu çalışmalarına iki yeni çip eklemişti. Arm Cortex-M55 ve Ethos-U55 isimli bu yonga setleri, tamamen deneysel çalışmalar üzerine kurulu.

Edge AI destekli ARM Cortex-M55 ve Ethos-U55!

Nöral işleme ünitesine sahip Cortax M55 donanım aksamına çok daha fazla talep olduğunu görüyoruz.

Edge AI teknolojisinin kullanıldığı işlemci aksamı, AI işlemlerini, dışarıdan bulut tabanlı bir server üzerinden bilgi çekmek yerine,  içerisinde bulunduğu cihaz üzerinden çalıştırıyor.  Böylece, cihaz böyle bir işlemi donanım aksamından talep ettiği takdirde direkt donanımdan çözüm üretildiği için daha gizli ve hızlı bir yarar sağlamış oluyor.

ARM

ARM, bu teknolojiyi engelleri aşmak için kullanacak!

Özellik bakımından, ARM Cortex M ailesinin en yeni model işlemcisi M55’te, firmanın dediğine göre 15 kat daha gelişmiş makine öğrenme performansı sunan bir işlemci olacak. Bu performans ile birlikte 5 kat dijital sinyal işleyebilecek. Bu da, önceki nesil Cortex-M nesline göre de toplamda 5 kat hız sağlayabiliyor.

AI işlemlerini için kullanılan bu işlemci Ethos-U55 NPU (Nöral İşlemci) ile birlikte de kullanılabilir. Böylece 32 kat makine öğrenme performansına ve önceki Cortex-M mimarisine oranla 480 kat daha işleme yapabiliyor. Keza bu gerçekleşirse rekor düzeyde bir sonuç görebiliriz.

ARM’ın diğer çip teknolojilerinde olduğu gibi, firma tek başına bu donanım birimlerini üretmiyor. Kendi donanımı için geniş bir partner kuruluşu ile iş birliğine gidiyor.

Fakat, ARM’ın yeni çiplerinde kısmen ilginç olsa da gerçekten akıllı telefon ve tabletler için bu donanım aksamlarının kullanılacağı anlamına gelmiyor. Mevzu bahis cihazlar yerine aslında ARM, bu teknolojiyi IoT dediğimiz cihazlarda kullanacak olabilir.

Yani, buzdolabınız dünyayla iletişim kurarken daha yavaş olan bulut tabanlı öğrenim yerine makine öğrenimine sahip çok daha hızlı bir çözüm kullanacak.

ARM’ın konumlandırmak istediği ürünlerden biri de, engelliler için üretilmiş bastonlar. Bu bastonların içine 360 derece kamera konumlandırılacak. AI destekli baston, etraftaki nesneleri tanımlayabilecek. Yapay zeka öğrenimine sahip sensörler olacak. Böylece tanımlama problemleri ortadan kalkabilecek.

Devamını oku

Diğer

Rusya’dan kuantum bilgisayar teknolojisi adımı

Kuantum

‘Nature News’ ve ‘Futurism’ adlı sitelerde çıkan haberlere göre Rusya, kuantum teknolojileri konusunda dünya standartlarını yakalamak ve bu konuda öncü ülkelerden biri olmak için 50 milyar ruble (yaklaşık 790 milyon dolar) ayırdı. Rus hükümeti 2020-2025 arasında kullanılması için ayırdığı bu fonla, küresel güçlerin ilgili alandaki çalışmalarını yakalamak için yeni bir girişim başlattı.

Kuantum

reklam

Yukarıda kuantum konusunda 1999-2017 arası alınan patentlerin ülkelere göre düzenlenmiş grafiğini görebilirsiniz. ABD ve Çin’in önde görünmesine rağmen görece yeni bir alan olması nedeniyle doğru eğitim, doğru plan ve doğru yatırım kanalını düzgün işleten ülkeler bu listede sıçramalar yapabilir.

Bu yazının temel konusu olmadığı için ayrıntılarına girmeyecek olmakla birlikte kısaca kuantum bilgisayar (aşağıda IBM tarafından üretilen IBM-Q‘nun görseli) teknolojisinin ne olduğuna değinelim. ( Kuantum bilgisayarların çalışma prensipleri ve gelişimine dair daha kapsamlı bir yazı talep ederseniz, lütfen bize yorumlarda belirtin, kendi sınırlılıklarımız dahilinde severek hazırlarız.)

Kuantum

Kuantum Bilgisayar Teknolojisi nedir ve neden önemlidir?

Günümüzde kullanımımızda olan bilgisayarlar ikili sistemi kullanır. Yani sizlerin de muhtemelen duyduğunuz 1 ya da 0 sistemiyle işler. Bu sistemde her veri her bit bu ikili sistem ile temsil edilir, var olan 1 olmayan ise 0 ile işlenir. Kuantum bilgisayar teknolojisinin belki de en önemli ve heyecan verici farklılığı tam burada yani bilgisayarın adeta temelinde değişiklik içermesinden kaynaklanır. Kuantum bilgisayarında kübitler bitlerin aksine aynı anda hem 1 hem 0 değerlerini, hatta bu ikisi arasındaki değerleri de alabilir. Bu durum kuantum boyutunda bir atomun aynı anda iki (ya da daha fazla) konumda bulunabilmesi durumundan kaynaklanır. Bu durumun anlamakta zorlanırsanız endişe etmeyin, muhtemelen yalnız değilsiniz.


İlginizi çekebilir: Yongadan yongaya kuantum ışınlanması yapıldı!


Peki pratik uygulamalarda bu seviyeye ne kadar yakınız? Tahmin ediyorum özellikle işlemciler konusunda 10 nanometrelik işlemci ya da 7 nanometre teknoloji ile üretilen işlemci gibi bazı ifadeler duymuşsunuzdur. Bu durum bize mikro işlemcilerin boyutlarını küçülterek aynı alana daha fazla mikro işlemci sığdırabilmenin yolunu açar. Bu sayı 18 ayda iki katına çıkar şeklinde ve Moore Yasası adıyla bilinir. Fakat bu durum 2030’lu yıllarda sınırlarına dayanacak ve artık atomik boyuttan atom altı parçacıkların boyutuna gelecektir. İşte bu atom altı parçacık dünyasına kuantum diyoruz. Kısacası bu dünyaya sanıldığından daha yakın olabiliriz.

Kuantum bilgisayarların önemine gelince bu uzatmadan nasıl anlatılabilir çok emin değilim ama şöyle söyleyebilirim. Günümüzdeki hesap makineleriyle modern bilgisayarlarımız arasındaki farkı düşünün. Modern bilgisayarlar ile kuantum bilgisayarlar arasındaki fark muhtemelen bu farktan çok daha fazla olacak.

Rusya henüz pratik olmaktan uzak olsa da bu teknoloji için uzmanlarına destek sağlıyor. Özellikle fon ve sağlıklı çalışma ortamı bulamamak, düşük maaş gibi problemlerden dolayı oluşan beyin göçü eğilimini de tersine çevirmek istiyor. Rus Kuantum Merkezi çalışanı Aleksey Federov bahse geçen konuda ülkesinin beş ila on yıl kadar geride olduğunu ve bu gibi adımların dünya standartlarını yakalamak için fırsat yarattığını söylüyor.

Ülkemize gelince, maalesef gündemimizde bu tarz konular olmadığı açık, gündemimizi belirleyenler arasında bu vizyona sahip kişiler bulunduğunu söylemek de zor görünüyor.

Devamını oku

Donanım

MediaTek, mobil oyunculuk alanında iki yeni yonga seti duyurdu!

MediaTek

MediaTek, mobil oyunculukta kullanılmak üzere iki yeni yonga setini duyurdu. Yeni nesil donanım modüllerinin, oyunculuk için kullanılan telefonlarda bulunması bekleniyor.


İlginizi çekebilir: Apple Çin’deki tüm ofislerini ve mağazalarını kapatıyor

reklam

Geçen sene en son Helio G90’ı tanıttığını gördüğümüz firma, bugünlerde iki yeni donanım birimini piyasaya sürmeye hazırlandığını görüyoruz. Helio G70 ve G80 olarak isimlendirilen yeni yonga setleri, ilk olarak Hindistan piyasasında faaliyet gösteren telefon şirketlerinde kullanılacak.

Oyuncu telefonlarında, uygun fiyat ve oyun içi optimizasyon desteğinini sağlayacaklarını belirten MediaTek, premium serisi donanım aksamlarını orta seviyeye getireceklerini belirtiyorlar.

“Tam olması gereken” sloganıyla karşımıza çıkan şirketin bu hamlesiyle pazar içerisindeki eksikleri tamamlaması bekleniyor. Yaratılan yonga mimarisinde, 12nm teknolojisiyle üretilecek 8 çekirdek bulunacak. Bu çekirdeklerden ikisi A75, 2GHz hızında çalışan büyük çekirdekler olarak konumlandırılırken; geriye kalan altısı 1,8GHz hızında çalışan A55 çekirdeklerinden oluşuyor.

MediaTek

MediaTek, HyperEngine adı verilen özel bir teknoloji kullanacak!

Ekran kartı tarafında ise, 950MHz hızıyla Mali G62 klasmanı tercih edilecek. Kullanılan soketlere de 8 GB RAM takılabilecek. Donanım özelliklerinde en ilgi çekici kısım, firmanın ekstra özellikler sunacağını belirttiği “HyperEngine” fonksiyonun kullanılıyor olacağı. Bu özellik aynı zamanda, dinamik olarak internetin çekmediği alanlarda WiFi ve LTE iletişim teknolojileri birlikte kullanılarak verimlilik arttırılacak.

Hatırlarsanız, yazılım tarafında Samsung, S5 ile bu özelliği kullanıma sunmuş ve donanım tarafında sıkıntılar yarattığı için bu özelliği ortadan kaldırmıştı.

Diğer yarar sağlayan özellikler içinde; çoklu kamera desteği, donanımsal EIS gibi orta ve üst düzey cihazlarda da bulunan fonksiyonlar eklenmiş.

Çok yakın zamanda Hindistan pazarındaki cihaz ailelerinde görmeyi beklediğimiz yonga setlerinin, tüm dünyaya Hindistan markaları sayesinde yayılacağını düşünüyoruz.

Devamını oku