Teknoloji devi Apple, popüler izleme cihazının kötüye kullanılması sebebiyle giderek büyüyen bir hukuki sürecin ortasında yer alıyor. Ortaya çıkan son gelişmelere göre şirket, takip mağduru olduğunu iddia eden kişilerin açtığı otuzdan fazla Apple AirTag davaları ile mücadele etmek zorunda kalacak. Peki, markanın başını ağrıtan bu yasal tepkilerin arkasında yatan temel sebepler neler?
İçindekiler
Grup davası reddedildi, bireysel Apple AirTag davaları başladı
Gündeme gelen yeni Apple AirTag davaları, aslında 2022 yılında açılan ve Hughes v. Apple olarak bilinen toplu davanın devamı niteliğini taşıyor. Davaya bakan yargıç, eyalet yasalarındaki farklılıklar ve her takip olayının bireysel doğası nedeniyle grup davası başvurusunu reddetti. Bunun üzerine davacılara, ret kararından sonraki 28 gün içinde bireysel olarak dava açmaları tavsiye edildi. Sürecin ardından otuzdan fazla kişi bireysel olarak yasal yollara başvurdu.
Hazırlanan dava dosyalarında Apple, ürünü piyasaya sürerken tehlikeli kişilerin bu cihazı masum kurbanları takip etmek için kullanabileceğini bilmekle suçlanıyor. Nisan 2021 ile Nisan 2024 tarihleri arasında şirkete 40 binden fazla takip şikayeti ulaştığı belirtiliyor. Orijinal davadan elde edilen şirket içi belgeler, Apple’ın aldığı güvenlik önlemlerinin kötü niyetli kullanımı engellemekten ziyade sadece caydırıcı olacağını bildiğini gösteriyor. Ayrıca şirketin, ürünü piyasaya sürmeden önce aile içi şiddet örgütlerine danışması gerektiğini kabul ettiği de kayıtlara geçmiş durumda.
Dosyalarda yer alan iddialara göre cihaz, konum tabanlı izleme eylemlerinin kapsamını ve kolaylığını tamamen değiştirdi. Hatta bazı belgeler, bu takip cihazı davaları kapsamında cinayetle sonuçlanan olaylara atıfta bulunuyor. Piyasada başka izleme seçenekleri bulunsa da cihazın yakındaki herhangi bir Apple ürününü kullanarak konum ileten Bul (Find My) ağından yararlanması, riskleri artırıyor. Şirket platformlar arası bildirimler gibi güvenlik önlemleri sunsa da davacılar bu korumaları yetersiz buluyor.
Davacılar, mevcut sistemde bir uyarının ulaşmasının 4 ila 8 saat sürebildiğini, cihazın ilk piyasaya sürüldüğü 2021 yılında ise bu sürenin 72 saati bulduğunu vurguluyor. Cihazın varlığını belli etmek için ses çaldığı bilinse de hoparlörün fiziksel olarak çıkarılabildiği ifade ediliyor. eBay gibi platformlarda hoparlörü sökülmüş sessiz versiyonların satıldığı biliniyor. Tüm bu gerekçelerle mağdurlar; maddi ve cezai tazminat, avukatlık ücretleri ile Apple’ın yasa dışı olarak nitelendirilen ticari uygulamalarını durdurması için mahkeme emri talep ediyor.
Find My (Bul) ağı nedir?
Dünya genelindeki milyonlarca Apple cihazının oluşturduğu güvenli ve anonim bir konum bulma ağıdır. Bu ağ, internete bağlı olmasa bile kayıp cihazların veya aksesuarların, çevrelerinden geçen diğer Apple kullanıcılarının Bluetooth sinyalleri yardımıyla tespit edilmesini sağlar.
İlginizi Çekebilir: Apple’dan tarihi gelir rekoru geldi! Şirketin yeni CEO süreci nasıl işleyecek?
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? İzleme cihazlarının kişisel güvenlik üzerinde yarattığı bu riskleri önlemek için teknoloji şirketleri daha sert adımlar atmalı mı? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!






