Sosyal medya
MSI reklamı

Akıllı Telefonlar

Akıllı telefon anatomisi – Ne, nedir? | HWP Özel

Akıllı telefon anatomisi bu güzel ve elimizden düşmeyen cihazların yapıları, nasıl onarılabileceklerininden içindekilerin ne olduğuna kadar geniş bir yelpazede bilgi anlamına geliyor.

Akıllı telefon alırken dikkat ettiğimiz birçok kriter var elbette ama akıllı telefon anatomisi konusunda çok bilgimiz yok. Kimimiz telefonu sadece kamera kalitesine göre değerlendiriyor, kimimiz ise telefonun uzun oyun seanslarına dayanmasını istiyor. Bir başka bakış açısı, en az 2 gün çalışabilecek pil kapasitesini talep edebiliyor mesela. İşte tüm bu karmaşalar, aslında telefonlarla ilgili bilgimiz arttığında bir bakışta da az çok değerlendirebileceğimiz konular haline geliyor. Yani bir telefonu aylarca kullanmadan da kimi özellikleri hakkında bir şeyler söylemek mümkün hale geliyor. Ama bir akıllı telefona ne can verir? Piyasada duyduğumuz MediaTek, ARM, Snapdragon, mAh gibi terimler neye karşılık gelir? Biz de size bunları olabildiğince açıklamaya çalışacağız.

reklam

Akıllı telefon için olmazsa olmaz: Silikon kalp

Kimileriniz Kirin’leri, Snapdragon’ları, ARM’leri biliyor. Ama bilmeyenler için bu terimler bolca kafa karışıklığı, çekirdek sayıları yüzünden yanlış bilgiler ve neyin neye kapı açtığını anlayamamak üzerinden problemler doğuruyor. Burada markaları ya da modelleri tartışmayacağız. Burada odağımız, SoC başta olmak üzere bir telefona hayat veren donanımları ve neyin ne öneme sahip olduğunu işleyebilmek.

Yonga seti nedir?

Bir akıllı telefonun kalbinde yatan şey, bilgisayar teknolojilerinde “chipset” olarak görmeye alıştığımız ama artık Türkçeleştirerek yonga seti dediğimiz, birden çok çipin bir arada bulunduğu bir sistemdir aslında. Telefonlardaki bu sisteme System on a Chip, yani SoC diyoruz. Sadece telefonlara özgü olmayan bu tanım, bir bilgisayarı ya da elektronik sistemi çalıştırmak için gereken her şeyin tek bir devre kartına yerleştirilmiş hali anlamına gelir. SoC’ler, akıllı telefonların kalbidir ve aslında kullandığınız neredeyse her şeyi üstünde barındırır.

Telefonunuzun CPU’su (Merkez işlem birimi), GPU’su (Grafik işlem birimi), RAM’i, depolaması, kamera modülü, modem bağlantı parçaları, hatta barometre sensörü, ivmeölçeri, neredeyse her şeyi. Tabii “her şeyi” dediğimize bakmayın, burada işi olabildiğince basite indirgemeye çalışıyoruz ki kafalar karışmasın. Yoksa cihaz içi ölçümleri yapan birçok donanım, pilden sorumlu devre kartları gibi yine birçok farklı elementi de telefonun içinde bulabilirsiniz. Ama SoC’ler özelinde hepsi aslında bir bütündür ve bu bütünü üreten çeşitli firmalar bulunur. Bizler de bu firmalara alışkınız, bir tarafta Qualcomm Snapdragon’u geliştirirken diğer taraftan HiSilicon Kirin SoC’lerini üretir. Yine MediaTek, ya da Samsung’un Exynos’ları bu kategoriye girer.

Akıllı telefonlar

Burada dikkat edeceğiniz şey, birçok farklı firmanın farklı tasarım şemalarıyla bu konuya yaklaştığıdır. Yine akıllı teknoloji dünyasında değerlendirdiğimiz nm (nanometre) ile boyutlar küçülür, aynı alana daha fazla transistor yerleştirme imkanı doğar. Benzer şekilde firmaların farklı tasarımları farklı elementler arasındaki iletişimin süresini de etkiler. Çünkü elementleri birbirine bağlayan veri yollarının uzunluğu, tekil bir verinin gideceği süreye de etki sağlar. O nedenle aslında bu tasarımların kendileri bile cihazlarımızın hızında fark edilebilir şekilde olmasa da etki sahibidirler.

1000 TL altı akıllı telefonlar | HWP Özel

Tüm bu sıkışıklık, elbette akıllı telefonlardaki teknolojik ilerlemenin özellikle bilgisayar gibi örneklere göre daha hızlı ve daha agresif ilerlemesine sebep oluyor. Elektrik temelli birçok parçayı bir yere sıkıştırdığınızda, öncelikli derdiniz ısınma oluyor. Bu ısınma, agresif ilerlemenin sebeplerinden güçlü bir tanesi işte. Yarı iletken boyutları küçülüp aynı alana daha fazla transistör sığdırmaya başladıkça bunların ısınmasını da önlemek gerekiyor. Ama diğer taraftan transistör sayısını artırmak, bilinen en kolay (yine bayağı basitleştirerek anlatıyoruz) performans artışı yöntemlerinden birisi. Ama diğer taraftan, akıllı telefon kullanıcılarının odağında başka şeyler de var.

Bunların başında da güç verimliliği geliyor. Yani transistörler sadece performans artışı için değil, aynı zamanda işi bölümleyip gereksiz güç harcamasını önlemek (ve ısıyı düşürmek) için de kullanılabiliyor. Sadece buradaki çelişkiden bile aslında bir SoC tasarımının ne kadar meşakkatli olduğunu, markayı sevseniz de sevmeseniz de nasıl da saygı duymanız gerektiğini anlamışsınızdır zaten. Riskli bir oyun bu, kazananı ise birçok telefonun kalbi olmaya hak kazanıyor.

Gelelim merkeze: CPU

Bilgisayar dünyasından alışkın olduğumuz akıllı telefon anatomisi içinde yine merkezde olan parçalardan birisi. Akıllı telefon anatomisi ele düşünüldüğünde CPU’lar, telefonlarımızda yaptığımız işlerin büyük kısmını sırtlanan, her yere emirler yağdıran ve fotoğrafınızdan mesajınıza arka planda her şeyi yürüten asıl ünite. Akıllı telefonlarda ismini en çok duyduğumuz marka, aslında ARM. Kuruluşundan itibaren her daim mobil sistemler için geliştirdiği işlemcileriyle başarı yakalayan, ARM Cortex ismiyle birçok farklı cihazda kendisini gösteren bu işlemciler sadece akıllı telefonlarda değil IoT altyapısına sahip birçok elektronik cihazda da bulunuyor bu arada. Mimarileri ARMv1’den başladı, ARMv8,2-A’ya kadar ilerledi. Bunların elbette farklı kullanım odakları var. Ama ARM Cortex, az önce de dediğim gibi bize en çok tanıdık gelen.

Snapdragon, Kirin, HiSilicon, MediaTek markaları SoC’leri yapıyor olabilir, ama bu markaların ürünlerinde gördüğünüz CPU’lar ARM mimarisinden çıkıyor. ARM, İngiltere merkezli bir firma olarak bu firmalara işlemcileri sağlıyor aslında. Şöyle örneklemek gerekirse: Qualcomm’un ürettiği Snapdragon 625 de MediaTek Helio P MT6755 de ARM Cortex-A53 8 çekirdekli işlemciye sahiptir. Yani bu SoC’ler farklı markalar tarafından üretilmiş olsa da, ikisinin de CPU’sunu ARM sağlıyor. O nedenle iş, temel CPU performansına geldiğinde bu cihazlar arasındaki yegane fark veri yollarının kalitesi ve uzunluğu olacaktır. Ayrıca diğer bileşenlerin de farklılığı, yine bu iki SoC’yi farklı kılan şeyler arasında. Mesela MT6755 ARM’in Mali T860 MP2 GPU’sunu kullanırken, Snapdragon 625 Adreno 506’yı kullanıyor. Birisi 14nm iken, diğeri 28nm’de ve bu ısınmadan veri hızına, birçok farklı departmanı etkileyebilecek bir özellik. SoC’nin mimarisi sonuçta buradaki mevzu ve gelişmişliğini az da olsa anlatıyor. SoC’lerin performanslarında diğer kalemler elbette yer etse de CPU’ların önemi yadsınamaz.

Akıllı telefon anatomisi ve işlemcinin önemi

Burada da dikkat edeceğiniz akıllı telefon anatomisi hakkında başka bir konu var: CPU’ların modellerinden öte saat hızları. Çünkü ARM Cortex-A53 örneğinden gidecek olursak, 1,8 GHz’de de görebilirsiniz bu işlemciyi, 1,4 GHz’de de, 2 GHz’de de. Bu çekirdek hızları elbette performansı, ısınmayı ve son olarak güç tüketimini etkiliyor. Zaten çekirdek sayılarının artışı, birden fazla işlemci modelinin bir arada bulunması ve iş yükünün bu cihazlara göre bölünmesi burada gösteriyor kendini. Özellikle son söylediğim şey “kümeleme” olarak geçiyor. Yani güçlü işlemci çekirdekleriyle daha az enerji tüketen işlemci çekirdeklerini kümeleyerek oluşturulan melez çekirdek kümeleri sağlanıyor. Burada SoC’nin sorumluluğu, doğru işi doğru çekirdeğe verebilmek. Tabii yazılımın da burada önemli mbir rol oynadığını unutmamak gerekli.


ARM tek başına işlemcileri üretiyor olabilir ama onları doğru kümelemek ve performans anlamında ciddi adımlar atmak yine SoC geliştiricilerinin işi. Mesela ARMv8-A serisi çekirdekleri alıp bunları düzgün şekilde kümeleyen Qualcomm, Kryo mikro mimarisini oluşturmayı başardı. Snapdragon 820’nin performans başarısı ayrı ayrı ARM çekirdeklerinden öte onları düzgün şekilde kullanabilen Kryo sistemine bağlı.

Telefonun sınırları

İşlemciyle bu kadar yer ayırdığımız yeterli, şimdi işin biraz daha kozmetik tarafına odaklanalım. ARM, işlemciler için referans tasarımlar hazırlarken bu işlemciye SoC’de hizmet edecek diğer donanımları da yanında sunar aslında. Sonuçta silikon pazarında bir firma ne kadar çok şeyi tekelinde toplayabilirse, o kadar güçlü olur. O nedenle ARM Cortex-A53 örneğinde ARM; Mali-T8880 GPU, CoreLink MMU-500 (sistem hafıza yönetim modülü), Mali-DP550 ekran işlemcisi gibi çözümler sunuyor. SoC’nin bunlardan hangilerini kullanıp kullanmayacağı ise üretici firmaya kalmış.

Size işlemcinin sadece çekirdek değil, aynı zamanda doğru kümelemeyle performans sağladığından bahsetmiştim az önce. Benzer durum, SoC elemanlarıyla da ilişkili. Çekirdekler mikro mimariyi, o mikro mimari işlemci modülünü, o modül de SoC’yi doğuruyor dersek, sonraki aşama SoC’nin oluşturduğu telefon olacaktır. Gelin, bunu bir Snapdragon örneği üzerinden götürelim: Snapdragon 625, orta-üst segmentte Qualcomm’un 14nm mimarisine sahip çözümü. Snapdragon 625, bir SoC olarak kendince limitler koyuyor teknoloji anlamında.

akıllı telefon anatomisi HTC
Örneğin Snapdragon 625 upload’da LTE Cat 13, download’da LTE Cat 7 performansına çıkabilen bir cihaz. Ama Lenovo P2, Cat 6. Kamera teknolojisinde, Snapdragon 625 24 MP’e kadar bir kamera destekliyor. Ama Lenovo P2’ye dönüp baktığınızda elinizdeki kamera sadece 13 MP. Bilgisayara bağlantıda Snapdragon 625 USB 3.0’ı destekliyor. Ama amiral gemisi telefonlarda bile çok nadir gördüğümüz bu özellik tabii ki Lenovo P2’de yok. Çözünürlük olarak 1080p ya da 1900×1200 (WUXGA) desteğine sahip. P2 ise Full HD’yi tercih etmiş durumda.

Buradan ne çıkarıyoruz peki? SoC’lerin sunduğu bir taban var aslında. Bu taban, telefon üreticilerine bir rehber niteliği taşıyor. SoC’nin kaldırabileceği maksimum teknoloji değerleri Qualcomm gibi üreticiler tarafından planlanırken ona bağlanacak olan modüllerin güçleri ve kapasiteleri telefon üreticilerine kalıyor. Elbette SoC’nin sunduğu bu değerler, yanında müthiş bir pil tüketimi ve ısı artışı olarak karşımıza çıkabilir, o nedenle telefonun kalınlığı gibi tasarımsal konulara da giriliyor bir taraftan.

akıllı telefon anatomisi

Yani anlayacağınız, bir SoC’nin neler sunacağı kendi becerisiyken telefon tasarımcıları bu nedenle bu kadar farklı çözümler ve modellerle karşımıza çıkıyorlar. 2016’nın amiral gemilerinin neredeyse hepsinde Snapdragon 820 olmasına rağmen, cihazlarınbirbirinden farklı bileşenlerinin, pil boyutlarının, pil boyutuyla doğru orantılı olmayan tüketim sürelerinin, farklı ekran teknolojilerinin olmasının sebebi de budur.

Peki, ne yapmalı?

Bu dosyayı sonuna dek okuduysanız eğer, aslında ne telefon seçmede eskisine göre daha iyisiniz, ne de birisine öneri verirken daha kendinizden emin konuşacaksınız. Başta da söylediğim gibi, telefon seçimini tetikleyen onlarca farklı sebep sunabilirsiniz. Ama iş elimizdeki, birçok işi onun insafına bıraktığımız cihazımızın nasıl çalıştığına geldiğinde akıllı telefonlar gerçekten birer mühendislik harikaları. Hataları olan modeller elbet olur, kimi teknolojiler düşünüldüğünden daha az performans ve daha fazla kayıpla çıkar belki karşımıza. Ama sonuçta elimizde tuttuğumuz akıllı telefonlar, ufak birer sosyal medya oyuncağından daha fazlası ve biraz da olsa saygıyı hak ediyorlar.

– Sarp Kürkcü

 

Orijinal yayın tarihi: Hardware Plus Dergi (Sayı:: 47 – 2017 Mart)
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Akıllı Telefon

Oppo Reno 3 Pro ile bir hafta | Tüm detayları ile Oppo deneyimi neler sunuyor?

Oppo Reno 3 Pro ile bir hafta | Tüm detayları ile Oppo deneyimi neler sunuyor?

Oppo Reno 3 Pro ile bir hafta geçiren Aydoğan’ın Samsung telefonlarından sonra Oppo cihazlarını neden sevdiğini ve artılarını anlatıyor.


İlginizi çekebilir; Oppo Reno 3 Pro incelemesi | 6.500 TL eder mi?

reklam

Oppo Reno 3 Pro ile bir hafta

Bir seneyi aşkın süredir Samsung Galaxy S10+ kullanan Aydoğan, Oppo Find X2 ve Reno 3 koleksiyonu ile Oppo ile resmen tanışmasının ardından neden Oppo’yu sevdiğini, Reno 3 Pro ile tüm detayları ile aktarıyor.

Tasarımsal olarak şık ve oldukça hafif bir telefon olan Reno 3 Pro, 171 gram ağırlığında. Ayrıca 7,7 mm inceliği ile elinizi yormadan tek elle kullanıma da imkan sağlayabilecek yapısıyla dikkat çekiyor. 6.5” 2400 x 1080 piksel çözünürlüğündeki AMOLED tabanlı ekranı 90 Hz tazeleme hızı sunuyor. Bunun yanı sıra DCI-P3 renk gamut desteğiyle de dizi, film ve oyun keyfinizde oldukça farklı ve keyif verici bir deneyim vadediyor. Elbette bunun Dolby Atmos destekli stereo hoparlörleri barındırması gibi avantajı da yadsınamaz bir gerçek.

Snapdragon 765G daha önce yaptığımız testlerde zirvede yer alırken Adreno 620 grafik işlem birimi de tüm oyunları en yüksek ayarda oynayabilmenize olanak tanıyor. Bu sayede canlı bir ekranda, stereo hoparlör eşliğinde üst seviye ve 90 Hz akıcı bir oyun deneyimi sizi bekliyor. Diğer bir yandan 12 GB RAM ve 256 GB depolama alanı ise çoklu uygulama kullanımı ve uygulamaları geri çağırma gibi birçok konuda size geniş bir bellek ve depolama alanı sağlıyor.

Üstün özellikler

48 MP çözünürlüğündeki dörtlü kamerası fotoğraf ve video performansında oldukça tatmin edici ve beklenmedik kalitede sonuçlar verirken video sabitlemesi ile rakipsiz bir noktada olduğunu da söylemek mümkün. 32 MP ön kamerası ise fazlasıyla iyi sonuçlar verebiliyor. 2x optik, 5x hibrit ve 20x’e dijital yakınlaştırma yapabilmek Oppo Reno 3 Pro ile mümkün.

4025 mAh değerindeki bataryasını 30 W VOOC 4.0 şarj ile hızlıca doldurabilen cihaz 20 dakikada %50 şarj edebiliyor. NFC ve Wi-Fi ac ile BT 5.1 bağlantı teknolojilerine sahip olan telefon şık ve başarılı bir telefon olmayı başarmış.

Ayrıca Kapalı Ekran Saati, ekran ışık efektleri, Soloop, koyu mod, akıllı kenar çubuğu, uygulama kilidi gibi Color OS 7.0 ile gelen avantajlar da kullanım deneyiminizi ileriye taşımayı başarıyor. Soloop özellikle Instagram başta olmak üzere sosyal medyada paylaşmak için videolar üretebilmeniz adına oldukça yardımcı olacaktır.

Devamını oku

Akıllı Telefonlar

GOOD LOCK 2020 neler sunuyor? | Samsung telefonlara yeni özellikler!

GOOD LOCK 2020 neler sunuyor? | Samsung telefonlara yeni özellikler!

Samsung Galaxy S ve Note ailesine birçok yeni özellik getiren Good Lock serimiz Good Lock 2020 ile devam ediyor!


İlginizi çekebilir; Huawei P40, P40 Pro ve P40 Pro+ resmen tanıtıldı!

reklam

Good Lock 2020 ile Galaxy S10 modellerinde değişen ve geliştirilen tüm özelliklere beraber göz atıyoruz. Aşağıdaki bağlantıdan sözü geçen uygulamaları indirip ZIP dosyasından çıkararak kurulum yapabilirsiniz.

Devamını oku

Akıllı Telefonlar

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

Mobil Dünya Kongresi‘nin (MWC) ertlenmesi bir çok planda değişikliğe neden olmuştu. Ancak bu durum, teknoloji şirketlerinin inovasyonlarını yavaşlatmadı. İşte karşınızda Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!


İlginizi çekebilir: LG G9 ThinQ orta seviye bir cihaz olarak karşımıza çıkabilir!

reklam

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

Koronavirüs sebebi ile bir çok markanın üretimlerini, lansmanlarını ve etkinliklerini ertelediklerini veya iptal ettiklerini bilmekteyiz. Bu durumda markalar zor günler geçirse de Mart ayının son çeyreğinde kesin olarak piyasaya girecek akıllı telefonların listesini sizler için derledik.

24 Mart – Redmi K9 Pro

Redmi K9 Pro 24 Mart Perşembe günü tanıtılacak. Şu an için bilgiler, markanın amiral gemisinde Snapdragon 865 chipset, açılır-kapanır ön kamera ile birlikte cihazın arkasında konumlandırılmış dört adet arka kamera ve cihazın 5G bağlantısı desteklediği yönünde.

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

K9 modelindeki 120Hz LCD ekranın yerini Samsung’un 60Hz AMOLED ekranı aldı ve parmak izi okuyucusu ekranın içine entegre edildi. Henüz kesinleşmemsiyle beraber duyumlar, cihazın arkasında iki adet 64MP‘lik bir adet geniş açı, bir adet telefoto kamerası olacağı yönünde.

26 Mart – Huawei P40 serisi

Huawei bu Perşembe günü; P40, P40 Pro ve P40 Premium‘u tanıtacak. P40.Premium modelinde çift zoom kamera varken P40 Pro modelinde tek zoom kamerası olacağı bilinmekte.

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

Çift mercekli ön kamerada aynı zamanda 3D ToF sensörü olacağı ve online ödemelerin güvenli bir şekilde sağlanacağı bilinmekte. P40 Pro ve P40 Premium‘un tasarımına baktığımızda kenarların daha ince görünmesini sağlamak için kıvrımların kullanıldığını görmekteyiz. Ve tabi ki bilindiği üzere bu modelde de Google Mobil Servisleri kullanılamayacak.

Mart 26 – Realme Narzo 10 ve 10A

Realme Narzo 10 ve 10A‘da Perşembe günü tanıtılması beklenen telefonlardan birisi. Realme Narzo 10 ve 10A modellerinin detaylı incelemesi için “Realme Narzo 10 ve 10A” başlıklı haberimizi inceleyebilirsiniz. Modelin Hindistan’da “Realme 6i” ve “Realme C3” isimleri ile duyulacağı bilinmekte.

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

27 Mart – Xiaomi Mi 10 ve Mi 10 Pro

Xiaomi Mi 10 ve Mi 10 Pro‘nun global lansmanları ne yazık ki ertlenmişti, ancak iki amiral gemisi nihayet 27 Mart Cuma günü gözler önüne çıkmaya hazır. Xiaomi Mi 10 ve Mi 10 Pro ikilisi bir aydır Çin’de mevuttu ve Pro modeli DxOMark’ın kamera listelerinde en üste sırada yerini aldı. 

Mart sonunda piyasaya girecek akıllı telefonlar!

30 Mart – Honor 30S

Huawei‘nin geçtiğimiz dönemde kendisini bütün dünyaya tanıttığı gibi 30 Mart tarihinde de Honor, 30S modeli için aynısını yapmayı planlıyor. Honor 30S modelinin detaylı özellikleri için “Honor 30S,30 Martta geliyor” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

30 Mart – Honor Play 9A

Honor 30S‘in aksine Honor Play 9A “ekonomik akıllı telefon” segmentini hedefliyor. Honor Play 9A da Honor 30S ile beraber 30 Mart‘ta tanıtılacak. Play 9A modeli; 5000 mAh batarya, 6.3″ boyutunda ve 1080P çözünürlüklü ekran ile gelecek. Honor Play 9A modelinin arka iki  kamerası 13MP‘lik ana kameradan ve 2MP‘lik derinlik sensöründen oluşmakta. MediaTek Helio P35 chipsetinin de operasyonun beyni olacağı bilinmekte.

Devamını oku