Sosyal medya
Türk Telekom reklamı
Türk Telekom reklamı

Haber

Disney Plus, ırkçı filmlere yönelik uyarıları dikkate aldı

Disney Plus, ırkçı filmlere yönelik uyarıları dikkate aldı
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Disney Plus piyasaya sürüldüğünde, eski, daha iyi, ırkçı içeriğinin bazılarına eklenen ve modası geçmiş olduğunu belirten belirsiz bir uyarı geldi. Son zamanlarda, bu uyarı çok daha belirginleşti.


İlginizi çekebilir: Disney, “stratejik bir yeniden yapılandırma” duyurdu

reklam
MSI reklamı

Disney Plus uyarılar hakkında ne yapacak?

NPR’nin işaret ettiği gibi Disney, kısa süre önce Disney Plus‘taki akış içeriğinden önce görünen bilgilendirme mesajını değiştirerek mesajı güçlendirdi ve detaylandırdı. Mesaj artık ne tür içeriğe atıfta bulunulduğuna dair çok daha spesifik ve daha fazla bilgi içeren bir Disney web sitesine bağlantı içeriyor. Irkçı olduğu düşünülen içerikler şu mesajla başlıyor: “Bu program, insanların veya kültürlerin olumsuz tasvirlerini ve / veya kötü muameleyi içerir. Bu klişeler o zamanlar yanlıştı ve şimdi de yanlış. Bu içeriği kaldırmak yerine, zararlı etkisini kabul etmek, ondan ders almak ve birlikte daha kapsayıcı bir gelecek yaratmak için sohbet başlatmak istiyoruz. Disney, dünyadaki insan deneyiminin zengin çeşitliliğini yansıtan ilham verici ve istek uyandıran temalara sahip hikayeler yaratmaya kararlı.”

Bağlantılı web sitesi, Disney’in “hepimizi etkileyen tarih hakkında konuşmayı ve açık diyaloğu ateşlemek” amacıyla, içerik hakkında daha fazla bilgi içeriyor. Sayfada tüm eski Disney filmleri için oldukça ilginç açıklamalar da yer alıyor. Örneğin Aristocats, Dumbo, Peter Pan ve Swiss Family Robinson filmleri hakkında kültürel problemleri ve ırkçı yaklaşımları belirten açıklamalar ve detaylandırmalar mevcut. İşte Disney’in Dumbo’nun ırkçı içeriğiyle ilgili kendi açıklaması; “Dumbo’daki grubun lideri, Güney Amerika’da ırk ayrımcılığını destekleyen yasaların adını paylaşan Jim Crow’dur. “The Song of the Roustabout” filminde meçhul Siyah işçiler, “Maaşımızı aldığımızda, paramızı ve her şeyi çöpe atarız” gibi saldırgan şarkı sözlerini içeriyor.”

Yeni özellik, tavsiye listelerini tekrar güncelleyecek önemli içerikler getiriyor. Orijinal içerik tanıtım mesajlarından çok daha farklı yeni mesajlar Disney’in kültürel olaylara duyarsız kalmadığını gösteriyor.

İlkokul ve ortaokul eğitimimi tamamladığım İstanbul'da doğdum. Lisede Yabancı Diller Departmanından mezun olduktan sonra, özel bir kurumda Japonca eğitimine başladım. 6 aylık Japonca eğitiminin ardından sadece kanji karakterlerine odaklanan 3 aylık bir eğitim daha aldım. Bu sırada, Anadolu Üniversitesi'nde 2 yıllık Turizm ve Seyahat Hizmetleri eğitimimi tamamladım. Mezuniyetimden sonra Japonca dilimi geliştirmek için Japonya'ya seyahat ettim. 4 aylık Japonya seyahatim sırasında bir Japon Budist Tapınağı'nda rahiplerle yaşayıp, Zen üzerine eğitim alma fırsatı yakaladım. Türkiye'ye dönüşümün ardından, İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı üzerine lisans eğitimimi tamamladım.

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Akıllı Telefonlar

iPhone’lara uzaktan yetkisiz erişim sağlandı!

iPhone'lara uzaktan yetkisiz erişim
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Project Zero’da araştırmacı olarak görev yapan Ian Beer’in tasarladığı, iPhone’lara uzaktan yetkisiz erişim sağlayan protokol sayesinde yakınlarda bulunan herhangi iPhone anında hacklenebiliyor.


İlginizi çekebilir: İşte 2020’nin en iyi App Store oyunları ve uygulamaları!

reklam
MSI reklamı

Bu yılın başlarında Apple, bilgisayar korsanlarının yakındaki iPhone’lara uzaktan erişmesine ve tüm cihazlarının kontrolünü ele geçirmesine olanak verebilecek bir iOS güvenlik açığını yamadı.

Google’ın güvenlik açığı araştırma ekibi Project Zero’da bir araştırmacı olan Ian Beer tarafından tasarlanan bu yetkisiz uzaktan erişim, Apple’ın AirDrop ve Sidecar gibi şeylerin çalışmasını sağlayan tescilli ağ protokolü olan Apple Wireless Direct Link’te bulunan (AWDL) bir güvenlik açığını kullandı.

Beer, Salı günü yayınlanan 30.000 kelimelik blog gönderisinde, AWDL’deki bir bellek bozulması hatasının e-postalar, fotoğraflar, mesajlar, şifreler ve depolanan şifreler dahil olmak üzere kullanıcıların kişisel verilerine nasıl uzaktan erişim sağlayabileceğini ayrıntılı olarak gösteren çarpıcı bir senaryoyu anlattı.

iPhone'lara uzaktan yetkisiz erişim

Güvenlik açığı, Beer tarafından 2018 yılında yayımlanan bir iOS beta sürümünde keşfedildi. Uzun süren çalışmaların ardından Beer, AWDL’deki ilgili kodu bulabildi ve güvenlik açığını belirledi. Daha sonra bir dizüstü bilgisayar, bir Raspberry Pi 4B ve birkaç Wi-Fi adaptörü kullanarak hedef iPhone’lara uzaktan yetkisiz erişim sağlamayı başardı.

Beer’ın bu yetkisiz erişimi geliştirmesi altı ay sürdü. Ancak bitirdiğinde, yakınında bulunan herhangi bir iPhone’u anında hackleyebildi, üzerinde rastgele kod çalıştırabildi ve tüm kullanıcı verilerini çalabildi.

Beer, ortaya çıkardığı bu yetkisiz erişim kontrolünün gerçek hayatta daha önce kullanılıp kullanılmadığı konusunda bir kanıtı olmadığını söyledi.

 

Apple, Mayıs ayında iOS 12.4.7 ve iOS 13.3.1’in piyasaya sürülmesiyle bu güvenlik açığını düzeltti. Ayrıca birkaç güvenlik güncellemesi günlüklerinde de Beer’den alıntılara yer verdi. Apple, kullanıcıların büyük çoğunluğunun zaten iOS’un düzeltilmiş olan daha yeni sürümlerini kullandığını ve bu kullanıcılar için bir güvenlik açığı olmadığını belirtti.

Devamını oku

Samsung

Samsung’un yeni kablosuz kulaklığı Galaxy Buds Pro ortaya çıktı

Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Sızıntı haberlerinin değişmeyen adreslerinden Evan Blass, Samsung’un Galaxy Buds Pro olarak adlandıracağı en yeni kablosuz kulaklık modelinin tasarımının nasıl olacağını gözler önüne serdi. Blass’ın ortaya attığı render görüntülerinden anlaşıldığı üzere Galaxy Buds Pro’nun tasarımı, Buds Live’dan çok farklı olacak.


İlginizi çekebilir: Samsung Galaxy Z Fold 3’ün S Pen İle Gelmesi Zor Görünüyor

reklam
MSI reklamı

2020 yılının bitmesine bir aydan az bir zaman kalmışken, yepyeni bir sızıntı haberi daha teknoloji gündemine oturdu. Hatırlayacak olursanız geçtiğimiz günlerde Huawei’nin P50 serisiyle ilgili ortaya çıkan sızıntıları haberlerimize konuk etmiştik; bu hafta ise bir başka teknoloji şirketi olan Samsung hakkında sızıntı dedikoduları ortaya çıktı.

Samsung, son yıllarda telefonların yanı sıra telefon aksesuarlarına da epey bir önem vermeye başladı. Bu bağlamda hatırlarsanız Ağustos 2020’de şirket, Galaxy Buds Live olarak adlandırdığı tam kablosuz kulaklıklarını piyasaya sürmüştü. Çok geçmeden Samsung’un yeni bir tam kablosuz kulaklık üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. Buna göre, Samsung’un yeni tam kablosuz kulaklık modelinin adı Galaxy Buds Pro olacak ve iddialara göre bu kulaklık 2021’in ocak ayında tanıtılacak.

Samsung Galaxy Buds Pro ismi, ilk olarak geçtiğimiz hafta Endonezya’nın telekomünikasyon otoritesinin resmî onay belgelerinde ortaya çıktı. Bu belgelerde yalnızca kulaklığın adı yazıyorken, tasarımına ait herhangi bir bilgiyse paylaşılmamıştı. Endonezya’nın Galaxy Buds Pro’yu resmî olarak onaylamasından kısa bir süre sonra ise, Evan Blass tarafından kulaklığın render görüntüleri piyasaya sürüldü.

İşte Samsung Galaxy Buds Pro

Samsung Galaxy Buds Pro

Sızdırılan görüntülerden açıkça anlaşılıyor ki Samsung, bu sefer önceki nesilden çok farklı bir kulaklık tasarımıyla karşımıza çıkacak. Hatırlarsanız Galaxy Buds Live’ın fasulye şeklinde ve baş parmak kadar uzunluğunda bir tasarımı vardı; ancak Galaxy Buds Pro böyle bir tasarıma sahip olmayacak. Samsung, Galaxy Buds Pro’da basit bir kulak içi kulaklık tasarımına yer verecek. Bu tasarımın daha çok, ilk Galaxy Buds ve Galaxy Buds+’ı andırdığını söyleyebiliriz.

Samsung Galaxy Buds Pro’nun teknik özellikleriyle alakalıysa henüz bir bilgi bulunmuyor. Elbette ki görünen köy kılavuz istemez misali, ANC ve en az Bluetooth 5.0 gibi, Pro’luk iddiası taşıyan bir kulaklıkta olması gereken kilit özelliklerin Galaxy Buds Pro’da var olacağını öngörebiliriz. Fakat bunun dışında kesinleşmiş herhangi bir teknik özellik bilgisi ne yazık ki bulunmuyor.

Devamını oku

Konu dışı

Aşı onaylandı! Peki şimdi ne olacak? | Covid-19 aşılarının bugünü ve geleceği

Covid-19 aşı videosu pfizer biontech
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Bildiğiniz gibi birçok farklı aşının başarı haberlerini aldık. Bu aşılarla ilgili mevcut bilgileri, kafa karışıklıklarını önleyebilmek adına sizler için derleyip topladık.


İlginizi çekebilir: COVID-19, akıllı aksesuar pazar payını %30 daha artıracak!

reklam
MSI reklamı

Hangi aşı, hangi avantajlara sahip

Başarı haberini aldığımız ilk aşı, Amerikan Pfizer ve Alman BioNTech ortaklığındaki aşı oldu. Sona eren araştırmalara göre, bu aşının başarı oranı %95 olarak belirlendi. Ardından Amerikan Moderna’nın aşı haberini aldık ve Moderna aşısı da %95 başarı göstermişti. Hemen sonrasında da Oxford ve AstraZeneca ortaklığında geliştirilen aşının haberini aldık. Bu aşıda da farklı uygulama gruplarına göre %70’ten %90’a kadar başarı gözlendi. Ortak olarak bu 3 aşı da, yaklaşık 1 ay arayla 2 doz halinde uygulanıyor.

Pfizer-Biontech aşısı ve Moderna aşısı mRNA aşısıyken; Oxford-AstraZeneca aşısı daha geleneksel yöntemlerle üretilmiş bir aşı. Bu aşılardan Oxford tarafının aşısı ise çok daha ucuz olacak gibi görünüyor. Oxford aşısı için belirlenen fiyat, doz başına yaklaşık 3.5 USD olarak belirlenmiş durumda. Oxford’un fiyat avantajı yakalayabilmesinin en önemli sebepleriyse, günümüzdeki aşı tedarik zincirinin geleneksel aşılara uygun bir yapıda olması (ki bu sayede sevkiyat ve depolama bu aşı için çok kolay bir hale gelecek) hem de AstraZeneca’nın bu aşıdaki karlılığı çok düşük seviyelerde tutacak olması. Hatta bazı Commonwealth ülkeleri zaman kaybetmemek adına Oxford aşısını çoktan depolamış durumda. Burada amaç; aşı eğer onay alıp kullanılabilir hale gelirse kritik sektörlerdeki çalışanların ve risk grubunda yer alan insanların aşılanmasına hemen başlanabilmesi. Hatta şuan Oxford’un aşısından 4 milyon doz üretilmiş durumda ve kullanılmak için European Medicines Agency’nin; yani EMA’nın (bunu Amerika’dan bildiğimiz FDA’ın Avrupa’daki eşdeğeri gibi düşünebilirsiniz) onayı bekleniyor. Bu gibi avantajlar sayesinde Oxford-AstraZeneca ortaklığındaki aşının kat be kat daha kolay üretilip yaygınlaşabileceğini öngörebilmek de zor değil. Hatta Astra Zeneca başkan vekili Mene Pangalos’un beklentisi 2021 yılı içinde 3 milyar doz aşının üretilebilmesi yönünde.

mRNA aşılarının önemi ne

Öte yandan diğer 2 aşıya baktığımızda mRNA aşısı olduğunu görüyoruz. mRNA aşısı henüz yeni bir metod. Bu yüzden lojistik anlamda bu mRNA aşılarına uyum sağlanması süreci de söz konusu. Peki mRNA aşısı nasıl çalışıyor. Basitçe şu şekilde açıklayalım: mRNA yani Messenger RNA aşısı içinde tekli sarmalda saklanan bilgi, vücudunuzun savunma hücreleri tarafından ele geçirilerek; benzer sarmalı taşıyan başka bir patojenin saldırısına önceden hazırlıklı olmasını sağlıyor. mRNA aşılarının öne çıkan özelliği vücutta o hastalığa karşı çok ciddi bir bağışıklık sağlayabiliyor olmaları. Geleneksel aşılarda da virüsün zayıflatılmış versiyonu vücuda verilerek bağışıklık sisteminin tepki vermesi bekleniyor. Haliyle bunlar çok farklı yöntemler. Zaten günümüzde bile hala bağışıklık sistemimizin birçok fonksiyonu çok karışık ve tıp doktorları için keşfedilmeyi bekleyen çok fazla detay var.

Konuyu çok dağıtmadan devam edelim. Biliyorsunuz Pfizer-Biontech aşısı için -70 derecelerde depolama koşulları gerekiyor. Bu lojistik anlamda ciddi bir problem olsa da; çözülemeyecek bir sıkıntı olarak görülmüyor. Zaten Pfizer aşısı için doz başına 20 dolar maliyet biçilmiş durumda. Moderna’daysa şirketin CEO’su Stéphane Bancel’ın yaptığı açıklamaya göre doz başına 25-37 dolar arası bir fiyat biçilecek. Her ne kadar global sağlık durumu söz konusu olsa da Amerikan şirketleri için birincil öncelik tabiki karlılık olduğu için Oxford’un 3.5 dolarlık aşısına kıyasla bu fiyatları haliyle normal karşılıyoruz.

Başka hangi aşılar başarı vadediyor

Hem Rusya’nın Sputnik 5 adını verdiği aşı hem de Çinli firmalar SinoVac ve SinoPharm’ın aşısı öne çıkıyor. Biliyorsunuz Sinovac’ın aşısının ülkemizde de klinik denemeleri Eylül’den beridir yapılıyor. Bu aşının da immün bir reaksiyon geliştirdiği belli oldu fakat güncel verilerle bu aşının oluşturduğu bağışıklık düzeyi hala soru işareti. Ama umuyorum ki bu aşı da yeterli başarı oranına ulaşacaktır zira eğer SinoVac’ın aşısı başarılı olursa Türkiye’nin süreçteki iş birliğinden dolayı bu aşıya erişiminin kolay olması bekleniyor. Bu durum ülkece hepimizin avantajına olacaktır.

Henüz ön plana çıkmamış diğer aşılara da değineyim. Bunlar arasında ABD merkezli Novavax ve Janssen yani Johnson&Johnson’ın aşı denemeleri var. Fransız şirket Valneva ve Sanofi’nin test fazları devam eden birer aşıları var. Bir de Hintli şirket Bharat’ın Covaxin adında bir aşısı var. Umarız sürecin devam ettiği bütün noktalarda gerek Asya olsun gerek Amerika veya Avrupa; olumlu ve güzel gelişmeler alabiliriz. Başarıya ulaşan birçok aşının bulunması hepimizin yararına olacaktır. Sonuçta tarihte birçok hastalık aşılarla tamamen yok edilemese de bastırılıp neredeyse yok denilebilecek düzeye kadar geriledi; bunu da unutmamak lazım . Bunlar arasında kızamık, çiçek, çocuk felci, boğmaca, tifo, kuduz gibi birçok hastalık var. Umarız kısa zaman içinde Covid-19 için de aynı durum söz konusu olacak.

Tekrardan hatırlatmak gerekirse biz doktor veya biyolog değiliz. Konuyla ilgili bilgileri derli toplu bir şekilde sunabilmek için sizlere hazırladığımız videodan umarız keyif almış ve bir şeyler öğrenebilmişsinizdir.

Devamını oku
MSI reklamı

Forumdan Son Mesajlar

HWP COIN’den Haberler