Sosyal medya

Donanım

256-Bit kriptolu ilk USB 3.0 bellek Kingston’da

Kritik işler üzerinde çalışan firmalar için güvenlik çok önemlidir. Günümüzde flaş belleklerin ne kadar sık kullanıldığını göz önünde bulundurursak ve bu bellekler içerisinde önemli bilgilerin taşındığını belirtirsek, flaş belleklerde de güvenliğin ne derece önem taşıdığını tahayyül edebiliriz. Kingston bu doğrultuda etkileyici bir flaş bellek ürün grubunu piyasaya sürdü ve detaylı bir basın bülteniyle ürünleri tanıttı. Eğer konu ilginizi çektiyse sizleri basın bültenine alalım:

Kingston’dan 256-Bit Kriptolu İlk USB 3.0 Bellek! 

reklam
HONOR MagicWatch 2

Kingston Digital, kurum ve kişilerin verilerine koruma sağlayacak güvenli yeni USB flash belleğinin satışına başladı

  • Hem hesaplı hem de kurumsal seviyedeki güvenliğiyle verilerinizi korur
  • Donanım tabanlı 256-bit kriptolamaya sahip USB 3.0 performansındaki ilk USB bellek

·         DataTraveler Vault – Privacy 3.0 USB flash belleği tercihe bağlı olarak ESET’in Ödüllü proaktif antivirüs korumasıyla geliyor

Dünyanın lider bağımsız bellek üreticisi Kingston Technology’nin USB bellek üreten şirketi Kingston Digital, kriptolu güvenlik sunan USB belleği DataTraveler Vault Privacy 3.0’ı (DTVP) ve uygun fiyatı, antivirüs desteğiyle kurum ile son kullanıcılar için daha fazla güvenlik sunan DataTraveler Vault Privacy 3.0 Anti-Virus’u duyurdu. Gizli bilgileri korumak için %100 donanım tabanlı kriptolamaya sahip DTVP 3.0 bilgilerinizi yüksek bir standartta korurken, ESET tarafından geliştirilen ClevX DriveSecurity™ anti-virüs korumasıyla birlikte sunulan DTVP 3.0 Anti-Virus modeli ise her türlü kötü amaçlı yazılımdan sizi koruyor. ESET’in ödüllü NOD 32® teknolojisinden faydalanan anti-virüs motoru, her kullanımında koruma sağlıyor.

Günümüzde mobilitenin artmasıyla her geçen gün hem kurumsal hem de kişisel açıdan bilgi güvenliği odağında riskler çoğalıyor. Bu noktada özellikle kurumların, çalışanlarına eğitim vermesi ve güvenlik politikalarını belirlemesi kritik önem taşıyor. Böylece hassas veriler, yetkisiz şahıslar ya da siber suçlular tarafından kolay kolay ele geçirilemeyecektir. Kingston’ın DataTraveler® Vault Privacy 3.0 USB belleği, CBC ve ECB modlarından daha güçlü koruma sunan, XTS blok yonga modu kullanan donanım tabanlı 256-bit AES kriptolaması ile uygun bütçeyle kurumsal alanda etkin koruma sağlıyor.

data-traveler-usb-3-0-256-bit-kripto

DTVP 3.0, tercihe bağlı olarak casus yazılımlara, Trojan’lara, solucanlara, Rootkit’lere, reklam amaçlı yazılımlara ve diğer tüm İnternet kaynaklı tehditlere karşı koruma sağlayan ESET/ClevX’in geliştirdiği kullanımı kolay (yükleme gerektirmeyen) antivirüs korumasıyla geliyor. Beş yıllık ön lisans anlaşmasıyla gelen ESET NOD 32 antivirüs motoru, tehlikelere karşı kullanıcıları anında uyarıyor.

ESET’in Yetkili Satış ve Pazarlama Sorumlusu Ignacio Sbampato, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “ESET olarak, bellek pazarının liderlerinden biri ile çalışmaktan gurur duyuyoruz. Kingston’ın güvenli USB belleği, ClevX DriveSecurity ile veri korumasına güç katıyor. ESET teknolojisinin önümüzdeki günlerde Kingston’a ve PC kullanıcılarına fayda sağlayacağına eminiz.”

Bugüne kadar USB belleklerin kaybolması ya da çalınması yüzünden meydana gelen devasa güvenlik açıklarına dair dünyada pek çok örnek bulunuyor. Bu olaylardan dolayı en çok tanınan Stuxnet solucanı ve Flame virüsü, günümüzde hala adından söz ettiriyor. Örneğin:

·         Birleşik Krallık’ta, bir polis memurunun içerisinde ciddi suçlarla bağlantılı 1000’den fazla kişinin bilgilerinin yer aldığı USB’yi eve götürmesinden sonra Bilgi Heyeti Bürosu, Büyük Manchester Polis Departmanı’nı 150,000£’le cezalandırdı. USB bellek, polis memurunun evi soyulduğu sırada çalınmıştı ve cihaz ne kriptoluydu ne de şifre korumalıydı.

·          Hindistan’da, Hint Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Doğu Deniz Kuvvetleri, yüksek güvenlik önlemlerine rağmen ciddi bir ihlal ile sarsıldı. Bir kullanıcı,  içerisindeki gizli dosyada saklanmış bilgi toplamak amaçlı casus yazılım barındıran bir USB belleği, Deniz Kuvvetleri ana bilgisayarına taktı. Bilgisayarın içerisinde ülkenin ilk nükleer füze denizaltısının açık sulardaki talimlerine ilişkin gizli belgeler de yer alıyordu. USB’nin takıldığı bilgisayarın İnternet erişimi olduğundan, bu bilgiler istenmeden başka ülkelerle paylaşılmış olabilir.

·         ABD’de, Kuzey Carolina’nın sağlık programlama sisteminin faturalanmasıyla ilgili sorumlu olan kişi, ülke çapındaki 50.000’den fazla kişinin isim/soy isim, sosyal güvenlik numarası, adres ve doğum tarihi gibi kişisel bilgilerinin yer aldığı kriptosuz USB sürücüsünü kaybetti.

Kingston’ın Güvenli USB İşletme Yöneticisi Andrew Ewing, konuyla ilgili şunları söyledi: “Pek çok kurumsal firma, gizli bilgilerini korumak adına güvenlik ve koruma konusunda işini oldukça ciddiye alır ancak yine de bir şekilde başarısız olabilirler ya da gerekli güvenlik politikaları izlemeyebilirler. DTVP 3.0’ın güvenlik özellikleri ve opsiyonlu olarak gelen ESET’in en iyi çözümleri sunan antivirüs korumasıyla, kurumlar gizli verilerini güvenle koruyabilecekler. Kingston ayrıca hızlı USB 3.0 teknolojisini kullanarak ve kontrolör dizaynıyla güvenlik prosedürlerinin kalifikasyon ile sertifikasyonu gerekmeksizin NAND’ın değiştirilebilir olmasını sağlayarak, kurumların geleceğe yönelik yatırımlarına yardım ediyor.”

Daha fazla bilgi için www.kingston.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Kingston DataTraveler Vault Privacy 3.0 ve DataTraveler Vault Privacy Anti-Virus

Özellikleri:

  • Yalnızca Okuma Modu: Seçildiği zaman, dosyaların üstüne yazma yapılamaz. Yalnızca okunabilir. Böylece potansiyel kötü amaçlı yazılımlara erişim şansı verilmez.
  • Zorunlu Şifreli Koruma: İzinsiz erişimi engellemek için kullanıcı tarafından kurulan parola.
  • Güvenli: 10 başarısız giriş denemesinden sonra sürücü kilitlenir ve formatlanır.
  • Kullanımı Kolay: Yönetici hakları ya da uygulama yükleme gerektirmez.
  • Özelleştirilebilir3: Ön yüklenebilen içerik, şifre uzunluğu, maksimum şifre giriş hakkı belirleyebilme ve dahili/harici numaralandırma.
  • Co-Logo İçin Uygun3
  • TAA Uyumlu
  • Kurumsal Seviyede Güvenlik: Depolanan verilerin %100’ü, XTS modundaki donanım tabanlı 256-bit Gelişmiş Kriptolama Standardı (AES) ile korunur.
  • Dayanıklı Tasarım: Alüminyum kasası ile verileri, suya karşı korur2.

·         USB 3.0: USB 3.0 performansı ve geriye yönelik USB 2.0 ile uyumu.

  • Kapasiteler: 4GB, 8GB, 16GB, 32GB, 64GB
  • Hız1: USB 3.0:
    • 4GB: 80MB/s okuma, 12MB/s yazma
    • 8GB, 16GB: 165MB/s okuma, 22MB/s yazma
    • 32GB: 250MB/s okuma, 40MB/s yazma
    • 64GB: 250MB/s okuma, 85MB/s yazma

USB 2.0:

    • 4GB: 30MB/s okuma, 12MB/s yazma
    • 8GB–64GB: 30MB/s okuma, 20MB/s yazma
  • Ebatlar: 77,9mm x 22mm x 12,05mm
  • İşlem Sıcaklığı: 0°C ila 60°C
  • Depolama Sıcaklığı: -20°C ila 85°C
  • Garanti: 5 yıl garantilidir.

Lenovo, Türkiye pazarının da lideri oldu

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Donanım

ARM, AI destekli yeni işlemcilerinde, bulut desteğini kullanmayacak!

ARM, yapay zeka destekli yeni nesil işlemcilerinde artık yazılım tarafını göz ardı edecek. Edge AI denen bu sistem sayesinde, tamamen makine öğrenme temelli bir yapıya geçilecek.


İlginizi çekebilir: Xiaomi Mi 10 tasarımı ve lansman tarihi netleşti

reklam
HONOR MagicWatch 2

Edge AI, çip dünyasının en büyük trendlerinden biri haline gelmeye başladı. Bu yonga sistemleri, tümünü edge adı verilen bir sistemde yapay zeka işlemlerini gerçekleştiriyorlar.

Diğer bir değişle, bu yeni sistemle birlikte, bulut tabanlı yazılımlar cihaz sistemine dahil olmadan kullanım imkanı sunulabiliyor.

Apple, geçtiğimiz günlerde bu işin üstüne çalışan özel bir şirketi bünyesine katmıştı. Google ise kendi bünyesinde bir süredir bulunan Coral ile yapay zeka teknolojilerini geliştirmeye devam ediyor.

Yonga üretici devi ARM ise senelerdir yapay zeka ve makine programlama üzerine çalışmalarına devam ediyor.

ARM, yakın bir zamanda bu çalışmalarına iki yeni çip eklemişti. Arm Cortex-M55 ve Ethos-U55 isimli bu yonga setleri, tamamen deneysel çalışmalar üzerine kurulu.

Edge AI destekli ARM Cortex-M55 ve Ethos-U55!

Nöral işleme ünitesine sahip Cortax M55 donanım aksamına çok daha fazla talep olduğunu görüyoruz.

Edge AI teknolojisinin kullanıldığı işlemci aksamı, AI işlemlerini, dışarıdan bulut tabanlı bir server üzerinden bilgi çekmek yerine,  içerisinde bulunduğu cihaz üzerinden çalıştırıyor.  Böylece, cihaz böyle bir işlemi donanım aksamından talep ettiği takdirde direkt donanımdan çözüm üretildiği için daha gizli ve hızlı bir yarar sağlamış oluyor.

ARM

ARM, bu teknolojiyi engelleri aşmak için kullanacak!

Özellik bakımından, ARM Cortex M ailesinin en yeni model işlemcisi M55’te, firmanın dediğine göre 15 kat daha gelişmiş makine öğrenme performansı sunan bir işlemci olacak. Bu performans ile birlikte 5 kat dijital sinyal işleyebilecek. Bu da, önceki nesil Cortex-M nesline göre de toplamda 5 kat hız sağlayabiliyor.

AI işlemlerini için kullanılan bu işlemci Ethos-U55 NPU (Nöral İşlemci) ile birlikte de kullanılabilir. Böylece 32 kat makine öğrenme performansına ve önceki Cortex-M mimarisine oranla 480 kat daha işleme yapabiliyor. Keza bu gerçekleşirse rekor düzeyde bir sonuç görebiliriz.

ARM’ın diğer çip teknolojilerinde olduğu gibi, firma tek başına bu donanım birimlerini üretmiyor. Kendi donanımı için geniş bir partner kuruluşu ile iş birliğine gidiyor.

Fakat, ARM’ın yeni çiplerinde kısmen ilginç olsa da gerçekten akıllı telefon ve tabletler için bu donanım aksamlarının kullanılacağı anlamına gelmiyor. Mevzu bahis cihazlar yerine aslında ARM, bu teknolojiyi IoT dediğimiz cihazlarda kullanacak olabilir.

Yani, buzdolabınız dünyayla iletişim kurarken daha yavaş olan bulut tabanlı öğrenim yerine makine öğrenimine sahip çok daha hızlı bir çözüm kullanacak.

ARM’ın konumlandırmak istediği ürünlerden biri de, engelliler için üretilmiş bastonlar. Bu bastonların içine 360 derece kamera konumlandırılacak. AI destekli baston, etraftaki nesneleri tanımlayabilecek. Yapay zeka öğrenimine sahip sensörler olacak. Böylece tanımlama problemleri ortadan kalkabilecek.

Devamını oku

Diğer

Rusya’dan kuantum bilgisayar teknolojisi adımı

Kuantum

‘Nature News’ ve ‘Futurism’ adlı sitelerde çıkan haberlere göre Rusya, kuantum teknolojileri konusunda dünya standartlarını yakalamak ve bu konuda öncü ülkelerden biri olmak için 50 milyar ruble (yaklaşık 790 milyon dolar) ayırdı. Rus hükümeti 2020-2025 arasında kullanılması için ayırdığı bu fonla, küresel güçlerin ilgili alandaki çalışmalarını yakalamak için yeni bir girişim başlattı.

Kuantum

reklam
HONOR MagicWatch 2

Yukarıda kuantum konusunda 1999-2017 arası alınan patentlerin ülkelere göre düzenlenmiş grafiğini görebilirsiniz. ABD ve Çin’in önde görünmesine rağmen görece yeni bir alan olması nedeniyle doğru eğitim, doğru plan ve doğru yatırım kanalını düzgün işleten ülkeler bu listede sıçramalar yapabilir.

Bu yazının temel konusu olmadığı için ayrıntılarına girmeyecek olmakla birlikte kısaca kuantum bilgisayar (aşağıda IBM tarafından üretilen IBM-Q‘nun görseli) teknolojisinin ne olduğuna değinelim. ( Kuantum bilgisayarların çalışma prensipleri ve gelişimine dair daha kapsamlı bir yazı talep ederseniz, lütfen bize yorumlarda belirtin, kendi sınırlılıklarımız dahilinde severek hazırlarız.)

Kuantum

Kuantum Bilgisayar Teknolojisi nedir ve neden önemlidir?

Günümüzde kullanımımızda olan bilgisayarlar ikili sistemi kullanır. Yani sizlerin de muhtemelen duyduğunuz 1 ya da 0 sistemiyle işler. Bu sistemde her veri her bit bu ikili sistem ile temsil edilir, var olan 1 olmayan ise 0 ile işlenir. Kuantum bilgisayar teknolojisinin belki de en önemli ve heyecan verici farklılığı tam burada yani bilgisayarın adeta temelinde değişiklik içermesinden kaynaklanır. Kuantum bilgisayarında kübitler bitlerin aksine aynı anda hem 1 hem 0 değerlerini, hatta bu ikisi arasındaki değerleri de alabilir. Bu durum kuantum boyutunda bir atomun aynı anda iki (ya da daha fazla) konumda bulunabilmesi durumundan kaynaklanır. Bu durumun anlamakta zorlanırsanız endişe etmeyin, muhtemelen yalnız değilsiniz.


İlginizi çekebilir: Yongadan yongaya kuantum ışınlanması yapıldı!


Peki pratik uygulamalarda bu seviyeye ne kadar yakınız? Tahmin ediyorum özellikle işlemciler konusunda 10 nanometrelik işlemci ya da 7 nanometre teknoloji ile üretilen işlemci gibi bazı ifadeler duymuşsunuzdur. Bu durum bize mikro işlemcilerin boyutlarını küçülterek aynı alana daha fazla mikro işlemci sığdırabilmenin yolunu açar. Bu sayı 18 ayda iki katına çıkar şeklinde ve Moore Yasası adıyla bilinir. Fakat bu durum 2030’lu yıllarda sınırlarına dayanacak ve artık atomik boyuttan atom altı parçacıkların boyutuna gelecektir. İşte bu atom altı parçacık dünyasına kuantum diyoruz. Kısacası bu dünyaya sanıldığından daha yakın olabiliriz.

Kuantum bilgisayarların önemine gelince bu uzatmadan nasıl anlatılabilir çok emin değilim ama şöyle söyleyebilirim. Günümüzdeki hesap makineleriyle modern bilgisayarlarımız arasındaki farkı düşünün. Modern bilgisayarlar ile kuantum bilgisayarlar arasındaki fark muhtemelen bu farktan çok daha fazla olacak.

Rusya henüz pratik olmaktan uzak olsa da bu teknoloji için uzmanlarına destek sağlıyor. Özellikle fon ve sağlıklı çalışma ortamı bulamamak, düşük maaş gibi problemlerden dolayı oluşan beyin göçü eğilimini de tersine çevirmek istiyor. Rus Kuantum Merkezi çalışanı Aleksey Federov bahse geçen konuda ülkesinin beş ila on yıl kadar geride olduğunu ve bu gibi adımların dünya standartlarını yakalamak için fırsat yarattığını söylüyor.

Ülkemize gelince, maalesef gündemimizde bu tarz konular olmadığı açık, gündemimizi belirleyenler arasında bu vizyona sahip kişiler bulunduğunu söylemek de zor görünüyor.

Devamını oku

Donanım

MediaTek, mobil oyunculuk alanında iki yeni yonga seti duyurdu!

MediaTek

MediaTek, mobil oyunculukta kullanılmak üzere iki yeni yonga setini duyurdu. Yeni nesil donanım modüllerinin, oyunculuk için kullanılan telefonlarda bulunması bekleniyor.


İlginizi çekebilir: Apple Çin’deki tüm ofislerini ve mağazalarını kapatıyor

reklam
HONOR MagicWatch 2

Geçen sene en son Helio G90’ı tanıttığını gördüğümüz firma, bugünlerde iki yeni donanım birimini piyasaya sürmeye hazırlandığını görüyoruz. Helio G70 ve G80 olarak isimlendirilen yeni yonga setleri, ilk olarak Hindistan piyasasında faaliyet gösteren telefon şirketlerinde kullanılacak.

Oyuncu telefonlarında, uygun fiyat ve oyun içi optimizasyon desteğinini sağlayacaklarını belirten MediaTek, premium serisi donanım aksamlarını orta seviyeye getireceklerini belirtiyorlar.

“Tam olması gereken” sloganıyla karşımıza çıkan şirketin bu hamlesiyle pazar içerisindeki eksikleri tamamlaması bekleniyor. Yaratılan yonga mimarisinde, 12nm teknolojisiyle üretilecek 8 çekirdek bulunacak. Bu çekirdeklerden ikisi A75, 2GHz hızında çalışan büyük çekirdekler olarak konumlandırılırken; geriye kalan altısı 1,8GHz hızında çalışan A55 çekirdeklerinden oluşuyor.

MediaTek

MediaTek, HyperEngine adı verilen özel bir teknoloji kullanacak!

Ekran kartı tarafında ise, 950MHz hızıyla Mali G62 klasmanı tercih edilecek. Kullanılan soketlere de 8 GB RAM takılabilecek. Donanım özelliklerinde en ilgi çekici kısım, firmanın ekstra özellikler sunacağını belirttiği “HyperEngine” fonksiyonun kullanılıyor olacağı. Bu özellik aynı zamanda, dinamik olarak internetin çekmediği alanlarda WiFi ve LTE iletişim teknolojileri birlikte kullanılarak verimlilik arttırılacak.

Hatırlarsanız, yazılım tarafında Samsung, S5 ile bu özelliği kullanıma sunmuş ve donanım tarafında sıkıntılar yarattığı için bu özelliği ortadan kaldırmıştı.

Diğer yarar sağlayan özellikler içinde; çoklu kamera desteği, donanımsal EIS gibi orta ve üst düzey cihazlarda da bulunan fonksiyonlar eklenmiş.

Çok yakın zamanda Hindistan pazarındaki cihaz ailelerinde görmeyi beklediğimiz yonga setlerinin, tüm dünyaya Hindistan markaları sayesinde yayılacağını düşünüyoruz.

Devamını oku