Küresel otomotiv pazarında dengeler değişirken, Çin’in ihracat alanındaki yükselişi 2025 verileriyle bir kez daha tescillendi. Son dönemde ülkemizde de sıkça yollarda görmeye başladığımız Çinli otomobil markaları, dünya genelinde inanılmaz bir satış başarısına imza attı. Peki bu küresel başarı, Türkiye pazarındaki durumu nasıl etkiliyor?
İçindekiler
Çinli otomobil markaları ihracatta rekor kırdı
China Passenger Car Association (CPCA) tarafından paylaşılan bilgilere göre Çin, 2025 yılı içerisinde tam 8,32 milyon adet araç ihraç ederek adını zirveye yazdırdı. Bu rakam, Çin’in küresel pazardaki gücünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Asıl dikkat çeken nokta ise bu devasa otomobil ihracatı rakamının 3,43 milyonluk kısmının tamamen elektrikli veya hibrit modellerden oluşması.

Çin’in en büyük pazarları ise oldukça şaşırtıcı. Geleneksel pazarların aksine, listenin zirvesinde ABD pazarına yakınlığıyla stratejik bir konumda olan Meksika yer alıyor. Batılı markaların çekildiği Rusya pazarının ikinci sırada olması ise Çinli üreticilerin oluşan boşluğu ne kadar hızlı doldurduğunu gösteriyor. Türkiye otomobil pazarı ise bu listede yer almıyor.
İşte Çin’in en çok otomobil ihraç ettiği ilk 10 ülke:
- 1. Meksika: 625.187 adet
- 2. Rusya: 582.738 adet
- 3. Birleşik Arap Emirlikleri: 571.937 adet
- 4. İngiltere: 335.551 adet
- 5. Brezilya: 322.076 adet
- 6. Suudi Arabistan: 302.189 adet
- 7. Belçika: 300.103 adet
- 8. Avustralya: 297.382 adet
- 9. Filipinler: 256.681 adet
- 10. Kazakistan: 211.545 adet
Peki Türkiye listede neden yok?
Türkiye’de son yıllarda Chery, ve BYD gibi Çinli otomobil markaları ciddi bir popülerlik kazandı. Öyle k, bazı markaların stratejik lokasyonlarda üretim tesisi açtığına bile şahit oluyoruz. Bunun örneklerini Chery ve BYD ile görümüştük.
Buna rağmen ülkemizin ilk 10 ithalatçı arasında yer almaması dikkat çekiyor. Bu durumun arkasında birkaç önemli neden yatıyor olabilir. Bunların başında, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergileri geliyor. Bu vergiler, ithalat adetlerini sınırlayan önemli bir faktör.
Bunun yanı sıra, Türkiye otomotiv pazarının uzun yıllardır Avrupa merkezli markaların hakimiyetinde olması ve yerli üretimin de önemli bir paya sahip olması, Çinli otomobil markaları için rekabeti zorlaştırıyor. Kullanıcı alışkanlıkları ve servis ağı yaygınlığı gibi faktörler de Avrupalı rakipleri bir adım öne çıkarıyor.
Gelecekte durum değişebilir mi?
Ancak mevcut tablo gelecekte değişebilir. Türkiye’deki tüketiciler, Çinli otomobil markaları tarafından sunulan teknoloji, donanım ve rekabetçi fiyatlara büyük ilgi gösteriyor. Özellikle elektrikli modellerdeki artan talep, Türkiye’nin de gelecek yıllarda bu listelerde yer alabileceğinin bir işareti olarak yorumlanabilir. Ayrıca, bazı Çinli markaların Türkiye’de üretim tesisi kurma planları, tüm dengeleri değiştirebilecek bir potansiyele sahip.
İlginizi Çekebilir: Türkiye’de elektrikli araç sayısı 373 bini aştı! Şarj ağı ne durumda?
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce Çinli markalar Türkiye pazarında kalıcı olabilecek mi? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Daha fazlası için bizi takip etmeyi unutmayın!






