Sosyal medya
Türk Telekom reklamı
Türk Telekom reklamı

İnternet

TP-Link, Wi-Fi 6 teknolojisinin hangi tip ağlarda performansı artırabileceğini açıklıyor

TP-Link Wi-Fi 6
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

2020 yılının en güncel teknoloji konularından biri de; birçok cihazın artık yavaş yavaş Wi-Fi 6 teknolojisine sahip olmaya başlaması. Bildiğiniz gibi Wi-Fi 6, hız avantajının yanı sıra birçok yeni özelliği de bünyesinde barındırıyor. Konuyla ilgili soru işaretlerini gidermek isteyen TP-Link, kullanıcı gereksinimlerine göre Wi-Fi 6’ya geçme nedenlerini açıklıyor.


İlginizi çekebilir: TP-Link RE505X, Wi-Fi 6 destekli ilk menzil genişletici!

reklam
MSI reklamı

TP-Link, kullanıcıların Wi-Fi 6 ile ilgili soru işaretlerini gidermeyi amaçlıyor

TP-Link, Wi-Fi 6 teknolojisine yaptığı yatırımları sürdürüyor ve Wi-Fi 6 desteğine sahip model sayısını sürekli olarak artırıyor. Yılın ilk çeyreğinden başlayarak; Türkiye’de Wi-Fi 6 teknolojisine sahip modellerini satışa sunan şirket, bu yeni teknolojinin sunduğu tek avantajın yüksek hız olmadığını belirtiyor ve hangi tip kullanıcıların, hangi gerekçelerle Wi-Fi 6’yı tercih etmesi gerektiğini de açıklıyor.

Wi-Fi 6 olarak bildiğimiz fakat diğer adıyla 802.11ax teknolojisinin en önemli avantajı yüksek bağlantı hızlarını destekleyebiliyor olması. Wi-Fi 6, bir önceki bağlantı standardına oranla 3 kat daha fazla hız sunabiliyor. Bu sayede yüksek bağlantı hızlarına ihtiyaç duyan kullanıcılar, Wi-Fi 6 teknolojisine yönelmeye çoktan başladılar bile. Hızın yanı sıra, Wi-Fi 6’nın sunduğu en önemli avantajlardan biri de çoklu erişim desteği. Wi-Fi 6 ile birlikte gelen OFDMA teknolojisi sayesinde, çok sayıda cihazın bağlı olduğu ağlarda daha önce yaşanan yavaşlama, tıkanma gibi sorunlar ortadan kalkıyor. Bu teknoloji aynı zamanda ağa bağlı olan cihazların gereksinim duyduğu bant genişliğini de belirliyor; ve bu sayede her cihaza özel miktarda kaynak ayırıyor. Böylece ağa sürekli bağlı kalarak veri aktaran cihazlar ile, nadiren bağlanıp veri aktaran cihazlar ayrışıyor. Bu sayede çok sayıda cihazın internete bağlı olduğu ev ve küçük ofislerde, kablosuz ağ verimliliği önemli ölçüde artıyor. Bu nedenle Wi- Fi 6 teknolojisini tercih etmesi önerilen bir diğer kullanıcı tipi ise evinde ağa bağlı çok sayıda cihaz olanlar ya da küçük ofisler.

AX10 lf1

Daha fazla cihaz, daha az problem

Wi-Fi 6 teknolojili ürünlerle kablosuz ağa daha fazla cihaz, daha hızlı ve daha kesintisiz olarak bağlanabiliyor. OFDMA teknolojisinin bir diğer avantajı da cihaza gelen ağ trafiğinin kontrol edilebilir olması. Bunun sonucunda örneğin Wi-Fi 6’lı bir yönlendirici (router) hangi cihazın ne zaman, ne kadar bant genişliği kullanabileceğini belirleyebiliyor. Özellikle IoT cihazlarının da ağa dahil olduğu akıllı evlerde bu durum ciddi bir avantaj sağlıyor. Ayrıca yine Wi-Fi 6 teknolojisinde bulunan ‘hedef uyanma zamanı’ özelliği de; akıllı ev cihazlarının ağa bağlanıp gönderdiği veri akışını düzenliyor ve gerektiği zaman gerektiği kadar veri göndermelerini sağlıyor. Bu da özellikle çok sayıda akıllı cihazın bağlı olduğu ağlarda, enerji tüketimini olumlu etkileyen başka bir avantaj. Şu anda ya da ileride akıllı ev çözümleri kullanan/kullanacak olanlar için, Wi-Fi 6 teknolojisine geçiş büyük oranda şart gibi görünüyor. IoT tecrübesini evlerinde yaşamak isteyen kullanıcılar da, Wi-Fi 6 teknolojisine ihtiyaç duyan kullanıcılar grubunda yer alıyor.

AX10 lf2.jpeg

Artık her ağın ayrı bir rengi var

Wi-Fi 6 teknolojisinin bünyesinde barındırdığı bir başka teknoloji de, BSS Color teknolojisi. Bildiğiniz gibi günümüzde her evde Wi-Fi ağı var. Bu da komşularla Wi-Fi sinyallerinin karışması gibi problemlere sebep oluyor. Evlerimizdeki ağ cihazları, her yerden gelen sinyalleri almaya ve değerlendirmeye çalışır. Bu durum haliyle ağ performansını da olumsuz yönde etkiler. Ama BSS Color sayesinde artık herkes kendi ağına bir renk atayabiliyor. Örneğin kendi ev ağınızın rengi mavi iken, komşunuzun ağ rengi ise kırmızı olacak; ve yönlendirici sadece mavi Wi-Fi sinyallerini takip ederken, kırmızı sinyalleri göz ardı edebilecek. Böylelikle ağ kalitesinde ciddi bir iyileşme gözlemleyebileceksiniz. Çok sayıda Wi-Fi ağı mevcut olan ve bu şekilde sinyal karmaşası yaşanan evler için Wi-Fi 6 teknolojisi, yine ağ performansını yükselten bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

Ve son bir hatırlatma; sosyal mesafenizi korumayı, maskenizi düzgün bir biçimde takmayı, ve ellerinizi bol bol yıkamayı unutmayın! 

Motosikletler ve teknoloji ile ilgili yenilikleri yakından takip etmeyi seven; aynı zamanda metal müzik tutkunu Hardware Plus yazarı

Yorum yapmak için tıklayın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Apple

Office dosya düzenlemeleri artık iOS’ta da ücretsiz

Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Microsoft Office dosyalarının tamamı iOS işletim sistemli herhangi bir cihazdan görüntülenebiliyor. Ancak bilindiği gibi dosyaları bu işletim sisteminden düzenlemek Microsoft ve daha üst sürüm bir Office 365 üyeliği gerektirmeye devam ediyordu. Google, yeni yayınladığı Google Workspace güncellemesiyle, dosya düzenleme özelliğini iOS’ta da ulaşılabilir yaptığını açıkladı.


İlginizi çekebilir: Microsoft Office, tek uygulama ile iPhone’da!

reklam
MSI reklamı

Resmi bloğundan yaptığı açıklamada Google, Android ve web için daha önceden ulaşılabilir kıldığı bu özelliği, biraz geç de olsa, iOS için de getirdiğini paylaştı . Aynı zamanda da bu özelliğin Google Docs’, Sheets’, Slides’ gibi araçlarla birlikte de kullanılabileceğini belirtti. Bu düzenlemenin, daha kısıtlı özelliklere sahip ve Office’in Uyumluluk Modu olarak da bilinen Quickoffice’in yerini alacağını söyleyen Google, kişisel Google hesabı olan herkesin buna erişebileceğini de not düştü. Bu işlevler bütün Google Workplace kullanıcıları ile birlikte Essentials, Business Starter, Business Standard, Business Plus, Enterprise Essentials, Enterprise Standard ve Enterprise Plus kullanıcılarının yanı sıra G Suite Basic, Business, Education, Enterprise for Education ve Nonprofits kullanıcıları için de ulaşılabilir olacak.

Office

Bu güncelleme ile paylaşım seçenekleri ve kontrolleri de hatırı sayılır bir gelişime uğruyor; elektronik postaya eklenmiş dosyaları indirme ve dosya türünü değiştirme gerekliliği ortadan kalkıyor ve daha rahat bir çalışma imkanı oluşuyor. Yine bu özellikler, farklı sistemlerden paylaşılan dosyaların oluşturabileceği problemleri de gideriyor. Bu güncellemeyle Google, Office dosyalarını iOS’tan açmak ve düzenlemek isteyenlere kolaylık sağlamış oluyor.

Devamını oku

İnternet

Android’de daha güvenli bir tarama deneyimi için 8 uygulama

android güvenlik
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

Herkes telefonuyla internette geziniyor. Peki siz bunu güvenli bir şekilde yapıyor musunuz? İşte Android taramanızı güvende tutmanın 8 yolu.


İlginizi çekebilir: İklim değişikliği, interneti de etkiliyor!

reklam
MSI reklamı

İnternette daha güvenli nasıl gezinebiliriz

Kullandığınız cihaz ne olursa olsun, çevrimiçi ortamda güvende kalmak hayati önem taşır. Android’deki bazı kötü uygulamaların farkında olsanız da, işletim sistemi genel olarak güvenlidir. Ancak hangi işletim sistemini kullanırsanız kullanın, ekstra önlemler almanız önemlidir. Başlamanız için işte size Android’de daha güvenli bir gezinme deneyimi sağlayacak sekiz ipucu ve uygulama.

1. Bir Sanal Özel Ağ (VPN) Kullanın

Gizliliğinizin çevrimiçi ortamda tehlikeye atılmasının kritik yollarından biri, web sitelerinin ve hatta bazı tarayıcıların dijital profilinizi oluşturmaya başlamasıdır. Bu, reklam verenlerin sizi izlemesine ve geçmiş etkinliklerinize göre içerik göstermesine olanak tanır. Bunun için en basit ve kanıtlanmış çözüm, bir Sanal Özel Ağ (VPN) kullanmaktır.

VPN’ler, konumunuzu ve IP adresinizi gizleyerek ve gerçek kimliğinizi gizlemenize izin vererek internette görünüşte anonim olarak gezinmenize izin verir. Ek olarak, VPN’lerin bir dizi başka faydası vardır. Örneğin, farklı bir konuma geçerek, Netflix veya YouTube gibi platformlarda coğrafi olarak engellenen içeriğe erişebilirsiniz. Hemen bir VPN indirerek gizliliğinizi korumanızı tavsiye ederiz.

2. Üçüncü Taraf DNS Çözümleyiciye Geçin

İnternet, gizliliğinizin tehlikeye atılabileceği birden fazla katmana sahiptir ve bu zincirdeki daha zayıf bağlantılardan biri DNS Çözücü olarak adlandırılan şeydir. DNS Çözümleyiciyi bir telefon rehberi olarak düşünebilirsiniz. Tüm alan adlarını (adları) ve bunlara karşılık gelen IP adreslerini (sayıları) içerir. Bir URL girdiğinizde çözümleyici, talep ettiğiniz web sitesinin IP adresini almaya çağrılır. Teslim edildikten sonra, bilgisayar tarayıcıyı ona bağlar.

DNS Çözümleyici, internetin etkinleştirilmesinde çok kritik bir rol oynadığından, çözümleyicinin kanalındaki bir sızıntı tüm geçmişinizi tehlikeye atabilir. İnternet Servis Sağlayıcınız (İSS) genellikle DNS Çözümleyiciyi yönetir, ancak en yüksek kalitede DNS kullanmama ihtimali vardır. Bu, zayıf şifreleme anlamına gelir ve bazı DNS hizmetlerinin, kullanıcılarının çevrimiçi davranışlarını araştırdığı ve bu verileri reklam verenlere sattığı bilinmektedir. Bu, özellikle rahat internet gizlilik yasalarına sahip ülkelerde olasıdır.

İyi haber şu ki, başka bir DNS çözümleyiciye kolayca geçebilirsiniz ve üçüncü taraf bir hizmete geçtiğinizde, İSS’niz artık telefon defterinize erişemeyecek ve bu nedenle kişilerinizi kaydedemeyecektir. Güvenilir bir DNS hizmeti bulmak zor olabilir, ancak bunu yaptığınızda, büyük olasılıkla sorgularınıza yanıt vermek daha hızlı ve daha güvenli olacaktır.

3. Gizlilik Odaklı Bir Tarayıcı Kurun

firefox focus tarayıcı

Çevrimiçi olarak korunduğunuzdan emin olmanın bir başka yolu da Firefox Focus gibi gizlilik odaklı bir tarayıcı kurup bu tarayıcıya geçmektir. Focus, yalnızca dijital varlığınızı güvence altına almak amacıyla tasarlanmıştır. Modern tarayıcılardaki gibi göz atma geçmişi, sekmeler, yer imleri veya benzer özellikler bulunmaz. Bunun yerine Firefox Focus, bir web sitesinden ayrıldıktan sonra izlerinizi kapatmanıza izin veren geniş bir araç setiyle birlikte gelir. Tarayıcı bunu, aksi takdirde tarama alışkanlıklarınızı izleyebilecek izleyicileri ve çerezleri engelleyerek yapar.

4. Mevcut Tarayıcı Ayarlarınızı Yapın

do not track android gizlilik

Göz atma geçmişinizi ve sekmelerinizi daha sonra korumak isterseniz, tercih ettiğiniz mevcut tarayıcının gizlilik ayarlarını değiştirmeyi deneyin. Günümüzde çoğu tarayıcı, sizi izleyiciler gibi öğelere karşı korumak için birçok güvenlik seçeneğiyle birlikte gelir. Örneğin, Google Chrome’un Android uygulaması, tehlikeli web sitelerini otomatik olarak engellemek için etkinleştirebileceğiniz bir “Güvenli Tarama” anahtarına da sahiptir. Ayarlar > Gizlilik bölümünde mevcuttur.

5. Tarayıcının Parola Yöneticisini Kullanmayın

Google Chrome gibi birçok tarayıcı kendi şifre yöneticilerini sunmaya başladı. Ancak, aldatıcı web siteleri bunları istismar edebileceğinden, kimlik bilgilerinizi tarayıcıya kaydetmeniz genellikle önerilmez. Özel parola yöneticileri ise çok daha iyi şifrelemeye sahiptir ve her tarayıcıda veya platformda çalışır. Bu arada, zaman kazandıran otomatik doldurma aracı gibi bir şifre yöneticisine geçmenin çeşitli avantajları vardır.

6. Bilinmeyen Uygulama Kaynakları Ayarını Devre Dışı Bırakın

uygulama izinleri

Android 8.0 Oreo’dan itibaren uygulamaları kolayca yan yükleme yeteneği, popüler bir Android özelliğidir. Ancak bu aynı zamanda ciddi bir güvenlik tehlikesidir ve kötü amaçlı yazılım ajanlarının telefonunuzu ele geçirmesine izin verebilir. Bu nedenle, ayarı devre dışı bırakın ve yalnızca Play Store dışından güvenilir bir uygulama yüklemek üzereyseniz açın.

7. İndirmeler İçin Kötü Amaçlı Yazılım Tarayıcısı Edinin

İnternetten sık sık dosya indiren biriyseniz, arka planda çalışan bir kötü amaçlı yazılım tarayıcınız olmalıdır. Bu şekilde, açtığınız paketin herhangi bir gizli virüs içermediğinden emin olabilirsiniz. Dahası, Android’deki antivirüs uygulamaları hırsızlık önleme özellikleri, performans yönetimi ve daha fazlası gibi kullanışlı bulabileceğiniz diğer araçlarla birlikte gelir. Android için mevcut onlarca antivirüs uygulamasından herhangi birini kurabilirsiniz.

8. Halka Açık Wi-Fi’yi Tarayın

wi-fi security

Halka açık Wi-Fi, iki ucu keskin bir kılıç olabilir. Genellikle bağlanmakta özgür olsanız da, ana bilgisayarın trafiğinizi izleyerek bunu telafi etme şansı vardır. Ağda herhangi bir olağandışı etkinlik bulur bulmaz sizi uyaran ARP Guard gibi ayrı bir Wi-Fi güvenlik uygulaması yükleyerek bu tür uygulamalardan kaçabilirsiniz. Açık Wi-Fi kanallarında güvende kalmak için uygulamanın güvenlik yönergesini de takip edebilirsiniz.

Devamını oku

Donanım

TP-Link Deco M3 Mesh iki birimli Wi-Fi sistemi satışa sunuldu

TP-Link Deco-M3_2-pack_07_normal_1548225382201n
Oppo Reno 4 reklamı Advertisement

TP-Link, bir yönlendirici ve bir genişleticiden oluşan iki birimli yeni Mesh Wi-Fi sistemi Deco M3’ü satışa sundu.


İlginizi çekebilir: TP-Link, Wi-Fi 6 destekli ürünleriyle pazar lideri olmayı hedefliyor

reklam
MSI reklamı

Aynı ortamda ağa bağlanan cihaz sayısındaki artış, insanları farklı bağlantı çözümlerine yönlendiriyor

Covid-19 döneminde evden çalışma ve uzaktan eğitim, evlerdeki internet bağlantısının kesintisiz ve güçlü olmasını zorunlu hale getirdi. Evlerde, Wi-Fi sinyalleri her noktaya güçlü ve stabil bir şekilde ulaşamayabiliyor. Bu sorun içinse, farklı ağ çözümleri mevcut. Bunlar arasında yer alan Mesh Wi-Fi sistemleri ise daha kesin çözüm oluşturması ve ağ adı ve şifre değiştirmeden kesintisiz bağlantı sunma özellikleriyle öne çıkıyor.

Mesh ağ sistemlerinde de iddialı olan ve kullanıcılara farklı modellerle bol seçenek sunan TP-Link, iki birimden oluşan yeni bir Mesh Wi-Fi sistemini Türkiye’de satışa sundu. Deco M3 paketi, bir yönlendirici (router) ve bir menzil genişleticiden oluşuyor. Genelde Mesh sistemleri iki ya da üç yönlendiriciden oluşurken; Deco M3’de farklı olarak menzil genişletici bulunuyor. Deco M3’ü standart bir eve sahip ve Wi-Fi ölü bölge sorunu yaşayan kullanıcılar tercih edebilir. Ayrıca, daha önce farklı Deco modelleri ile Mesh sistemi kurmuş ve ağını genişletmek isteyenler için de daha ekonomik bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Deco M3’ün paketinde yer alan yönlendirici (Deco M4R), modeme bağlanarak kullanılıyor. Genişletici ise, (Deco M3W) herhangi bir prize takılarak çalışıyor. Bu iki ürün ile birlikte yaklaşık 280 metrekarelik bir Wi-Fi kapsama alanı oluşturabiliyor. Oluşturulan ağ, tek bir ada sahip oluyor ve aynı şifreyle bu ağa erişim sağlanabiliyor. Evde hareket halindeyken de bağlantı kesilmiyor, en yüksek hızı bulmak için cihazlar arasında geçiş otomatik olarak sağlanıyor ve kullanıcılar bu geçişi hissetmiyor.

Deco-M3_2-pack_03_normal_1548225338245t

100 cihaza kadar bağlantı desteği

Deco M3, sadece daha geniş bir Wi-Fi ağı oluşturmuyor; aynı zamanda yüksek Wi-Fi hızları da sunabiliyor. 802.11AC (Wi-Fi 5) destekli ve çift bantlı olan ürünler, 1167 Mbps’ye kadar kablosuz hızlara ulaşabiliyor. En yoğun ağlarda bile trafiği kolaylıkla yöneten Deco M3, 100 cihaza kadar bağlantı desteği sunuyor.

Deco M3, ağın ve aile üyelerinin güvenliğini de gözeten bir sistem. Cihazlarla birlikte gelen Ebeveyn Denetimi özelliğiyle aile üyeleri için profiller oluşturulup erişim süreleri belirlenebiliyor. Ayrıca filtreleme, zaman limiti belirleme, çocukların ziyaret ettikleri web sitelerini ve internette geçirdikleri zamanı denetleme gibi gelişmiş ayarlar yapılabiliyor. Bu ayarları yönetebilmek içinse, TP-Link’in Deco uygulamasını ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. iOS ve Android destekli olan Deco uygulaması, ürünlerin kurulumunda da kullanıcılara yol gösterici oluyor.

Deco M3 ikili paket için ülkemizde belirlenen satış fiyatıysa 105 USD, yani yaklaşık olarak 818 TL. Ürün ile ilgili daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Ve son bir hatırlatma; sosyal mesafenizi korumayı, maskenizi düzgün bir biçimde takmayı, ve ellerinizi bol bol yıkamayı unutmayın! 

TP-Link Deco M3 mesh Wi-Fi

Devamını oku
MSI reklamı

Forumdan Son Mesajlar

HWP COIN’den Haberler